şehir süperdir insanlarını sevmem.pek gençlere göre deildir ama arkadaş ortamın varsa oturup muhabbet edilecek bi ton parkı vardır.17 yılımı geçirdim.kurtulmak için ne dualar ettim.kurtuldum.önemli olanın mekan deil insan olduğunu anladım.
tarihi dokusu gerçekten süperdir.şehir planı, tam anadolunun ortasında olduğu için ve çeşitli yolların kesişiminde olduğu için çok düzgün tasarlanmıştır.sivas caddesi denen yer tam olarak tankların geçebilmesi için tasarlandığı için normalden çok fazla geniş tutulmuştur.renkli şehirdir.
şehir güzel.tabi ben daha insanlarına!!!!!! geçmedim. kayserililer kusura bakmasınlar ama tamamen objektif olacam.öncelikle şehirlerine bayılırlar. pardon hatta taparlar."övünmek gibi olmasın amma gayseriliyihk yani" lafını kulağımla da bir tanesinden duymuştum(filmedeki doğru yani). istanbul,izmir ve ankara'da olsalar bile başka şehirlerde kayserili olmaları onlara sanki bir üstünlük (bi bok) sağlarmış gibi hava atarak yürürler. kurnaz oldukları doğrudur ama kökeninde para ve isim hırsı yatar.kolayca kaypaklık yapabilirler. kemal sunal filmindeki dört kardeşin birbirini ekmeye çalışrak istanbul'a gitmesi (demekk ki altınlar dörde bölünecek ömer çavuş) abrtı değil gerçektir. eğer o an beraberlerse bütün işlerini ailece yaparlar ama dayanışmadan bahsetmiyorum, mal kuyruğunda biri beklerken öbür kardeş hem kaçmasını engeller hem de dışarıdan gelecek parazitleri lafa tutarak zaman kazanır.
eğer aranızda maddi bir menfaat yoksa( oha ki bu da mümkün değil) ya hiç size bakmazlar ya da severlerse çok iyi dost olurlar.(tek iyi yanları budur diyebilirim)
acaba kaç ( - ) atarlar şimdi bilmem. çok sevgili kaysericiklerine laf attım ya şimdi görün hepsi birlik olur basar.......
bunlar duyduğum değil gördüğüm sayısız örneklerin küçük noktalarıydı.ya uzak durun gitsin işte. plakası 38 olandan da çekinin ciddi ciddi çarpar bakmaz bile arkasına.(geçen sene ayağımın üstünden geçip bana küfretmişti sonra polisi görünce ah evladım bişeyin var mı demeye başlamıştı)
fakat gerçekten dediğim gibi kurnazdırlar ve hatta zekilik potansiyelleri vardır. ayrıca sabancı ailesi, mimar sinan ve abdullah gül onlardandır.
akp'nin yarısı onlardandır.zaten akp bu yüzden kayseride %70 ile rekor kırmıştır.ayrıca ekonomi iyiye giderken(sayılar öyle diyor) dış politikada rezil olmamız ve dentaş'a bile sırt çeviren bir hükümete sahip olmamız* bunun en büyük ispatıdır. adamlar para ve sanayide gerçekten iyiler ama hepsi o kadar!!!!! akp'ye küfrederken aslında bu adamlara ve onların yönetim anlayışına küfrediyorsunuz (ya da varsa eğer övüyorsunuz. burda eşit konuşacaz tabi)
bana dokunmayan ........... diyerekten bence uzak durun derim .tüm bunlar suçlama değil benim gördüklerimdir ve istisnalar (bkz. sakıp sabancı ) (bkz. mimar sinan ) kaideyi bozmaz.
beyazsaraya mobilya satmayı kendine hedef secen, kisi basina 1.3 fabrika dustugu iddia edilen "hacılar" diye cok asmis bir ilceye barindirma sansina sahip ilimiz...
-alacaksan kayseriliden alma. ibne olur onlar. iki kat fiyat söylerler, o fiyata satmaya kalkarlar. doğru adam değildir onlar.
-ben kayseriliyim
-ha anladın yani ne demek istediğimi
* maksat kimseyi kırmak değil şahit olduğum konuyla ilgili bir gafı paylaşmaktır.
haftasonları abazan erkeklerin fink attığı, atılan finklerin bayanlar tarafından toplanmak zorunda kaldığı şehir. havasından mı suyundan mı bilinmez orta yaş ve üstü insanlar milleti süzmeyi pek severler, kıyafetinizin hiç de aykırı olmaması bunu değiştirmez. olumlu yanları sosyal alanların ve spor imkanlarının geniş olması, yerleşimin ve altyapının çok düzenli olmasıdır. bunlar da yetmez onu sevmeye. bir kere genç şehri değildir, aşk şehri hiç değildir.
pastırma'nın başkentidir aynı zamanda.
ayrıca bazı marketlerine girer girmez pastırma kokusunu iliklerinizde hissedersiniz ki bu sizin o marketlerden hiç çıkmamanıza sebep olabilir.
akşam saat 8den sonra sokakların size ait olduğu memleket.. kediler bile sokakta gezmez geceleri.. araba kaçırıp öğrenmek için süper güzel caddeleri vardır.. direksiyonu çeyrek turdan fazla çevirmeniz asla gerekmez.. ayrıca erciyes taraflarında bağ evleri felan vardır, yapacak başka bir şey olmadığından bir kaç kişi toplanıp birilerinin bağına içmeye gidersiniz..
içinde kısa süreli de olsa iki kez bulunuşumun arasındaki 5 yıl boyunca şehirleşme açısından oldukça pozitif yol katettiğini gözlemlediğim şehir. bulunduğu bölgede gerek nüfusu gerek sanayisi açısından sayılı şehirlerdendir.
eski davutpaşa kışlası şimdiki davutpaşa kampüsünün koridorları bir öğrenci için ne ifade ediyorsa kayseri ve sivas caddesi öyledir işte.şehir düzeni ile istanbulun yanında bir avrupa şehri gibidir.anadoludaki medeniyetlerin ilk duraklarından biridir.birçok medeniyet için çok önemli bir yer işgal etmiştir.ticaretle bu kadar haşırneşir olmaları çok eski zamanlara dayanır.şu anda ticari başarı denince akla ilk gelen şehirlerdendir.sadece pastırma değil sanayinin birçok dalında meşhur bir sürü markası vardır.istikbal,ipek mobilya ve yataş bunlardan bazılarıdır.15'in üstünde sanayi ve organize sanayi bölgesi vardır.birinci derecede önemli olan ticari hayattır.küçükken ticaret yapmak için gelecek vadetmiyorsan o zaman okula gönderilirsin.
doğup,büyüdüğüm ve bundan da her zaman övünç duyacağım şehirdir her şeyden önce.evet pek iyi bir imajı yoktur türkiyemizde ama bunun sebebi daha çok önyargıdan kaynaklıdır.insanlarının para konusunda çok cin oldukları doğrudur hatta cok iyi de pazarlık yaparlar,para harcamayı cok sevmezler yani biraz kısnıktırlar bizim oraların tabiriyle ve kayseri'yi gerçekten çok tutarlar.hatta kayseri'ye anadolu'nun paris'i derler.
kültürel açıdan eski zamanlara oranla şimdi çok daha iyi durumda olduğunu düşünüyorum ve bunu orda yaşayan herkes çok rahat gözlemleyebiliyor.bunun en büyük sebebi de erciyes üniversitesidir.çok kısa zamanda bir sürü bölüm açıldı ve çok da güzel bir kampüse sahip.şehir yollarının büyüklüğü ile ünlüydü bundan sonra da alt geçitleriyle ünlü olacağa benziyor çünkü geçen yazdan beri raylı sistem getirmeye çalışıyorlar.bu aralar biraz dağınık,her taraf eşilmiş durumda ama eminim bitince çok güzel olacak.
tarihle dolu bir şehirdir gerçekten her köşe başında bir kümbete rastlamanız an meselesidir.hatta gevher nesibe tıp tarihi müzesi yani dünyanın ilk hastahanesi de bu şehrimizde bulunmaktadır.
ve şehrimin en sevdiğim yönü de yemekleriyle ünlü olmasıdır.mantı,katmer,kete gibi hamur işleri en çok yapılan ve tüketilen yiyecekler arasındadır ve tabiki pastırma ve sucuğun hası da kayseridedir.
bıraksanız hakkında sayfalar dolusu yazılar yazabileceğim ve çok özlediğim yegane memleketimdir.
belediye otobüslerinde''huzur şehri''olarak adından bahsettiren kayseri gerçekten de bir huzur şehridir,hatta zaman zaman fazla huzurlu olduğundan yakınılır.doğup,büyüdüdüğüm huzurlu memleketim;tarihi dokusu,düzenli altyapısı,sanayisi,ticareti ve son zamanlarda yükseliş gösteren futbol takımlarıyla dikkatleri çekmektedir.bir milyonun üzerinde nüfus barındıran güzel bir anadolu ilidir...