aslında seni gördüğüm an içimden dedim ki 'ne kadar aydınlık bir yüzü var.ben kesin birşey yaşayacağım bu çocukla'
yanılmamışım.
ilk başbaşa görüşmemiz sonrası beni eve bıraktıktan hemen sonra mesajın geldi:'hayatında bana bir yer var mı?'
ve film başladı.
çocuktun,adamdın,kadındın,duyguydun,inceydin.birçok ruhu aynı anda taşıyordun içinde.
iniş çıkışların vardı.küsüp gitmelerin vardı.
üç yıl boyunca bir küs bir barışık.barışıkken eğlenceli,küsken acımasız/düşman günler yaşadık.
benim için çok şey yaptın,biliyorum.çok sonra anlattın:'sokakta bile yattım'
zaman zaman dellenip tası tarağı toplayarak ailenin yanına taşınır bunu benden gizlerdin.görüşmek için şehirlerarası işkence yolculuklarını bilip üzülmeyeyim diye.
hep adım attın.hep seni durdurdum.hep hızla yürüdün bana hep temkinime çarptın.
sudan bir sebeple tartıştık.
aman nasılsa vazgeçecek değil.bu da öyle bir kavga dedim içimden.
'birgün yine bana insaniyet namına (!) mesaj atacak,barışacağız.'
birkaç gün senden ses gelmedi.mailinin şifresini buldum ve girdim.
bir kadınla yazışıyordun.yurtdışında yaşayan bir kadın.üşenmedim gün gün takip ettim.birkaç gün içinde evlendiğin haberini okudum.
protokol eviliği dedim.kendini yurtdışına atmak için.
bir süre sonra başladı insaniyet namına aramaların.şaşırmadım.döner bu kesin dedim.dönmedin.
çocuğun olduğu an anladım yittiğini.
benden çoktan gittiğini.
tatil için geldiğin bir dönem görüştük.herşey karmakarışık oldu içimizde.
bir taraftan mesafeler,geçen zaman yok olurken zihnimizde diğer taraftan aramızda açılan çizgi berrak ve keskin oturdu içimize.
sana garip gelecek,
yitirdiğim en büyük şey ;
beni delice seven bir adamdan ziyade
hafta üç , biz beş kaygısızca beyoğlunda dolaşan ,türlü manyaklıklarla bitip bitip başlayan
ikimiz.
(bkz:
@3612421)