belki ilginizi çeker
  1. · kavram kargaşası
  2. · türkiye de ırkçılık yoktur
  3. · verirse kaşar vermezse orospu
  4. · eski sevgilinin nette yeni sevgilisiyle oynaşması
  5. · köy pornosu
  6. · gözü kemalizmden başka şey görmeyen türk solcusu
  7. · kuranda kadınla ilgili birçok hadis var
  8. · wachowski biraderlerin terörist olması
  9. · sümük aktığında etrafta selpak olmaması eğilimi
  10. · sonsuza dek
gündem
  1. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  2. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  3. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  4. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  5. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  6. · disko kralı
  7. · günün tek şarkılık özeti
  8. · annelik
  9. · askerlikten kaçma mazeretleri

kavram karmaşası  

  1. bunun ileri düzeyde olanına, bir tür hastalık sayılanına, afazi denir. afazide kişi kelimenin anlamını unutur ve ona hiçbir şey ifade etmez. alev alatlı schrödingerin kedisi adlı eserinde bunu türklerin genel hastalığı olark muhteşem bir imgeyle sosyal eleştiri düzleminde ele almıştır. çok yerinde bir tespittir. türkiye üzerinde oynan oyunlarda, özellikle amerikan hükümetinin türklerde afazi hastalığını yarattıklarını ve kavram karmaşassına sebep olarak istediklerini ele geçirdiklerini anlatır..
    "neler ouyor bize" diye düşünenelerin okuması gereken bir yapıttır. bilimsel verilere rahat bir anlatımla ulaşabilirsiniz. sanırım "metal fırtına" ve türevleri olan kitaplardan çok daha faydalı ve inandırıcıdır.
    kurtlar vadisi sevenler için pek de matah değildir, okumasın onlar...
    (betty blue, 27.03.2006 13:16 ~ 13:17)
  2. ali mert'in, günümüzde deforme edilmiş şekilde sıkça kullanılan on kelimenin kökenlerini, nasıl bu şekilde deforme olduklarını açıkça anlatan, dilimden "sanat sepet işleri" lafını atmamı sağlayan kitabı.

    bunu okuyan bunu da okusun: ali mert - omurgayı çakmak.
    (chaghdash, 27.03.2006 15:35)
  3. ideolojilerin içinin boşaltılması ve insanlar tarafından yanlış anlaşılması.

    devletçilik --> sosyalizm

    milliyetçilik --> faşizm

    laiklik --> dinsizlik
    (strateji, 30.04.2006 01:04 ~ 04.09.2008 15:45)
  4. (santimantal, 03.09.2007 22:47)
  5. öylesine ivmelenmiş durumda tüm kavramlar yakalamakta zorlanıyorum. internet hiç de girdiğim gibi değil. o kadar fazla kavram ve yenilik aktarılmış ki, hangi birine yetişeceksin? hangi birine? teknoloji zaten başlı başına kopmuş durumda. müzik de eski dinlediğin müzik değil ki, bildiğin müzik grupları sadece best of larda karşına çıkıyorlar artık.

    öylesine değişmiş ki yaşamlar. eskiye dönmekte zorlanıyorum. ve daha sonra aman be! diyorum. sebep ne? eskiye dönmek için sebep ne? ileriye bakıyorum. yetişemeyeceğim kadar uzaktalar. geriye bakıyorum. geriye gidemeyecek kadar ilerideyim. geriye gidemeyecek kadar hatalarla doluyum. bırakıyorum. umursamıyorum. tüm eskiye aitliklerimi. parkurun kenarına oturuyorum. önümden kendim geçsem, beni tanımayacak durumdayım.. öylesine zor zamanlar ki ve tüm kavramlardan bezdirici hayat ki bu. artık hiç bir yarışı kazanamıyorum. yarış bitene kadar parkuru dolanıyorum ben, ellerim cebimde. alın! kavramlar sizin olsun...

    -alıntıdır-
    (lastrose, 06.12.2007 13:14 ~ 14:26)
  6. önce kavramlarda anlaşalım.. ifadesinin kullanılması gereken durumu anlatır.
    (paradasim, 20.03.2008 03:39)
  7. çok düşünen ruh mu dersin birey mi dersin homo sapiens mi dersin, işte onun önce ikiliklerle başlayıp, sonrasında arapsaçına bağladığı çatallanma durumudur.
    felsefe denen şey bunu üretir bi de çözmeye çabalar ne ilginçtir değil mi ama?
    (uzletgüzin, 21.03.2008 23:55 ~ 23:58)
  8. her şeyi bombok edip aşağıya oturmak. her yerde, tavus kuşu edasıyla her şeyi ben bilirim, çok makul yorumlarım var memleketi de feciii kurtarırım diye gezinmek.

    bu ülkede hiç kimse kendisini ilgilendiren hiçbir şeyi, işleyişini geçtim, anlamını adabıyla bilmediğinden, kriz üstüne kriz yaşanır. bunlara örnekler verelim; cumhuriyet, demokrasi, kararname, yasa, veto, başkanlık sistemi, parlamenter sistem, referandum, danıştay, yargıtay, savcı, hakim, anayasa mahkemesi.

    her şey her şeyin yerine kullanılır. böylece ortaya şunun gibi komik şeyler çıkar;

    demokrasi:

    gerçek anlam : yönetimde herkesin eşit oy hakkında sahip olması.
    kullanılan anlam : demokratik bir ülkede yaşıyorum, öyleyse arabamı yolun ortasına park edebilirim.
    sonuç: sıçış.
    (cant a thing with ashes, 26.05.2009 14:02 ~ 14:04)
  9. türkiye'de çokça görülen durum.

    * "üniversiteye türbanla da girilsin, che tişörtüyle de".

    türban türkiye'de şehirlerden en ücra dağ köylerine kadar nüfuz etmiş bir kültürel kodun uzantısıdır. che pek de taraftar bulmayan bir ideolojinin türkiye kırsalında pek bilinmeyen bir mensubudur. her iki simge arasında mobilizasyon yeteneği açısından dağlar kadar fark vardır.

    * "ulus ve etnisite. kürt diye bir etnik grup var o zaman devleti de olmalı".

    geçmişte osmanlı diye bir etnik grup hiç olmadı. bugün amerika'da milyonlarca hispanik ve zenci var bağımsız veya federe bir devletleri yok.

    * "ermeni tehciri bir soykırımdır bunu dünya tanıyor".

    bm kurucu anlaşasına göre bir halkı yaşadıkları yerden göç ettirmek soykırım kapsamına girer. hiç kimse öldürülmüş olmasa bile! türkiye'de bir tehcir olmuştur. türkiye ile ilgilenmeyen çeşitli ülke milletvekillerine durum anlatılırsa bunların "soykırımı tanıma" yönünde oy kullanması doğaldır.

    buna rağmen aynı kurucu anlaşmada kendi kendini yönetemeyecek durumda olan devletler için bir vesayet rejimi öngörülerek sömürgeciliğe kılıf da uydurulmuştur. aynı milletvekilleri bu bağlamda mali iflasını ilan etmiş izlanda'nın vesayet altına alınması için oy kullanmazlar.

    * "türkiye kıbrıs'ta işgalcidir; bm kararı var".

    bm anlaşmasının 7. bölümünde saldırgan devletlere nasıl davranılacağı açıkça beyan edilmiştir. bu davranış yöntemleri ekonomik ablukadan başlayıp kara, hava ve deniz gücünün kullanımına kadar gider. 6. bölümde ise "uyuşmazlıların barışçı yollardan çözümü" ile ilgili önlemlerden bahsedilmiştir.

    bm türkiye'nin kıbrıs barış harekatı ile birlikte genel kuruldan bir karar çıkarmış ola da bunu hangi bölüm, hangi maddeye aldığını belirtmemiştir. bm'nin bu gibi durumlarda madde belirtme teamülü yoktur. bugüne kadar türkiye'ye tavrı "bir uyuşmazlığa taraf devlet" tanımının ötesinde değildir.
    (yer demir gök bakır, 03.10.2009 20:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil