1. genelde birşey çıkmadığı gibi ortalığı da toz eden bu kötü milli piyango ürününden uzak durulmalı, yerine oynanabildiği kadar sayısal loto kuponu edinilmelidir.
  2. milli piyango idaresinin zamanında çok tutulan para tuzağı
    ödül kazanabilmek için 3 tane aynı para miktarını bulmak gereklidir
  3. içinde üç tane aynı miktar parayı bulma amacıyla ortaya atılmış bir nevi kumarhanelerdeki kollu makinayı andıran para tuzağı. yakın geçmişte bir adamın 10.000ytl kazanması üzerine kazı kazan satıcısı kuponu çalıp kaçmıştır.
  4. kazandığınız her ikramiyenin ödemesini yeni kazı kazan kuponları ile yapan milli piyano satıcıları sebebi ile, hiçbir zaman kazanç ile içinden çıkılamayan bir çeşit para tuzağıdır. diğer piyongo aktivitelerine kıyasla bir dezavantajı da tırnak aralarınızda bıraktığı o fosforlu ne idiği belirsiz maddedir.
  5. çocuk gece vardiyasından yorgun argın eve gelmişti.o haziran gününün kendisi için diğer günlerden herhangi bir farkı yoktu.aslında olmalıydı.çünkü o gün yaşadığı bu dünyaya geldiği gündü.ama hayatın koşturmacası ve daha önemli olduğunu sandığı dertlerin arasında bir önemi kalmamıştı o günün.çocuk yorgundu.bütün gece kaldırıp indirdiği koliler, yaptığı işin yorgunluğu ile tek yapmak istediği sızmaktı.evet sızmak uyku değildi bu çünkü.uyumak keyfli bir işti, bu ise olsa olsa sızmak olabilirdi.acıları unutturmak için uyumak yani sızmak, hatırlamamak birkaç saat öncesini.bunları düşünerek kapıyı açtı ve karşısında annesini gördü.tıpkı kendisi gibi yorgun annesini.saçları ağarmış, yüzünde annelere özgü o güzellik olan annesini.kendisine acıyarak bakan annesini.içten bir "hoşgeldin" ile karşılandı çocuk, "nasılsın, yorgun musun?" diye soruldu kendisine.çocukta en basit sorulara bile verilecek takat kalmadığı için cevapları oldukça yavandı, "nasıl olsun her zamanki gibi kaldır, indir".daha sonra anne çocuğa bir sürprizi olduğunu söyledi.gelmesini istedi peşinden.mutfak masasının üzerinde küçücük tek porsiyonluk, ucuzundan market çikolatalı yaş pastası vardı, üzerinde bir tane mumuyla."doğum günün kutlu olsun oğlum" dedi anne çocuk pastaya şaşkınlıkla bakarken.çocuk şaşkındı çünkü, adetten değildi bu evde doğum günü kutlamaları hele ki üç kuruşun yokluğunun çekildiği günlerde.bu evde doğum günü demek, doğum günü olan kişinin sevdiği yemeğin yapılmasıydı çok çok.çocuk duygulandı, içi acıdı annesine döndü," çok sağol anne" diyebildi ancak, fiziksel yorgunluğu beynini bile uyuşturmuştu anlaşılan.ardından anne iki tane kazı kazan kartı uzattı doğum günü hediyesi olarak."oğlum isterdim ki daha güzel şeyler alabileyim ama bu kadarı oldu ancak.belki büyük paralar çıkar da kendine güzel hediyeler alabilirsin" dedi anne gözleri yeri seyrederken.o noktadan sonra mutfak masasının kenarında olan tek şey mutlu göz yaşlarıydı.çocuk ağlamaya başladı, bunca zamandır içinde birikitirdiklerini döktü gözlerinden, anne de oğlunu yalnız bırakmadı.ağladılar bir müddet...

    merak edenler için, kartlardan amorti bile çıkmadı ama varsın çıkmasın.zaten o kartlar amacıyla kendilerini fazlasıyla amorti ettiler...
  6. kumarın en basit halidir.bir kere kazandınız mı,emek harcamadan elde edilen paranın verdiği rahatlığı bir kere tattınız mı geri dönüşü zor olan bir yola da girmişsiniz demektir.gün gelir kazı kazanlar yetmez iddaaya başlarsınız,asıl sizi sömüren odur aslında.ne zaman bir bayinin önünde kazıyan birini görsem yanına yaklaşıp "boşver kazıma zaten pek çıkmıyor"demeyi bir borç bilirim.siz de bulaşmayın buna,günahına değmez zaten.