belki ilginizi çeker
  1. · fitne fesat
  2. · kazım koyuncu yu içki içerek anan yoz sözlükçüler
  3. · löpürgül löpürcan
  4. · kazım koyuncu
  5. · löpürgül löpürcan
  6. · vamişkunan
  7. · kazım koyuncu yu içki içerek anan yoz sözlükçüler
  8. · vela
  9. · sheed
  10. · hashus1099
gündem
  1. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  2. · günün tek cümlelik özeti
  3. · yılmaz özdil
  4. · öğretmenler günü
  5. · disko kralı
  6. · günün tek kelimelik özeti
  7. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  8. · hoşgelmek isteyen taze yazar
  9. · tarihe mal olmuş ünlü mallar

kazım koyuncuyu unutmadık unutturmayacağız zirvesi  

 sayfa  / 2
  1. “kumral bir çocuğun yaz öyküsü bu
    şarkılarla geçtim aranızdan
    yalnızlar gibi susup uzun uzun
    terk ediyorum bu kenti
    ah bir aşk gibi”

    haziran‘ın 25 inde terk etti bu kenti, fakat dünyayı terk etmedi kazım. hala dünyada bir yerde. bu anlamlı günde analım onu istedik.. ve şarkılar bir çığlığa sığınmaksa eğer onun şarkılarının söylendiği ve dinlendiği bir zirve olsun istedik. sarpın ötesindeki* gelevera deresinden hayde nidalarıyla söyleyelim; ben seni sevduğumi dünyalara bildirdimdiyerek..

    bu hayat böyle mi olur
    düşen hep yerde mi kalır
    gün olur belin doğrulur
    kim ne olacak belli mi olur

    belli olmaz fakat gün olur da 25 haziranı görürsek orada olalım kazım şarkıları için.

    bir karakuş ağlıyor taş vurmuş kanadına
    ağlama kara kuşum düşmanın inadına

    ağlamayalım o zaman ella ella ile çoştururken müzik fadime eşlik etsin ardından
    etekliğun altina pantol giyiliyi mi
    yaktun ha beni yavrum adam yakiliyi mi derken topuklar acısın yere vurmaktan.

    25 haziranda görüşmek üzere.

    http://www.itusozluk.com/kovan/summit.php?id=856

    not: karakter sınırı nedeniyle imla kuralına uyulamadı, yoksa ismini nesneleştirmiş değiliz.
    (löpürgül löpürcan, 15.03.2009 15:08)
  2. enstrüman çalmak konusundaki yeteneksizliğime rağmen bana divane aşıkı kemençe ile çalmayı öğrenme azmi getiren zirvedir. olmadı gitar. hadi bakalım.
    (löpürgül löpürcan, 22.03.2009 20:24)
  3. dünyada bir yerdeyim ben
    yol kenarında su birikintilerindeyim
    yerim yurdum yoktur benim
    yarim yurdum yoktur benim
    sadece gökyüzüne göreyim

    uzak yerler çeker beni
    isterim ki gemilerle gideyim
    bugün burda şarkılar söylerim
    ben kendime şarkılar söylerim
    ama yarın hiçbir yerdeyim

    25 haziran'da bizlerlesin kazım abi. o gün orada şarkılar söyleyeceksin. uzak yerler çeker seni, gemilerle gitmeyi istersin ama bu sefer türkülerle gideceksin o uzak yerlere.
    (löpürgül löpürcan, 02.04.2009 21:45)
  4. haftasonu olması halinde, ölüm kalım olmazsa, kesin gideceğim, haftaiçi olursa bir şekilde katakulli yapıp gideceğim zirve olacaktır. hopa'da mı olacak, oraya da giderim hacı.
    (vela, 02.04.2009 21:57)
  5. hopa da kazım koyuncu nun mezarının başında yapılmasını dilediğim zirvedir.
    türkülerle, şiirlerle anarız üstadı.
    ruhunu şad ederiz.
    (damdanakan, 02.04.2009 22:00 ~ 22:00)
  6. zirvenin amacı anılan kişinin, kazım'ın, o güzel sözünden geliyor:

    '' biz de öldük. ama herşeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. teşekkürler dünya!''

    kısa ve öz.
    (seroo, 02.04.2009 22:13 ~ 22:14)
  7. güzel bir zirveden çok bizi eskilere götürmesini, eskilere götürürken de hayata dair umutlarımızı yeşertmesini istediğim zirvedir. her ne kadar daha zirveye 3 ay olup, katılma garantim olmasa da "ben de" butonuna basmann kıvancı bakidir.
    (wildboy, 02.04.2009 22:18)
  8. (christian troy, 21.06.2009 23:25)
  9. aylar öncesinde düşündüğümüzde henüz kıştaydı mevsim, bahar geldi, yaz geldi hazirana ulaştı zaman. bu perşembe kazım sarkıları dinleyeceğiz hep beraber. ve söyleyeceğiz elbette.. onun sesinden duyduğumuz şarkılar bir haziran akşamında yeniden dolduracak kulaklarımızı. hareketli karadeniz ezgilerine ve tulumun güzel sesine eşlik edeceğiz hep birlikte. 25 haziran perşembe taksim’de..

    peşin edit; anacağımız, bir müzisyen olarak belki de karadeniz müziğinin en önemli isimlerinden biri olarak gördüğümüz kazım abimizdir. o gün bizimle birlikte olan arkadaşlarımızın da bunun farkında olduğundan hiçbir şüphemiz yok. ne yaptığımızın farkındayız. sıcak bir yaz akşamında kola içmek isteyen arkadaşlarımız da , bira içmek isteyen arkadaşlarımız da misafirimizdir.
    (löpürgül löpürcan, 22.06.2009 00:09)
  10. 25 haziran' da taksim mihrimah sultan 'da gerçekleşecek olan zirvedir. gitar eşliğinde kazım koyuncu şarkıları söyleyeceğimiz, kazım koyuncu ile alakalı belgeseller, videolar izleyebileceğimiz, tulum eşliğinde horon oynayabileceğimiz zirvedir. halkevci, solcu, ateist, marksist kazım koyuncu 'yu değil, müzisyen, adam, insan kazım koyuncu 'yu anacağımız zirvedir. unutmadan bir de kazım koyuncu 'yu içerek anacağımız bir zirve değil, anarken isteyenin istediğini içeceği zirvedir...
    (vamişkunan, 22.06.2009 00:18)
  11. tanımayan arkadaşlara kazım abiyi tanıtıp, sevdirebileceğimiz bir zirvedir aynı zamanda..
    (sheed, 22.06.2009 00:28)
  12. bazıları tanımasa da bizim tanıdığımız için kendimiz çok şanslı hissettiğimiz; o tarihlerde onun yüzdüğü, adına şarkılar yazdığı viya denizinde, onun havasını soluyarak okududuğu türkülerin havasını soluyarak, onun toprağına basarak varoldğu toprağında olacağım ve örnek olduğu gençlerin umut dolu gözlerine bakacağım için gelemeyeceğim ama yüreğim oralarda bir yerde olacağı zirvedir.

    gelebilseydim onun örnek olduğu, onun onlara umut olduğu, ışık olduğu meluses grubunu da getirip bir kaç şarkı söyletirmeyi düşünüyordum. olmadı.
    (ofsaytadüştümgelicem, 22.06.2009 00:32 ~ 00:34)
  13. eğer bu hafta içi ameliyat olmaz isem kesinlikle katılacağım zirvedir.
    orada olmak hüzünlü de olsa heyecan verici olacak.
    (vela, 22.06.2009 00:35)
  14. ben seni sevdiğimi
    gelevera deresi
    didou nana
    işte gidiyorum
    oy asiye
    .. ve daha birçok parçayı bize kazandıran anılası kişiliktir. katılamayacağım zirveden istek parça hakkımı kullanmak istiyorum. naçizane 6. nesil bu yazar için işte gidiyorum'u çalıdırıverin lütfen.
    (estel, 23.06.2009 16:29)
  15. günün, takvimiyle örtüştüğü zirvedir. bu akşam üzeri başlayacak olan ve tüm sözlük yazarlarının davetli olduğu zirvedir. kazım şarkılarının duyulacağı, haziran sıcağına inat; serin yayla rüzgarlarının değeceği zirvedir.
    (löpürgül löpürcan, 25.06.2009 00:40)
  16. kazım koyuncu 'nun muhteşem eserlerini hep beraber dinleyip, söyleyeceğimiz zirvedir.
    (sheed, 25.06.2009 01:13)
  17. maddi olarak bulunamasakta manevi olarak katılacağım ilk zirvedir.
    (alameti farika, 25.06.2009 01:15 ~ 01:15)
  18. gidemediğim için hasetimden çatır çatır çatladığım zirvedir.
    (artık yeni birşey söylemek lazım, 26.06.2009 00:25)
  19. geleli yaklaşık 10 dakika olan şahane zirve. bütün organiztörleri tek tek tebrik ediyorum. ayrıca löpürgül löpürcan'ın açılış konuşmasını da bir kez daha kutluyorum. hakikaten iyiydi. muhtemelen bir çok insan kutlayacaktır.
    (ne içersen iç su iç, 26.06.2009 00:35)
  20. son dakikada gelen saçma sapan bir toplantı yüzünden gidemediğim ve de oldukça içimde kalan zirvedir.
    (kurremkamerruk, 26.06.2009 01:52)
  21. gitmekten son derece memnun kaldığım, kazım abimizi andığımız zirve.

    organizasyondakilere ve özellikle orada kazım koyuncu'ya gereken saygıyı gösteren katılımcılara sonsuz şükranlarımı iletiyorum. gerçekten ilgilenenler için mükemmel bir zirve oldu.

    sheed, kaptan hp'den kurtul artık, yarı yolda bırakıyor. bir de en kısa sürede nero yükle, sadece duvar kağıdındaki şanlı ali sami yen manzarası ile kurtaramazsın. *

    vamişkunan, löpürgül löpürcan, sheed ve biloperat'a da bu güzel zirveyi hazırladıkları için teşekkür ediyorum.
    her şeye rağmen, o zirveye emek verenler var. verdikleri emeklerin kendilerine dönüşü en güzel şekilde olur inşallah.

    onu şarkılarla andık, zor da olsa belgeselini izleyebildik. o belgesele de az da olsa bakan, saygısından zorluk çıkartmayanların ellerinden öperim. kazım koyuncu'yu unutmadık zirvesi, bir an için onu unutanlara ev sahipliği yaptı. karadeniz insanının çernobil'den neler çektiğini söylerdi, sesimizi duyururdu. o belgesel, kansere yenik düşen karadenizlilerin de belgeselidir. neredeyse tüm ailelerin başına geldiği gibi, benim ailemin de başına gelmiştir bazı rahatsızlıklar. işte bu yüzden kazım koyuncu benim için bir kat daha önemlidir, baş koyduğu yolda canını vermiştir, yiğittir.

    2. disko kralı zirvesinde olduğu gibi, muhabbetin kralını yaşattı iett, burn programına sıkıştığımız bir anda nero'su ile hızır gibi yetişti.

    açılış konuşması löpürgül'den geldi, kapanışı tulumcumuz krallar gibi yaptı, helal olsun.
    vela'ya da özel bir teşekkür, duygularımın tercümanı olduğundan.

    güzel geceyi gölgeleyen şeyleri geçtim, görevini yerine getirdiğini düşünen herkese selam olsun.

    kazım koyuncu, bu gece olmaya çalıştığı gibi, şarkılarla aramızda yaşamaya devam edeceksin.
    (hashus1099, 26.06.2009 02:16 ~ 03:28)
  22. kazım koyuncu' yu unutmadığımızı anladığım zirve oldu. lakin unutmamış olmamış saygılı olduğumuz anlamına gelmesin. kendisine bu güzel kandil gecesinde gayet hakkını vererek saygısızlık ettik. sadece ona mı? kimlere etmedik ki a dostlar.

    güzel başladı gece. evvela 2 arkadaş gitarları ile kazım koyuncu şarkılarını çaldılar söylediler. gayet hoş, alabildiğine o amatör ruhu hissetmek bu güzel gecede. hatta araya klasikleşen şarkılar serpiştirildi, gitarist arkadaşımız ahmet kaya bile söyledi hatta, güzeldi en nihayetinde.
    sonrasında benim dört gözle beklediğim belgesel izlenmesi kısmına gelindi. kazım abi kazım koyuncu' yu anlatıyor bu belgeselde dedi birisi. benim gibi popüler kültür içerisinde, çayda erimiş şeker misali olan bir adam için, kazım koyuncu' yu daha iyi tanımak adına bulunmaz bir fırsattı. peki yaklaşık 20-25 kişilik zirve ahalisinden kaç kişi izledi bu belgeseli dersiniz? 5 bilemediniz 6 kişi falan izledi herhalde, geri kalanının sohbeti oldukça koyu idi, bölmek istemedik. sonra zaten belgesel cd' si kendi kendine döndüğü için vcd oynatıcının içinde organizatör arkadaş kapattı ve şarkılarla devam ettik.
    bu sırada fitne fesatnickli arkadaşımız şiir okudu ama ona sonra değineceğim.
    müzik ve şiirlerin ardından gecenin belkide en beklenen anına sıra gelmişti. tulum dinleyecektik, horon tepecektik deliler gibi. olmadı maalesef. tulum çalan arkadaşın gecenin anlam ve önemine uygun hareket etmediğimizi belirten konuşmasının ardından birde "lazca bilmeyen arkadaşlar şarkılara eşlik etmek isterlerse önlerinde ki kağıtlardan eşlik edebilirler" hatırlatmasının ardından çok gereksiz bir gerginlik oluştu? nedenini ben halen anlayabilmiş değilim. "saygı" kelimesini yeniden anlamlandırmaya çalıştık kısa bir süre. sonrasında bir ideoloji adamı kazım koyuncu' yu mu anıyoruz yoksa müzisyen kazım koyuncu' yu mu anıyoruz muhabbeti döndü bir kaç dakika. şahsen ben zirve ile ilgili içeriği görünce "aha olm tulum var, demek ki biz fikir adamı olan kazım koyuncu' yu anacağız bu gece" dedim kendi kendime. yaşanan bu saygı ve hangi kazım koyuncu' yu anıyoruz muhabbeti yüzünden sadece 1 -yazıyla bir- şarkı çalındı tulum ile. adam olana fazla bile zaten ya, neyse.
    biz bu gece müzisyen kazım' ı geçtim, fikir adamı kazım' ı da geçtim, bir insan olan, vefat etmiş bir insan olan kazım' ı bile anmadık. şu kadar basit bir şeyi beceremedik. sanmayın ki burada organizatörler hatalı, asla. onlar bizler için ellerinden gelen tüm fedakarlığı yapmışlar, emeklerinin karşılığını alamadılar, biraz buruktular ama sağolsunlar varolsunlar. bu emeklerine verebileceğim karşılık bir kuru teşekkürden ibaret, kabul buyursunlar.
    biz bu gece oraya hiçbir maddi beklenti olmaksızın gelen müzisyen arkadaşlara da saygı göstermedik. kimbilir ne rica minnet gelmişlerdir, ama bize ne ki?
    biz bu gece kendi arkadaşımıza bile saygı göstermedik ki. herşeyi geçtim. bizim bir diriye * saygımız olmadı ki ölüye -affola böyle adlediyorum kazım koyuncu' yu- saygımız olsun. adam kalkıp şiir okudu, kaç kişi dinledik ki?
    biz isteyelim her gün her yerde içeriz muhabbetimizi ederiz fakat bu gece daha farklı bir konsepte sahipti, tam anlamıyla bir anma değil ama kazım koyuncu şarkıları ile bezenmiş, kazım koyuncu ile bezenmiş bir gece olmalıydı, olmadı. biz gene içtik ve muhabbetimize baktık, kazım koyuncu mu?

    son söz; fitne fesat güzel bir şiir okudu. en az 3 dil bileceksin arkadaşım, diye başladı. hacı 3 dil bilene saygıyı beleşe veriyorlar mı???
    (vela, 26.06.2009 03:08)
  23. güzel bir geceydi, girdim içeri tanıdık birilerini arıyor gözler derken hashus1099'u gördüm oturdum sohbet muhabbet derken şarkılar çalınmaya başlandı. gitar çalan arkadaşlar sağolsunlar geceye uygun şarkılar seçmişlerdi kazım koyuncu şarkıları dışındakileri.
    hashus1099'un bir bilgisayar sıkıntısı çektiğini farkettim, birşeyler araştırıyor, indiriyor yüklüyor olmuyor tekrar yüklüyor falan derken olaya el atayım dedim kendi bilgisayarı olmadığı için böyle zorlandığını farkettim ve bir donanımhaber.com üyesi olarak her daim yanımda taşıdığım bilgisayarımla yardımcı olmaya çalıştım, son an'a kadar olacak mı? olmayacak mı? derken hallettik sonunda işi.
    löpürgül löpürcan'a belgesel öncesi bir konuşma yaptı ancak arka taraf muhabbeti bölmek istemedi pek dinleyen olmadı, ayıp edildi diye düşünüyorum.
    belgesel başladı akabinde yine ön tarafta oturan 5-6 kişi haricinde kimse muhabbetini bölüpte izleme teşrifinde bulunamadılar ve organizatör arkadaşta haklı olarak belgeseli kesme kararı aldı ki sonuna kadar haklıydı.
    maalesef tulum dinletisine kadar bekleyemedim, karşıya geçeceğim için son otobüse yetişmem gerekiyordu ayrıldım mekandan.
    vamişkunan belliki çok uğraşmıştı, çokta güzel bir gece hazırlamıştı bize sağolsun sürekli biryerlere koşturup duruyordu.
    katılımcılar biraz daha ilgili olsaydı, sırf muhabbet için değil kazım koyuncu için geldiğimizin farkında olsaydı daha güzel olacaktı.
    sonuç mu? çok güzeldi, ellerine sağlık organizatör arkadaşların.
    (iett, 26.06.2009 09:26)
  24. sözlük zirvelerinden 3 yıl boyunca uzak olan şahsımın, büyük bir hevesle katıldığı bir zirve oldu. vamişkunan, löpürgül löpürcan, sheed bileoperat’ın emeklerine, yüreklerine sağlık. ve adını saymadığım organizasyona emeği geçmiş herkese. a’dan z’ye her şeyin çok güzel olduğu, herkesle ilgilenen organizatörlerinin olduğu, keyifli bir zirve idi.

    şahsımın şu saatte zirveyi hatırlayışı bu en azından.

    herkesin yaşamı/olayları ve dahi olacakları algılayışı oldukça farklı. dolayısıyla kazım koyuncu’ya yüklediğimiz anlamlar da farklı. yaşantısı yaşantım için örnek olmuş, duruşu ile müziği ile hayatın her alanında verdiği mücadelesiyle saygımın sonsuz olduğu bir insan kazım koyuncu. bıkmadan usanmadan dinlerken şarkılarını, işte gidiyorum derken her anında gözlerimizin dolduğu sevdiğimiz hep seveceğimiz abimiz/yoldaşımız/sanatçımız/kardeşimiz. insanın hiç tanımadığı, aynı ortamda hiç bulunmadığı birine yüklediği onca anlamı bahşediyorum kendine, herkes gibi.

    zirve ile ilgili birkaç şey söyleyeceğim;

    saygı ve anma konuları üzerinde sıkça düşündüğüm kavramlardandır. saygı dediğin mefhumun ne olduğu karmaşık bir şey, onu bir kenara bırakıyorum. anma ise daha net aklımda; anmaları tek bir günlere sıkıştıranlardan olmadım hiç. 6 mayıs’larda anmadım sadece denizleri ya da mahir çayan’ı anmam tek 30 mart’ta sol yumruğumu havaya kaldırarak olmadı. anmak yaşamın içine giydirilen bir kavramdı. deniz gezmiş, mahir çayan, hüseyin inan ve daha niceleri gibiydi benim kazım koyuncu’yu anmam da. yaşamlarını, düşüncelerini, yaptıklarını yaşamlarıma rehber edinerek anarım ben bu isimlerin hepsini. yaşantımın bundan sonrasında da böyle olacak. tek günlere sıkışıp kalmadan, sadece mezarlarına çiçek bırakarak değil, ya da artlarından gözyaşı dökerek değil.

    kazım koyuncu anması da benim için öyleydi.

    “müzisyenim, ondan sonra karadenizli'yim, ama hepsinden önce bir devrimciyim”

    "...devrimciysen farklı olacaksın, manavla bakkalla sohbetin farklı olacak diğer insanlardan farklı yürüyeceksin, bu sana bir şey kazandırmaz ama insanlar fark eder orada biri farklı yürüyordur..."

    kazım koyuncu benim için devrimci bir müzisyendi. kendisi de bunu hep dillendirirdi. siyaset yapardı, şarkılarıyla yapardı ya da orada burada sağlığının elverdiği kadar koşturarak siyaset yapardı.

    devrim yapılmazdı, devrim olunurdu bilirdi kendisi de.

    dedim ya başta, herkesin hayatı/olanları ve olacakları algılayışı farklı diye. işte burada büyük bir yanılgının içine bizler düştük belki de. ben onu hep anardım, dün akşam arkadaşlarla sembolik bir anmaya katıldım. evet evet, şarkılar söylenirken konuşanlardandım ben de. yine masa başında ülke kurtarma sevdasına düşmüş birkaç kelam ediyor idik.

    bu saygısızlar olarak addedilmemize sebebiyet verdi. doğrudur, belki de haklıdırlar.

    ama algılayış farklılıklarımızı bu şekilde dillendirmek yerine başka bambaşka yöntemler mevcut, hepimiz de biliyoruz.

    her neyse; tek derdim zirveye bunca emeği geçen arkadaşlarım kırılmasın, üzülmesindirler. şarkı söylemeye gelen arkadaşlarımız her perşembe beatles guitar cafe de çıkıyorlarmış; eğer dilerlerse onlarla beraber oraya gitmeyi önermekteyim buradan, pek de güzel olur bence. (çok iyi müzisyenlerdi, dinlemeye muhakkak gideceğim diye not düştüm; belki beraberce gitmek istenir diye.)

    sevgilerimle.

    not: insanların birbirlerine olan tahammülsüzlüğünü görmek üzücüdür, sevimsizdir hatta. kaç zamandır dönen tartışmaların içerisinde bulunmak ve dün akşamki zirveden sonra parmakla gösterilenler arasında olmak sıkıcı bir şey. sevmem böyle ilgileri. o yüzden bir süre burada yazmamak en iyisi olacaktır. tekrar sonsuz sevgi ve saygıyla. işte gidiyorum şarkısı da buraya cuk oturdu, ne ala!

    ekleme: fitne fesat der ki, üç dil bilene beleşe veriyorlarmış saygıyı.

    ekleme: kilit sonrası bir şeyler eklemece.
    (aglaures, 26.06.2009 10:58 ~ 10.07.2009 09:00)
  25. tulumu yeterince dinleyememiş olsak da, genel olarak güzel geçen bir zirve oldu. belgesel izlenirken ortamda sessizliğin sağlanamamasını eleştiren tulumcu abimiz, belki biraz gereğinden fazla tepki gösterdi fakat, bu dediklerinde haklı olduğu gerçeğini de değiştirmez. ortamdaki insanların çoğu o belgeseli izlememiş kişilerdi benim fikrime göre. organizasyon ekibinin dışında, belgeseli izlemeye çalışan benim gibi birkaç kişi de bir süre sonra hiçbirşey anlaşılmadığından izlemeyi bırakmak zorunda kaldı.

    bunun dışında, memleketim civarından birçok kişiyle tanışma, sohbet etme fırsatı buldum. oturduğum masanın büyük bir bölümü sözlük dışından gelenlerle doluydu. bu aralar evini sırtında taşıyan, benimle beraber +1 olarak gelen arkadaşım, aynı zamanda altıncı nesil çaylak wodgen, laptopuyla geceye teknik destek sağlamış oldu, o da yetmedi bir de ortam yapmanın dibine vurdu. ben de kenardan ortamdaki konuşmalara gülümseyerek eşlik ettim. "hehe, evet cidden öyle ya" gibi tepkilerle geceyi geçirdim.

    küçük bir de itirafta bulunayım. çıkarken şeytana uyup duvardaki kazım koyuncu posterlerinden birini çaktırmadan aldım. fakat sonra vicdan azabı kapladı içimi aldığım-daha doğrusu çaldığım- için. burdan da belirteyim istedim. "o kadar vicdanlıydın niye geri dönüp bırakmadın" derseniz, sonrasında yine devreye şeytan girdi diyebilirim.

    ayrıca bu toplantıyı organize eden, biloperat löpürgül löpürcan sheed ve vamişkunan'a çok teşekkürler ediyorum.

    belgeseli nerede bulabilirim diye sorduğumda hiç düşünmeden dvd'yi ödünç veren vamişkunan'a da ayrıca teşekkür ederim.

    edit: ekleme
    (lalu, 27.06.2009 01:53 ~ 01:59)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil