"son pişmanlık neye yarar herşeyin bedeli var" şeklinde müslüm babadan şarkı söyleten durum
"don't it always seem to go, that you don't know what you got till it's gone." ile counting crows'un (bkz:
big yellow taxi) ile vurguladığı olay. kabullenince geçer, azıcık karın ağrısı, sonra hayata devam...
kaybedilen şeye göre değişir.zira bu bir kalemse pek de bir şeyin farkında olma durumu gerçekleşmez insanda.
en tipik insan halidir.elimizdekilerin değerini bilmeden atıp tutmak ve sonunda değer vermediğizce yalnız bırakılmamız ile birçok şeyin kafamıza dank etmesi sonucu,o şeyin değeri anlaşılır.ama dönüşü olmaz.
genelde "zaman" kavramı için kullanılır cümle "keşke..." ile devam eder.
cinderella'nın güzel şarkısı
don't know what you got till it's gone'da güzelce anlatılmış histir.
en insanca duygudur. eşeğin değerini bilmek için önce kaybetmek gerekir. birşeyin yokluğu ile karşılaşılmayınca varlığı birşey ifade etmez.
(bkz:
eşeğini kaybedip tekrar bulmak)
insanın başına gelebilecek en kötü durumlardan biridir.şu sıralar şiddetli derecede yaşadığımdan biliyorum çok zor bişey.ama eninde sonunda her insanın yaşayacağı bir durumdur da.insana zor günlerde sabırlı olmayı,direnç kazanmayı öğretir.çektirdiği acılara son vermek için zaman gelir herşey feda edilebilecek hale gelinir.
(eomer, 01.09.2007 17:51)
kaybedilen eğer bir insansa çok kötü koyan durumdur. hele ki yalnızlığın en derinden hissedildiği anlarda...
çok pis koyar.
(bkz:
allahım neydi günahım)
hep öyle değil midir? elindeyken, sahipken hiç bir şeyin değerini anlamaz insan. kaybedince de hayıflanır, söylenir.
hiç gitmeyeceksin sanmıştım seni
oysaki bir baktım yoktun.
tüm yokluklar sana dair oldu birden
ve ben anladım ki
değerin ancak kaybettikten sonra anlaşılıyordu.
yanılgıdır.
aslında anlaşılan kaybedilenin değeri değil, ona ne kadar bağımlı olunduğudur. insanı korkutan veya üzen kayıptan çok, ona bir daha ulaşılamayacak olunması, onun yarattığı alışkanlığın farkedilmesi ve bundan dolayı duyulan acizlik hissidir.
' hep sonradan gelir aklım başıma benim, hep sonradan sonradan...'
döküntü yazlığımız istimlake kurban gidince farkettiğim olgu. nasıl da sıfırdı denize, nasıl da eserdi akşamları, ikindi çaylarında.
(aliha, 05.10.2009 12:29)
"terk edebilme gücü"ne sahipsen; "o"nun değerini anlamak için kaybetmene gerek yoktur onu.
bir kadın geçmişini siliyor tüm zorluklara inat
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
sen beni hep sevdin ,
uzaktan uzağa kimi zaman yakınımdan.
bazen okşayan ellerindi, bazense yüreğin
bense küçük bir kızdım ozaman
hastanede su alırlardı karnından,
bense korkardım hastahane soğukluğundan.
kocaman bir dev olurdun o bir göz odalı evde
sonra yavaşça küçülmeye başladı heybetin;
hallerin pek bir mahsunlaştı son zamanlarında.
bana uzun uzun bakar bakar dalardın;
dede deyince gözünle çağırır koklardın beni.
ve ben kıymetini sen gidince anladım
yanılgıdır. anlaşılan, onun değeri değil yokluğudur. bulduğunuzda ise yeniden varlığı sizi rahatlatacak ve öylece kalacaktır. paniğe mahal yok, bir daha kaybetmeyin, her kaybın telafisi yoktur.
zaman, para ve sağlık konularında en bir doğru söz.
eksi alacağımı bile bile:
(bkz:
bekaret)
verin amına koyum.