|
|
- kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır.
anlatayım. birkaç gün önce şehirlerarası otobüs yolculuğu yapıyordum. gecenin bir yarısı susamış olarak uyandım. muavini çağırmak için kırmızı düğmeye bastım. önümde oturan adam uyumamış olacak, dönüp bana baktı. ben de kendisine baktım. bakışıyoruz. dik dik. niye bilmiyorum ama sanırım bana ağız burun dalmak üzere. önce "cık cık"ladı. sonra etrafımızda uyuyan bazı yolcuları uyandıran o boru sesiyle muavini neden çağırdığımı sordu. kendisini adam yerine koyarak su istemek için çağırdığımı söyledim. aynı soruyu tekrar sordu. ben de cevabımı aynen tekrar ettim. yine aynı soruyu, bu sefer daha yüksek sesle sordu. uyanmayan yolcular da uyanmıştı. ben de üçüncü kez, aynı kelimeleri ve alçak ses tonumu kullanarak su istemek için çağırdığımı söyledim. gecenin bu saatinde muavini çağırmaya utanıp utanmadığımı sordu. utanmadığımı belirttim. kalktı, döndü, koltuğa dizleriyle oturdu, yükseldi, daha da dik bakmaya başladı. adrenalin salgılamaya başlamıştım, kendisine dalmak için bana vurmasını bekliyordum. sonra nereden aklıma geldi, nasıl düşündüm, zembille mi geldi, gökten mi indi, nasıl oldu hiç bilemeyeceğim ama -genelde küfür haznesi geniş biri değilimdir zaten- dudaklarımdan şu kelimeler döküldü:
- otobüste tanımadığı bir erkekle kavga eden erkekte gizli eşcinsellik vardır!
adam dondu kaldı. muavin anında gülmeye başladı. fakat asabi yolcu dahil herkes bir süre dondu kaldı. derken benim yanımdaki adam ve bir kaç kişi gülmeye başladı. asabi ayı hala benim ne dediğimi, ne demek istediğimi, ne anlama geldiğini düşünüyordu. yanındaki arkadaşı da gülmeye başlayınca bozuldu. bir-iki küfür mırıldandı ama moralman bitmiş olduğu için çok etkisiz kaldı. döndü ve oturdu. açıkçası ne dediğimi, ne demek istediğimi, ne anlama geldiğini ben de bilmiyorum ama kayser sozer'in üslubu o gece çok işime yaradı.
kendisine tekrar teşekkür ediyorum.(mavio, 07.12.2007 01:27)
... toplu gösterim ... |