|
|
- bir şarkının, kaynar kazana atılmasını tavsiye ettiği şahsiyet.
- bir sofraya gittiğimizde kendisinin bizi sevdiğini öğrendiğimiz şahıs
- 10.level kayın valide
(mavio, 02.05.2004 21:29)
- eşinin annesine verilen ad.
- eski çağlarda bile gelinlerine eziyet etmekten hoşlıyorlarmış. hatta kadının biri kocasına çektiği azabı anlatan çivi yazılı bir tablet bile göndermiş. anlıyacağınız insanlığın gelişmesinde büyük bir oynamışlar yazıyı oraya buray geliimlerine yaptıkları sayesinde iletebilmişler.
(bkz: vay kaynana vay)
- (bkz: kaynanayı ne yapmalı)
(bkz: sık sorulan sorular)
- zor kadın.
(bkz: huysuz ve tatlı kadın)
(bkz: ben de bilirim beyim de)
- farsçadaki kaim kelimesi ile ana kelimesinin birleşmesi ile oluşmuş kelimedir.
(bkz: kaim)
- evlendiğinde önceliklerini yeniden sıralaması gerektiğini anlıyamamış kişinin olaya annesini dahil etmesi sonucu oluşan kaosun sorumlusudur. cinsiyetler çok farketmez aslında kadın veya erkek . yeni aile kurduğunun bilincine varamayan bu insanoğlu hala anne sözü dinlemekte inat edince kaynana olgusu çıkar ortaya. annenin çocuğu koruma radarları onu doğurduğu andan itibaren açıktır aslında. çocuk kendi ayakları üzerinde durabildiğini annesine hissettirmeli ve eşine verdiği değeri ortaya koymalıdır ki anne kendini geri çekebilsin. kişi eşinden sitem edip, annesine şikayet ettiği anda karşılıklı kırıcı sözler söylenir. aslında istenen mutlu olmaktır. evlilikler mutsuz olmak amacıyla kurulmaz ki. karşımızdakine bir evlilikten ne beklediğimizi anlatır ve bizde anlattıklarımızın arkasında durup uygularsak işte o anda kaynanasavar koruma kalkanını oluşturabiliriz.
- sürekli anlatılanlardan,çizilen kötü imajından dolayı,genelde insanların irkilmesine sebebiyet veren kişidir.
korkunun sembolü olarak süregelen birşeydir kaynanalık mertebesi.
babaneme bakınca böle bi durumun olamayabileceğini de görmüş bulunmakla beraber,düşündüğümde,kendi yerime koyduğumda anlıyorum ki...
zor olunması çok doğal..
kendi çocuğun ya,parçan,belki tamamen araya girme,karışma gibi ekstrem durumlar dışında normal buluyorum taraflı olunmasını...
ilerde kaynana olabilme ihtimali olanlar tekrar düşünmeli!*
- kayınanne demeyi tercih ettiğim, sabır abidesi, sevgi teknesi, saygı duyulası, eli öpülesi varlık.
saatlerce sıkılmadan sohbet edebildiğim, hoşgörüyü, sebatlı olmayı, paylaşabilmeyi, bir kadının eşine nasıl davranması gerektiğini öğrendiğim güzel sözlü, güzel huylu insan.
bana zaman zaman "annemden daha mı fazla seviyorum acaba? " sorgulamasını yaptırmış, yapmacıksız, doğal kadın.
yıllardır her "anne" diye seslenişimde, "annem" diye cevap veren, daha diyalogun birinci dakikasında beni kendine bağlayan tombalak hatun. bi' kere de şaşır da efendim falan de, beni de şaşırt. nerdeee.
maruzat: bu giriden yaklaşık iki ay sonra kendisine yumurtalık kanseri tanısı konulan, buna rağmen aslanlar gibi savaşını veren güçlü kadın.
- önceleri oğluyla arası vasatlarda bir yerlerde iken, oğlu "evli erkek" sınıfına girince; ya da onun bilinçaltındaki ifadeyle "el kızının koynuna girince" su geçmez hale gelen, biricik sevgili oğlunun çilekeş anası oluveren türk kadınıdır. bir zamanlar kendisinin de çiçeği burnunda bir gelin olduğunu unutup, elin kızına, 1 numaralı rakip gözüyle bakar ve evrendeki en egoist ve kıskanç insan olup çıkar.
türk aile sisteminden soğumama sebep olan kişidir.eğer damat beyler annesiyle eşine olan sevgisini ayıramazsa, evliliklerin yıkılma sebeplerinden biri olur.
(muhakkak istisnalar vardır.. görmeyi umarım..)
- (bkz: anlatılmaz yaşanır)
- kaynana dediğimiz bir insandır; eşi olup üstüne bir de eşlerinin annesi olanların sahip oldukları güzide insanlar...
iyi de olsa kötü de olsa sevilmezler, zira hemcinsleri onları "adım çıkmış 9a inmez 8e" şeklinde bir cümlenin manasına denk pozisyona mahkum etmiştir.
bu tür ne yaparsa yapsın olumsuz algılanır davranışları ve bana şunu düşündürür; bir kadın ne kadar iyi olursa olsun çocuğu evlendiğinde kötüdür, o zaman her kadın potansiyel bir kötüdür.
- semra hanım
- genç olanları asla makbul olmayandır, yanlış anlaşılmadan yaşlı olsun erken gitsin mantığı olmadığını ekleyelim, allah tüm analara uzun ömür versin diyelim hatta... şimdi bu genç kaynanalar, 45-55 yaş aralığında anlamsız bir rekabete girer, oğluyla kanka olmaya çalışır, gelinle yarışır... düşünsenize gelin kaynana aynı saç modeli, çizme için dar pantolon yan yanalar... kaynana dediğiniz, elde danteli, göz de yakın gözlükleri ile veletlerinize bakar... budur...
(heidi, 15.11.2007 16:13)
- bağdaş kurduğunda piramit şeklini alan canlı.
- (bkz: ankaralı turgut)
ben bir karabiberim
yuvarlanır giderim
çok konuşma kaynana
kızın alır giderim
<nakarat>
(cadaloz kaynana)
kaynana kaynana
acıyorum sana
kaynana değil de
dört bacaklı dana
</nakarat>
duvara çaktım kazık
kaynanam ölmüş yazık
öldüğüne acımam
bi top kefene yazık
<nakarat />
ay doğar ebek gibi
gün doğar çiçek gibi
öyle bir kızın var ki
kaymaktan bebek gibi
<nakarat />
- toplu yürüyüşlerde geride bırakılandır, şimdi bir dişi olarak yaşlanıp kaynana olduğumda gelinin beni arkada bırakıp oğlumla yürüdüğünü görsem, koşup arkadan üstüne atlarım, ne pis bir duygu olmalı. yaşlıları geride bırakmayın, adımlarınızı küçültün, bir şey yapın...
(heidi, 10.03.2008 10:42)
- sözcük anlamı olarak kayınvalideden hiç farkı olmamasına rağmen, herhangi bir cümle içerisinde "kayınvalide" yerine kullanıldığında sözkonusu kişi ile geçinilemediği altyazısı devreye girer.
tehlikelidir (kadının kendisi değil, sözcük)
tarihteki birtakım efsanele örneklerinden olacak, bir kaktüs cinsine isim vermiştir, (bkz: kaynanadili)(labarba, 10.03.2008 12:31 ~ 12:31)
- gelenekler doğrultusunda, kendisine "anne" demenizin beklendiği insan.
|