kurtuluş savaşı sırasında büyük hizmetleri bulunmuş kumandan...
her ne kadar kurtuluş savaşımız resmi olarak mustafa kemal'in samsuna çıkışı ile başlasa da çok daha önceden doğu anadoluda rusyann kışkırtmalarıyla ayaklanan ermenilere karşı savaşmış,kurtuluş savaşının ilk ateşini yakmış büyük komutan.sonradan ismi atatürk'e düzenlenen izmir suikasti olayına karışmış ancak beraat etmiştir.kurtuluş savaşında verdiği hizmetler olmasa yine de beraat edebilirmiydi bilinmez ancak beraat etmesine rağmen ismet paşa döneminde kötü adam olarak görülmüş ve göz hapsinde tutulmuştur.
kurtuluş savaşı sırasında doğu cephesi komutanlığı görevini yürütmüş olan,atatürk'ün silah arkadaşı..
(doaaa, 08.05.2004 23:31)
kitapları şuan yasaklı olan
milli mücadele kahramanı
mareşalimiz.
kıymetini bil(e)mediğimiz doğu cephesi komutanımız..
1. tbmm'nin yeni açıldığı dönemlerde atatürk'e meclis iradesinin de üzerinde teknokrat bir yapı oluşturup ülkeyi o şekilde yönetmeyi yeklif etmiş; ama ataürk'ten milletin egemenliğinin üzerinde hiçbir gücün olamayacağı cevabını aldıktan sonra bir daha da teknokrasi bahsini açmamış olan kurtuluş savaşı komutanlarından.
(aytok, 02.05.2007 01:40)
5 ağustos 1946'dan 26 ocak 1948'e kadar
türkiye büyük millet meclisi başkanlığını yürütmüş, asker, politikacı.
milli mücadele döneminde mondros ateşkes anlaşmasına müteakip, osmanlı ordularının terhis edilme kararına uymayarak doğu'da askerlerini dağıtmamış, erzurum kalesi'nde bekletmiş olan kumandandır. milli mücadelenin ilk aşamaları olan güney cephesi'nde emekli veya muvazzaf subayların başlattığı hareketlenmeleri desteklemiş, şahinbey ve kartalbey gibi efsane savaşçılara moralen ve lojistik açıdan birçok fayda sağlamıştır. emrindeki birlikler ve kendisi çerkez ethem'in batı cephesi kumandanlığı'ndan tasfiye edilmesinden sonra batı cephesine kaydırılmıştır.
ümraniye'de bulunan bir mahalle. kaymakamlıktan 20 dakika yürüyerek muhtarlığa ulaşılır.(yeni muhtarlık) bir de araba pazarı barındırır. gördüğüm kadarıyla ümraniye'nin genelindeki konut/ site patlaması burada da başlamıştır.
15b kodlu otobüsle
santral, kavşak,
güzeltepe,
beylerbeyi üzerinden üsküdar'a ulaşılır.
askerlik mesleğinden ayrılıp siyasete atılmasının akabinde partisinin kapatılmasıyla işsiz kalmış komutan. erzurum'da m.kemal'in benimsenmesinde büyük rol oynayan komutan milli mücadelenin her anına alınterini katmıştır. gelin görün ki ömrünün son demlerini bahçesinde meyve sebze yetiştirerek idame etmek durumunda kalmıştır. bu devlet ona geçimini sağlayacak bir emekli maaşı bağlamayı bile çok görmüştür. siyaset vefanın önüne geçmiş, gazi silah arkadaşını unutmuştur. hatta paşa'nın anlattığına göre evi bir gangsterin evini arar gibi defalarca arannmış, yıllarca takip edilmiş, hakkında suikast planları yapılmıştır. inönü'nün ara sıra ufak tefek maddi yardımları olmuştur sadece. yine suikastin önüne de inönü'nün geçtiği söylenir.
kazım paşa'nın kitapları da uzun süre yasaklanmıştır. tıpkı rıza nur'un hatıratı gibi. resmi ideoloji'ye alternatif teşkil eden istiklal harbimizin esasları kitabı da, bir düello bir suikast kitabı da uzun süre "yakılan kitaplar" olmuştur. benim elimdeki baskıları ise sansürlü basılmıştır,akıbeti şu an nedir bilemiyorum.
evet, kemal kara'nın inkılap tarihi kitabının mutî müminleri, bir kısım mankafalar bunları söylememden muhtemelen memnun olmamışlardır. ulusçu devlet mitinin über-ahlaklı ikonlarının eleştirisinin cezasını sosyal bir linç girişimi ile can dündar yakın zamanda yaşadı. sanırım bu durum onun çektikleriyle sınırlı kalmayacak.
(umran, 30.12.2008 01:49 ~ 11:04)
islamcıların tuhaf bir biçimde sahiplendiği komutan. halbuki fikirleri tamamen mustafa kemal'le uyuşur. "osmanlı'yı sevmez"
cumhuriyet fikrine en az mustafa kemal kadar aşinadır. ismet paşa henüz cumhuriyet kelimesinin anlamını bilmezken...
(tatar, 19.05.2009 12:49)
karabekir paşa'nın çocukluğundan vefatına kadar tuttuğu günlükleri yıllardır yayımlanacak diye bekleniyor. paşa'nın halen hayatta olan kızları
hayat karabekir feyzioğluve
timsal karabekir yıldıran, osmanlıca okuyamadıkları için uzun yıllar bu günlüklerde neler yazdığını bilmeden yaşadı.
yapı kredi yayınlarıyakın bir zamanda bu günlükleri yayımlayacak.
yetimler babası diye de bilinir.savaştan sonra yetim kalan birçok çocuğu sahiplenmiş ve yeteneklerine göre eğiterek türk milletine kazandırmıştır.türk yılmaz marşının yazarıdır ayrıca.
ilginçtir ki kendisi hakkında bu kadar az giri/ilgi olan bir adam bu toprakların kazanılmasında en ön saflarda savaşan bir kaç adamdan biridir. hafızası zayıf milletiz diye boşuna dalga geçmiyor el oğlu bizimle.
kazım karabekir;
doğu cephesinin efsane kumandanı, atatürk'ün silah arkadaşı, atatürk'ü atatürk yapan adam, zamanının ilk muhalefet partisini kurup halkın da desteğini alarak iktidara emin adımlarla yürürüyüp genç chp hükümetini devirecekken kendini birden mahkemede hakim karşısında bulan adam... evet, şimdi yine derin yerlerde kalem oynatıyorum galiba.
bazen hayatımızdaki kelebek etkisini görüyorum. gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum. mesela şu şeyh said isyanı çıkmamış olsa, fethi okyar gibi ılımlı biri hükümetin başında olsa da terakkiperver cumhuriyet fırkası kapatılmamış olsa... olsa, olsa, hayaller. tarih acıtıyor canımı; keşkelere gömüyor çoğu zaman. fakat bir o kadar da gerçek kapılarını kapatıyor hayallerimin üstüne.
şeyh said isyanı başlatılıyor. aradan geçen onca yıla rağmen şimdiki gibi düğmeye basılıyor işte. sonra milli şef geçiriliyor tekrar başa. isyan bu yüzden çıkıyor aslında. görmemek için kör olmak lazım. zamanının pkk'sı bir nevi. yapay düşman... neyse. ardından inönü isyanı bastırıyor. takrir-i sükun çıkıyor falan. sonra sessizleşiyor millet. üç beş kişilik bir kalabalığa namluyu çevirip içlerinden birini rastgele öldürüyor gibi devlet. sonra hepsi susuyor işte. muhalefet partisi kapatılıyor. neden? lozan'ın hesabı mı sorulacak? iktidar korkmasa muhalefeti neden kapatır ki? sonra izmir süikasti çıkıyor ortaya. paşalar mahkemeye çıkartılıyor apar topar. idamla yargılanıyor cumhuriyetin çocukları. bizzati bu vatanı kuran adamlar!
mahkeme başkanı karabekir'e neden böyle bir süikast tertiplediğini sorar, karabekir'in cevabı sert olur;
"ali bey, ali bey! sivas kongresinde gazi'yi reis yapabilmek için ben kongre kapısında bir nefer gibi nöbet bekledim. onu reis seçtirdim. istiklal savaşını beraber yaptık. allah'a şükür zafere ulaştık. ondan sonra o beni bıraktı. ...... gibi adi politikacılara iltifat gösterdi. ben o seviyedeki adamlarla arkadaşlık yapamazdım. inklaplar kendi evlatlarını yermiş. ben de onlara kurban edildim"
zaten karabekir niye gaziyi öldürmek istesin. demokratik yollarla kazanacağını gösterirken tüm istatistikler, neden? zaten kazanacağı bir maçta neden hile yapsın?
kendisine o dönemki subaylar büyük destek vermiştir. mehkeme salonunu doldurmuşlardır. yani asker de biliyor aslında karabekir'in suçsuz olduğunu. mahkemeye tehtit mesajları yolluyor. eğer idam kararı verilirse ayaklanacaklarını söylüyorlardı.
ankara hükümeti bunları göze alamadı, belki de işin büyümesini istemedi. bunu yeterli gördü ve karabekiri tehliye etti. fakat tarihin tozlu sayfalarına da hapsetmekten geri durmadı elbet.
ah be karabekir, bu kadar dürüst adamı kaldırmazdı zaten siyaset. ya asardı, ya sürerdi. öyle de olmadı mı?
ruhun şad olsun...
istanbul hükümeti tarafından kendisine gönderilen mustafa kemal'i tutuklamasını isteyen telgrafa rağmen, "ben ve kolordum emrinizdedir paşam" diyerek milli mücadelede atatürk'ün yanında yer almış, bu ülkenin çok şey borçlu olduğu bir kaç adamdan biridir.
(bkz:
edirne hatıraları )" onmousedown="return bkc('4034023','+%60edirne+hat%FDralar%FD%60+')">
edirne hatıraları)