18. geleneksel itu şenliği kapsamında 26 nisan günü biz itu lülere güzel bir performans sergileyip nisana ayında görülmemiş soğuk havada horanla ısınmamızı saglayan insan.. saolsun..
gülbeyaz dizisinin müziklerini yapmasının yanısıra bir bölümünde ekranda da görülmesiyle ünlenen, son çıkardığı "hayde" adlı albümüyle gönüllerde taht kuran, karadeniz müziğine elektro gitar tadını ekleyen, süper insan.
ayrıca sitesini de kendi yapmış havası var sanki.siz de bir bakın.(bkz: http://www.kazimkoyuncu.com)
ne yazık ki kanser illetine yakalanmış olan karadeniz müziği üstadı. ama iyi huylu imiş tümör ve bunu yenebilecek güç onda fazlası ile var. inanmazsanız an itibarı ile trt2 de ki sahne performansını izleyebilir ve bu illetle savaşabilecek gücünü görebilirsiniz.
yarın (26.06.2005) harbiye açıkhava tiyatrosu'nda yapılacak törenden sonra memleketi hopa'ya defnedilmek üzere gönderilecek sanatçı. allah rahmet eylesin, başımız sağolsun.
böyle bir sanatçıyı bu kadar erken kaybetmiş olmak çok acı. türkiye'de laz müziğini bir yerlere taşımış bir insandı. belki insanlar o olmasa lazca diye bir dilin hala var olduğunu bile unutmuştu. ilkeli ve ilerici bir insandı. piyasada karadeniz müziği diye sergilenen rezilliklere karşı gerçek halk müziği icra eden bir insandı. acısı ile tatlısı ile, doğrusu ile yanlışı bizden bir insandı. kaybımız büyük.
birçok değerli sanatçının ölümüne üzülmüştüm. ama sadece barış manço ve kemal sunal'dan sonra gözlerim dolmuştu. 3.sü 'de "o" oldu. öylesine bakmak için girdiğim http://www.kazimkoyuncu.com sitesindeki yazıyı görünce dağıldım. allah rahmet eylesin. başımız saolsun.
müzik dünyası ve akınları için gerçekten büyük kayıptır....
hayranları ona kendi dizeleriyle veda ediyor...
'koyverdin gittun bizi kazım'
türkiye'nin ilk laz-rock grubunun kurucusu, karadeniz müziğinin özgün sesi kazım koyuncu, 33 yaşında kansere yenik düştü...
magazin servisi
"nedense çok istedi bu konserin olmasını kazım... sağlık durumu hiç iyi değil. kanser ciğerlerini tüketti. solunumu tüplerle sağlanıyor. bütün bu kötü tabloya karşın kalbi genç ya, direniyor... doktorlar hiç ümitli konuşmuyor. eğer onu kaybedersek o konsere çıkamam, iptal ederiz heralde..."
bu sözler, önceki gün 'hey gidi karadeniz' gecesiyle ilgili görüşünü aldığımız volkan konak'a ait. konak, kanser teşhisi konulduğu ilk günden bu yana bir abisi, hamisi gibi kol kanat gerdiği hemşehrisi ve meslektaşı kazım koyuncu'nun son nefesini vermeden birkaç saat öncesinin tablosunu bu sözlerle özetledi.
'şov devam etmeli'
internet sitesinde hayranlarına, "sağlığım nedeniyle geceye katılamayacağım. karadeniz, özgür bir sudur. bir olguya, bir kişiye bağımlı değildir. 'hey gidi karadeniz' geceleri devam etmelidir" diyen koyuncu, konsere saatler kala hayata veda etti.
açıkhava'da tören
yakınları koyuncu'yu son yolculuğuna, son kez çıkmanın kısmet olmadığı harbiye açıkhava tiyatrosu'ndan gönderme kararı aldı. etnik rock müziğin genç yıldızı, bugün saat 11.00'de açıkhava'da düzenlenecek törenle istanbul'dan son yolculuğuna uğurlanacak. koyuncu'nun cenazesi kiralanan özel bir uçakla trabzon'a, oradan da toprağa verilmek üzere memleketi hopa'ya götürülecek.
müziği kaldı yadigâr
6 aydır kanserle mücadele eden koyuncu, türkiye'nin ilk laz-rock grubu olan 'zuğaşi berepe'yi kurmuştu. grup, 1995'te 'va mişkunan' (bilmiyoruz), 1998'de de 'igsaz' (gidiyor) adlı albümleri çıkardı. grup dağılınca koyuncu, 2001'de ilk solo albümü 'viya'yı, 2004'te ise 'hayde'yi çıkardı. kanal d'nin 'gülbeyaz' ve 'sultan makamı' dizilerine yaptığı müziklerle de adından söz ettirdi.
'hey gidi karadeniz' konseri koyuncu'nun ölümü nedeniyle iptal edildi. "www.kazimkoyuncu.com" adresli site canlı renklerinden uzak, acı haberi duyuruyor. sanatçının hayranları ise üzüntülerini internette şiir ve duygusal sözleriyle ifade ediyor.
1972 artvin hopa doğumlu laz uşağı, 90 lı senelerde lazca rock grubu zuğaşi berepe nin kurucularından, o zamanlar zugaşi berepe yi dinlerken onu bilmezdim, ne zaman ki solo kasedini çıkardı o zaman adını duyurdu, gülbeyaz dizisinin film müziğiyle piyasada tanınır oldu, bu yaşta yaptığı müzikler fuat saka gibi bir üstadtan övgüler aldı,aralık 2004 te gittiğim konserinde çok halsiz olduğunu söylüyordu sürekli, acaba kanser mi oldu diye düşünmüştüm, 1 ay sonra kanser teşhisi koydular, lanet olsun o gün kendimi çok suçlu hissetmiştim, çernobil faciasından sonra bu hastalığa yakalanan sayısız insandan biriydi kazım. ve az önce cenaze töreninden geldim bu kadar genç yaşta gitmeyecektin be kazım. toprağın bol olsun.
iki gündür muntazaman devam eden gerizekalılığım ve gündemle ilgisizliğim yüzünden daha yeni öğreniyorum vefatını..nasıl bir tepki vereceğimi,ne yazacağımı,ne yapacağımı bilmiyorum..
gözümsün kazım abi..kanım uyuşsaydı da,vereydim hepsini..
en son hastalıgıyla iligi konuşurken söylemiş oldukları:"duyarlı bir sanatçı olarak dertleri hissediyordum. kanser de oldum artık. ben kanserden çok korkan bir insandım. kanserim ve korkmuyorum. sadece beni sevenleri ve özgürlüğümü düşünüyorum. ölüm küçük bir şey, ama hastalık sizin özgürlüğünüzü sınırlıyor."
büyüksün be kazım abi...
çoğu insan gibi ben de kendisini tv den, internet sitesinden takip ediyordum. şarkılarını bir karadenizli bir trabzonsporlu olarak büyük bir zevkle dinliyordum, şahsen bir görüşme olmamıştı hiç aramızda ama neden bilmiyorum sanki abimi kaybetmiş gibi üzüldüm, kahroldum. demin izledim ardından yapılan töreni ve cenazesini, tutamadım kendimi.söz vermiştim oysa ki kendi kendime ziyaretine gidecektim. her zamanki gibi yarına bırakıldı sözler ama ölüm yarını beklemedi.rahat uyu kazım abi...
"birine mutlu demek için onun sonunu görmek gerekir" demiş 2500 yıl önce antik yunan'ın yedi bilgesinden biri olan solon.
yapmaya çalıştığı zor işin ne kadar başarılı olduğunu cenazesindeki kalabalıkla kanıtlamış biridir kazım koyuncu. öldükten sonra kasetlerine, mp3lerine olan ilgi artmış olabilir ama o hayatta iken ilgi görmeyen sanatçılardan değildi. o yaptıklarının ne kadar önemli ve kaliteli olduğunu anlayabilen kitlelere ulaşmıştı.. onu canlı izleme şansını bir defa da olsa yakalayabilmiş insanlardan biriyim. en acısı da o güzelim konserleri bir daha yaşayamayacak olmak. en başta karadeniz için ve tüm anadolu için büyük kayıp...
amerika karşıtı olan kişicik.. ama gelin görün ki hastalık aman vermediği zaman amerikan hastanesine yattı ve sonra da tedaviye amerikada devam etmeyi bile düşündü.. neden ölen insanlarin iyi yönleri söylenir hep... denize düşen yılana sarılır.....