kazakistan 

adana çık aradan

  1. başkenti astana'dır; eski adı ile akmola..
    (zeus, 11.05.2005 20:13)


  2. kazaklar tahminen xv. yy'da geniş bozkırlarda göç eden türk kavimlerinin bakiyelerinin bir araya gelmesi, sibir kavimleri ile moğolların da bir kısmını içine alarak meydana getirdiği bir türk kavmidir.

    kazak adı "hür, serbest, bekâr, merd, yiğit ve cesur" mânâsına gelir.

    kazak sözcüğüne xi. yy'dan sonraki türkçe tarih kayıtlarında rastlanılmaktadır. kazaklardan söz eden ilk metin ise 1534 tarihinde rusça olarak yazılmıştır. görünüş olarak moğol coğrafi ırkının özelliklerini taşıyan kazaklar "altın ordu" devletinin egemenliği altında yaşayan kıpçak oymaklarından meydana gelmişlerdir.

    tarih sahnesine 15. yy'da giren kazaklar, 15-16. yy'larda komşu devletlerin iç ve dış sorunlarından yararlanarak hazar denizi'nin doğusu ile aral gölünün kuzeyinde kalan topraklardan, ırtiş ırmağının yukarı kesimlerine ve altay dağlarının batısına kadar uzanan bölgede kazak hanlığı olarak bilinen büyük bir imparatorluk kurdular. ıki bin atlıdan oluşan savaş güçleriyle burunduk han ve onu takip eden kasım han döneminde, 30 yıl gibi kısa bir zamanda bütün step bölgesine egemen olan kazaklar bütün komşularının çekindiği bir güç haline geldi.

    türkler, m.ö. 1. yy. sonlarından beri bu günkü kazakistan topraklarında yaşamaktadır. 6.-8. yy'larda türk hanlığı'nın, 10-12. yy'larda karahanlılar'ın, 13.yy'lın sonlarından itibaren de altın ordu'nun bir parçası olarak yarı bağımsız bir yönetimle türkler'in hakimiyetinde kalan kazakistan. 16.yy'da burunduk han ve kasım han'ın idaresine girmiştir. göçebe bir imparatorluk olan kazak hanlığı, kasım han'ın ölmesinden sonra yerine geçen mamaş ve onu takip eden tagir ve buydaş han döneminde zayıflamaya başladı. 17.yy'dan sonra iç karışıklığa düştüler. kalmuklular bu devirde kazakistan'a saldırdı ve kazak - kalmuk mücadelesi yüzyıllarca sürdü. kazaklar 18. yy'da, ulu cüz, orta cüz, kişi cüz olmak üzere ikiye ayrıldı. ordaların kurulmasından sonra "sultan" ismi verilen oymak başları ve oymakları oluşturan boyları yöneten "bey" ve "batır"lar, başına buyruk güçler haline geldi.

    han'ın komuta ettiği 200 bin atlıdan oluşan ordu, sultanların, beylerin ve batırların gönderdiği kuvvetlerden oluşuyordu. sultanlar, beyler ve batırlar arasındaki çekişmeler hanlık ordusunun varlığını sarsmaya başlayınca, 1538 yılında han olan, kasım hanoğullarından, hak nazar han tarafından, büyük güçlüklerle de olsa üç ordu yeniden birleştirildi.

    kazaklar bundan sonra tekrar güçlenen orduları sayesinde maveraünnehir bölgesine sürekli akınlar düzenlemeye başladılar. bu akınlar 1586-98 yıllarında kazak hanı olan tevkel han zamanına kadar sürdü. bu arada kazaklar semerkant'ı bir süre işgal etti.

    17. yy. ortalarına doğru kazaklar iç çekişmeler nedeniyle toprak kaybetmeye başladılar. 1680 yılında han olan tevkel han büyük çaba harcayarak kazak oymaklarını tek bir federasyon çatısı altında birleştirmeyi başardı ise de tevkel han'dan sonra, komşu oyrat hükümdarının kuvvetleri tarafından yapılan yağma akınları, kazakların etkin bir direniş gösteremememleri nedeniyle büyük can ve mal kaybına sebep oldu. oyrat akınlarının verdiği yılgınlıkla kazaklar arasında ruslardan yardım isteme eğilimi baş gösterdi. bu eğilim gittikçe güçlendi. 1731'de rusların korumasını kabul eden küçük orda'yı, 1740 ta orta orda, 1742'de büyük orda takip etti. ama ruslarla yapılan bu anlaşmalar oyrta akınlarını durdurmaya yetmedi. 1757 yılına kadar süren oyrat akınları kazak devletinin kurulmasını engellerken, kazak kültürünün gelişmesini de olumsuz yönde etkiledi.

    kazaklar, oyrat devletinin çin'deki mançu hükümdarları tarafından yıkılmasıyla bir beladan kurtulduk derken, bu sefer, kendilerini oyrat topraklarının mirasçısı olarak gören mançuların tehditleri ile karşı karşıya buldular. 1771'de mançular, büyük orda'nın egemenliklerini kabul etmesini istedilersede sınırlarına çok uzak olan ve batıda kalan kazak topraklarına etkin saldırılarda bulunamadılar.

    kazaklar, 1757 yılına kadar süren oyrat akınları nedeniyle kuzeyden gelen rus saldırılarına karşı da yeterli askeri güç oluşturamadılar ve bu nedenle rusların kazak topraklarındaki yayılışlarını önleyemediler.

    kazak topraklarındaki rus yayılması, 18. yy. başlarında ırtiş ırmağı boyunca işgalden önce her ülkede yaptıkları gibi , bir dizi rus kalesinin inşaa edilmesinin ardından, ural ırmağından, ırtiş ırmağına kadar uzanan askeri yönden güçlendirilmiş bir hattın kurulmasıyla başladı.

    asya ile avrupa arasında en önemli geçiş ülkelerinden birisi olan kazakistan doğu'da doğu türkistan (çhc), güneyde kırgızistan ve özbekistan, batıda hazar denizi, kuzeyde rusya federasyonu ile çevrilmiş olup, yüzölçümü 2.717.000 km2'dir.
    genelde büyük düzlükleri ihtiva eden kazakistan coğrafyasını platolar, tepelikler, ovalar ve dağlar kaplamaktadır. ülkenin batı ve güneybatı kesimlerine hakim olan hazar çöküntüsünün güneyinde üst-yurt yaylası, mankışlak yarımadasında ise karadağ ve akdağ uzanır. daha doğudaki ural platosu ile mugadjar tepeleri hazar çöküntüsünü turan ovasından ayırır. batı kesiminde uludağ, doğu kesiminde ise cengiz dağları uzanmaktadır. altay sıradağlarının uzantısı olan tıgırek, listugaay ve halzum sıradağları doğudan narum-kolbin sisteminin uzantısı olan tarbatagay sıradağları, güneyden cungarya aladağları ile balkaş gölünün güneyinden kazakistan'a girer. kazakistan sınırlarında yükselen tanrı dağlarının kuzeybatısında cu-ıli dağları uzanmaktadır.

    kazakistan'ın kuzeyinde büyük ve küçük baruski çölleriyle orta kısımda karakurum, güneyinde kızılkum çölleri bulunmaktadır. yine orta kesimde tuz göllerinin yer aldığı birçok çöküntü alanı yer almaktadır. kazakistan'da ülke genelinde sert karasal iklim hakimdir. çok kurak geçen yaz. kışın çok soğuğuna dönüşür. kış ve yaz aylarındaki ısı farkı çok büyüktür. kuraklık güney ve güneybatıya gittikçe artar. yağışlar 100 mm.'nin çok altına düşer. ülkede yedi bini aşkın akarsu bulunmaktadır. en önemli nehirleri ural, emba, sırderya, ıli ve ırtiş nehirleridir. akarsuların birçoğu yazları kurur. aral, balkaş, zaysan, alakol, tengiz ve seletitengiz en önemli gölleridir. ülkenin en büyük gölü olan aral gölü bugün kuruma aşamasına gelmiştir.
    kazakistan cumhuriyetinin başkentini almatı'dan akmola şehrine taşımıştır.

    nüfusu 16.679.000'dır. bu nüfusun %56'sı kentlerde, %44'ü kırsal kesimde yaşamaktadır. kadın nüfusu erkek nüfusundan %2 fazladır. kilometrekareye 6.2 kişi düşmektedir. ortalama yaşam süresi 68.9 yıldır. nüfus artış oranı ise %0.16 ile çok azdır. nüfusun %46'sını kazak türkleri, %35'i ruslar, %3'ünü almanlar, %3'ünü ukraynalılar, %11'ini ise diğerleri teşkil etmektedir. çalışabilir nüfus 6.093.000 olup bunun %17.3'ü sanayide, %18.2'si tarımda çalışmaktadır. 1988 yılında alınan bir kararla resmi dil olarak türkçe'nin kazak lehçesi konuşulmaktadır. ılk ve orta öğretimde dokuz bine yakın okul, yüksek öğretimde ise 55 üniversite ve enstitü bulunmaktadır.

    kazakistan'da tarım ve hayvancılık oldukça gelişmiş olup tarımsal ürünlerin başında buğday ve pamuk gelmektedir. darı, yulaf, mısır ve pirinç üretilmektedir. diğer önemli ürünler şekerpancarı, meyve ve sebzedir. hayvancılık daha çok sığır ve küçükbaş hayvan ağırlıklıdır. ülkede 23 milyon hektar ormanlık alan bulunmaktadır.

    doğal kaynaklar yönünden zengin olan kazakistan'da krom, çinko, bakır, kurşun, wolgram, asbest, barit, berilyum, bizmut, altın, demir, kömür, alüminyum, titanyum, bor, ferrokrom, petrol ve doğalgaz çok miktarda çıkarılmaktadır. demir üretimi %9.8'lik bir payla önemli bir yere sahiptir. bakır üretiminde dünyada yedinci sırada gelmektedir. ülke petrol ve doğalgaz üretimi açısından dünyada yirmi üçüncü sıradadır. toplam, 2.1 milyar ton petrol, 1,7 trilyon m3 doğalgaz rezervi bulunmaktadır. petrol üretimi 1993 yılı itibariyle 23 milyon ton, doğalgaz üretimi ise 6.7 milyar m3'tür.

    önemli sanayi dalları tarım, metalurji, hafif sanayi, petrokimyasallar ve tekstildir.
    metal ve makine sanayi toplam sanayi üretiminin %15.9 kapsamaktadır. bu alanda en önemli ürünler, traktörler, ziraat makinaları, yemleme için makinalar ve bunların yedek parçalarıdır. kimya sanayinde ise petrol rafinasyonu, motor petrolü, dizel benzini, araba lastiği, kauçuk, plastik, krom bileşikleri, üretimi önde gelmektedir.

    kazakistan cumhuriyetinde gsmg 1995 yılında 992 milyar tengedir. aynı yıla göre ihracatı 2.234.8 milyon dolar, ithalatı ise 1172.2 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
    kazakistan cumhuriyeti yeni anayasasını 28 ocak 1993 tarihinde kabul etmiştir. yeni anayasa demokratik, lâik ve üniter devlet yapısını öngörmektedir. parlamento 177 üyeli olup, 135'i doğrudan, 42 üye ise cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan devlet listesinden seçilmektedir.

    hükümet başkanı ve üyeleri doğrudan cumhurbaşkanı tarafından atanmakta, ancak, başbakan, başbakan yardımcıları, dış ışleri, ıç ışleri, savunma, maliye ile devlet güvenlik komitesi başkanının atanmasında parlamentonun onayı alınmaktadır. cumhurbaşkanı 1995 yılında yayınladığı bir kararnâme ile "kazakistan millî halklar asamblesi"ni kurmuştur. bu kuruluş 300 üyeden oluşmakta, doğrudan cumhurbaşkanına bağlı, danışman organı niteliğindedir

    kaynak: http://www.geocities.com/...
    (guenhwyvar, 16.10.2006 20:52)
  3. bağımsızlıklarını kazandıkları 1991 yılından itibaren devlet başkanları nursultan nazarbayev olan kardeş ülke.
    (gulersem, 02.01.2007 00:28)
  4. gece hayatı çok hareketli olan. eğlencenin doruğuna varılabilecek ülke. bir o kadar da tehlikelidir. yabancılara karşı çok da iyi davranıldığı söylenmemekte. şöyle ki; türkiye'de doğup büyümüş kazakistan asıllı birisine bile kötü davrananlar çıkabilmekte.
    (bthn, 03.01.2007 16:01)
  5. yeni kurulmuş olması dolayısıyla fakir ve biraz geri kalmış olmasına rağmen göz ardı edilemeyecek petrol zenginliğine sahip geniş bir ülkedir. ayrıca eğitim sistemleri de şahanedir. kazaklar çok sıcakkanlı insanlardır ve türkleri çok severler. gençleri genelde üç dil bildiğinden (türkçe rusça kazakça) yanlarında "nasıl olsa türkçe bilmiyorlar" şeklinde düşünüp anlamadıklarını sanarak haklarında konuşmak uygunsuzdur. kazakistan ziyaretiniz sonrası yurdunuza döndüğünüzde iyi arkadaşlıklar edinmenizin yanı sıra "uygarlığın gözünü seviim" diyerek toprağınızı öpmeniz olası.
    (epoca, 03.01.2007 16:52)
  6. turizm açısından dünyanın en son sıralarında bulnan ülkedir. ülkenin kuzeyinde doğan çocukların çoğu sakattır, çünkü eski sovyetlerin nükleer deneme sahası olarak kullanılmış bir ülkedir. ayrıca şu anki rusyanın kullandığı baykonur fırlatma üssü yine bu ülkede bulunur.
    (spaindustrial, 25.03.2007 06:43)
  7. bir çok türk şirketinin özellikle inşaat sektöründe hizmet verdigi ülkedir.türkleri sevmezler,bir çok türk dayak yemektedir((bkz: tengiz)) insanlarının çoğu kabadır ve sürekli tükürürler. rusların altında ezilmiş kendi dillerini bile dogru düzgün konusmazlar ama gelin görün ki petrol burdadır ve neredeyse su kadar ucuzdur. tek taktir edilecek yönleri trafikte yayalara inanılmaz saygı duyulmasıdır. (bkz: kazakistan'dan selamlar)
    (carmelo, 17.08.2007 20:41 ~ 20:42)
  8. son dedikodulara göre rusyayla fazla yakınlaşmaya başlamış,belki bu yakınlık yeni bir birleşmenin habercisidir
    (nomennocry, 05.09.2007 02:26)
  9. kaybedilmiş bir yerdir. bu örneğe bakılarak türkiye'nin alacağı tek bir ders vardır o da bari diğerlerini bize yakın tutmaktır. doğrudan kardeşimiz güya.
    (hell guardian, 05.09.2007 02:36)
  10. dış politikada fazlasıyla aktif bir ülkedir. hem rusya hem abd ile, iki ülkeyi de kırmadan geçinebilmektedir. eski sovyet ülkelerinin birlikte hareket etmeleri gerekliliğini her fırsatta dile getirirken, batı demokrasisini kendi kültürlerine aşamalı olarak uyguylayabileceklerini belirtmeleri de özlerine olan bağlılıklarını gösteriyor. ayrıca afganistan operasyonları esnasında abd'ye hava sahasını ve havalimanlarını açmaları da şaşırtıcı bir hamle idi.

    sanıldığından çok daha dikkat çekici bir ülke.
    (spotless mind, 08.12.2007 14:15)
  11. dünya'da bor madeninin en fazla bulunduğu ikinci ülkedir.
    (spaindustrial, 03.01.2008 02:07)