1. kendisi kaynakçı olan amcamdan yıllarca gözlemlediğim kadarıyla, gözlere patates koyarak düzeltilebilen bir rahatsızlık. elektrik kaynağı sırasında oluşan ark ışığına doğrudan bakmaktan kaynaklanıyor.

    şimdi bu demirci diye tarif ettiğimiz insanlar, genelde proje bazlı calıştıklarından, çalıştıkları inşaat bitince, bir süre işsiz kalıyorlar, sonra yeni bir projeye başlarken, gözleri bir süre dinlenmiş olduğundan, yeniden kaynak alıyor gözlerini.

    gözleri umut sarıkaya karikatürlerindeki gibi kızıl kızıl damarlanmış bir insan görürseniz, bilin ki kaynak almıştır o adamın gözünü. sevin onu.

    sürekli fotokopi çeken insanlarda da benzer bir rahatsızlık görülüyor sanırım, fotokopiciler kaynak maskesi takmak yerine, havaya bakıyorlar.

    ukteyi veren azureel şöyle bir not bırakmış:
    "metallerin kaynak yapılması sırasında, çalışma bölgesindeki parlak ışığa (akkor metale) bakan kişilerde oluşan rahatsızlık. çok parlak noktada kısa süre bile olsa koruma gözlüğü olmadan bakınca oluşabiliyor galiba. kaynakçılarda (kaynak ustalarında) ve işe yeni başlamış "aaa noluyo orda negzel kaynak yapılıyo aa negzel" diyen sazan mühendislerde olurmuş. aşırı uyarılan ışık almaçlarının acı vermesi söz konusu, ayrıca geçici körlük gibi belirtileri var sanırım (bilen yazsın). göz damlası uyguladıktan sonra göze patates basmanın iyi geldiği söyleniyor."
  2. elektirik ark kaynağı yapan kişilerde oluşan durum şimdi normal şartlar altında "okulda öğretilen biçimde" yaparken özel maskesiyle baktığınızda gözünüzü kaynak almaz.lakin iş pratiğe geldiğinde tutturulacak demir veya borunun punta atılması gerekir.bunun içinde mecburen 1 elinizle boruyu diğer elde elektrot olduğu için mecburen punta atarken hedefe nişan alınır ve tam elektrok metale değdirilecekken gözler kapatılıp punta atılır.lakin gözü zamanında kapatmak önemlidir burada eğer kapatmazsanız kaynak gözünüzü alır ve hemen kendini belli etmez ertesi gün uyandığınız zaman gözünüzü açamayacak olursunuz gözler kan çanağı olmuştur (acısı sonra çıkan cins). birde şöyle bir rivayet vardırki gözü kaynağın ışığı almıyormuş elektroktan çıkan duman göze girmesinden dolayı oluyomuş o konuda pek bir bilgim yok ama dediğim gibi kaynak gözünüzü aldımı büyük ağrısı vardır . patates konur veya doktora gidilip bir damla vs alınabilir.
  3. kaynak alması hemen hemen (ustanın ustası dahi olsa) her kaynakçının başına gelir. hayatında en az bir defa yaşar bunu. lakin genelde ustalar bunu kendi yaptıkları kaynağa değil de başkasının yaptığı kaynağa bakarken yaşıyorlar. dalıp gidiyor adam. kimbilir aklından neler geçiriyor o an, ama dalıyor, arkadaşının kaynağına dalıyor ve gözü gece sabaha kadar yanıyor.

    tarif edildiği kadarıyla "gözünün içi topluiğne ile oyuluyormuş gibi" oluyormuş. o süreçte baktıkları her yeri parlak görürlermiş. sanırım kalıcı görme kusurlarına da yol açabiliyormuş. geçici olanın çaresi gözü dinlendirmedir. patates iyi gelir derler. yoğurt koyan olur. ama esas acıyı dindiren şey anne sütüdür. evet, eğer kaynakçının böyle bir şansı varsa çocuğunu emziren bir kadından rica edilir, birkaç damla sütü çorba kaşığına koyması için yalvarılır, sonra o süt göze damlatılır. en iyi o toparlıyormuş. konuyla ilgisi yok ama, anne sütünün kulak iltihaplarına da iyi geldiği söyleniyor. gözdekini bilmem de, kulaktaki fayda anne sütünün antibakteriyel yapısından kaynaklanıyor olabilir.
  4. eğer "baktığın her yerde kaynak ışığını görmek" terimini yaşıyorsan bil ki gözünü kaynak almıştır arkadaşım.

    kaynak elektrodu ve elektrodun temas ettiği metal yüzeyde meydana gelen kaba tabirle keskin mavi bir ışığın çok kısa süreli olsa dahi direk bakılmasıyla oluşan bir şey. çok afedersiniz yarrak gibi birşey.

    ha, bu sadece kaynak yaparken değil kaynak yapılacak yeri tuttururken (puntalama) de oluyor.

    çok kötü lan, çipil çipil akıyor gözlerim. batıyor. kapatsam bi türlü, açsam öbür türlü. evdeki 1 kilo patatesi bastım bana mısın demedi. gözlerimi çıkarıp buzlu suya yatıracağım sabaha kadar. evde güneş gözlüğü ile dolaşma fantazisini yaşatıyor adama. çöpü almaya gelen apartman görevlisine bu yüzden rezil olduk. adam bir de "abi çok güneş var hakkaten, meheh" diye taşak geçti. (ağla1)