insanların kişisel ve zaruri ihtiyaçlarına koyulan haraçtır.her sene trilyonlar indirir devlet bu yolla.ancak bu yol bize hiç çıkmaz..kdv halka hiçbir şey katmaz,alır götürür,siler süpürür,sker çoğaltır..
artık eskiden dendiği gibi bize yol su elektrik olarak dönmeyen, batık bankaların, yanlış ekonomi politikalarının sonucu oluşan büyük borçların faizini ödemek, faiz dışı fazla hedeflerini tutturmak için kullanılan vergi çeşidi.
bir ürünün üretecisi firmaya, bunun satışından elde edeceği karı düşünerek; devlet tarafından uygulanan vergidir.
devlet üreticiye keser bu vergiyi. üretici ise;
maliyet + kar + kdv + varsa diğer vergiler + vergili ürettiği malın satışının brüt halinden devlet tarafından alınan gelir vergisi + üreticinin koyduğu karın vergilerin yanında hiç kaldığını görmesi ile kafadan tekrar koyduğu ek olarak tüketiciye iletir.
burda üretici; koyulan her vergiyi tüketiciye yansıttığı için onu etkilemez.
tüketici ise;
maliyet + kar + kdv + varsa diğer vergiler + vergili ürettiği malın satışının brüt halinden devlet tarafından alınan gelir vergisi + üreticinin koyduğu karın vergilerin yanında hiç kaldığını görmesi ile kafadan tekrar koyduğu ek ücretleri ödeyerek o mala sahip olur.
dünya ekonomilerinde adil olmadığı kabul edilen ama daha iyi bir sistem geliştirilmediği için, toplanılmaya devam edilen vergi türüdür.
kdv beyannamelerinin son verilme tarihi takibeden ayın 24. günüdür. kanun ise şudur; "mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar katma değer vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takibeden ayın (5615 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle değişen ibare. yürürlük:04.04.2007) yirmidördüncü günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler." katma değer vergisi kanunu, no 41.
gerçek vergi mükellefleri ve kurumlar her ay yaptıkları satış bedeli üzerinden kdv'leri toplarlar ve takip eden ayın ortasında bunu beyan edip ayın 26'sında da devlete öderler. bu anlamda satıcı verginin mükellefi değil yalnızca taşıyıcısı sayıldığından kdv ödemek bu kişiye dokunmaz. (ay boyunca topladığı kdv'leri başka mecralarda çar çur edip öteki ay ödeyecek para bulamayan vizyonsuzları saymazsak.)
işin güzel bir kısmı ise, işletmenin gider olarak gösterdiği harcamalara ödediği kdv oranının ay sonunda ödeyeceği kdv'den mahsup edilmesidir. örneğin faaliyet alanında elektronik alım satımı bulunan (muhsinoğulları inşaat sanayi elektronik turizm ltd şti.), bir de şahsi amaçlarla kullandığı otomobili de şirketi üzerine kaydetmiş, ortakları %1'er payla karısı ve oğlu olan muhsin bey'i inceleyelim:
muhsin bey o ay 10000 ytl + kdv'lik satış yapmış, dolayısıyla %18 kdv oranından 1800 lira da kdv olmak üzere 11800 lira alıcılardan toplamış olsun.
muhsin bey ailesini hafta sonlarında belgrad ormanı'na pikniğe götürdüğü hususi amaçlarla kullandığı aracına 500 ytl'lik benzin almıştır. 500 ytl'lik benzin alımından 76 ytl'lik kdv'yi devlete ödemiştir.
muhsin bey'in oğlu uzun süredir istediği plazma televizyonu almıştır ve 1500 ytl'ye mal etmiştir. bu meblağın 228 ytl'si kdv olarak devlete ödenmiştir. muhsin bey'in oğlu "fatura kimin adına olacak?" sorusuna "muhsinoğulları inş. san. elek. tur. ltd. şti. ümraniye v.d. 111111" cevabı vermiş, faturayı babasına takdim etmiştir.
muhsin bey'in karısı uçakla antalya'ya tatile gitmiş, 200 ytl yol parasının 30 ytl'si kdv olarak devlete ödenmiştir. ne şans ki, muhsin ltd.'in antalya'da bulunan bir müşterisi vardır ve antalya'da şirketin "iş faaliyeti bağları" olduğu belgelenebilmektedir. türk hava yolları'na fatura bilgisi olarak muhsin ltd. verilir. şirket ortaklarından biri iş gezisi maksadıyla bir süre antalya'da bulunacaktır.
ay sonu geldiğinde muhsin ltd, kdv beyannamesine 1800 lira yazdıktan sonra indirilecek kdv bölümüne 334 ytl yazar. tamamen özel işlerine harcanan paralar bir punduna getirilip "vergi avantajı" haline getirilir. "vergi avantajı" hadisesinin yılda dört kez geçici vergi dönemi, bir kez ise gelir/kurumlar vergisi ödenme zamanında farklı versiyonları da yaşanır.
olayların yaşandığı ülkeye türkiye cumhuriyeti denmektedir.
kişilerin tüketimi ve harcamaları üzerinden alınan verginin türkiye'deki adıdır. genel olarak harcama vergileri kategorisinde yer alır.
bu verginin çeşitli amaçları vardır. öncelikli olarak vergi toplamak..ikincisi ise tüketimi vergilendirmek suretiyle talebi kısmak ve böylece enflasyonu engellemektir. ayrıca genelde tüketimi marjinal tüketim eğilimi yüksek kişiler yaptığı için tasarrufa ve dolayısıyla yatırıma yönelmeyen geliri de vergilendirmiş olup bunun devlet eliyle yatırıma dönüşmesini sağlar. (teorisi böyledir. pratikte böyle olduğu anlamına gelmez.)
kötü yanı ise..tüketim ve harcama üzerinden alınması ve düşük gelirli kişilerin, gelirlerine oranla daha fazla tüketim yapmaları sonucu yoksulların daha fazla vergilendirilmesi sonucu ortaya çıkan gelir dağılımı bozukluğudur.
1980'li yıllarda gelir vergilerine oranı %30 iken bugün maliye'nin en topladığı vergiler içerisinde %66 civarında olup en büyük gelir kalemidir. yoksulların tüketimi vergilendirilmektedir anlayacağınız.
“ekmekte, suda elektrikte, doğalgazda, sağlıkta, kitap defterde vergi bol, ama pırlantada yok. acaba neden pırlantada bu vergi kaldırıldı? bunun yanıtı ortada!”
bir de hesap uzmanı olacak! bir kere pırlantadan altından yüzde 18 kdv alınmasa da yüzde 22 ötv alınıyor. aslında kılıçdaroğlu’nun tek bir sorunu var: o da ondan sadece bir tane olması!
kitaptan alınan toplam vergi ise yaklaşık yüzde 45’tir! (işletme fakültesi dekanımız prof. dr. öner günçavdı’ya göre)
bunun matbaası var, yayınevi var, kitapçısı var hepsinden de vergi alınır. makbuzlar fişler kesilir, muhasebecileri vardır bunların harıl harıl çalışırlar. hatta yazarından da alınır ki adam fakirlikten yazamasın. (hoş orhan kemal gibi parasız kalınca yazanları da yok değil ya).
işte hepsinin üstüne de kdv alınır!
işte kitaptan alınan vergilerin toplamı %45'e dayanır!
bu devlet sözde sosyal devlettir! bizim "büyük"lerimiz zenginleri korur kollar, insanlar okuyup uyanmasın diye de elinden geleni yapar! ya bu insanlar okuyup da komünist falan olursa maazallah! nice olur halimiz?
kdv sana bana işler,
ve bir daha korsan kitap alırken işte bunu düşünün.