gündem
  1. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  2. · dünyanın en seksi şarkısı
  3. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  4. · aşk ı memnu
  5. · sözlük yazarlarının itirafları
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · öğretmenler günü
  8. · molla hüsrev
  9. · götoş

kavaklıdere sineması  

  1. bir zamanlar tunalı’nın göbeğinde bulunan sinema idi. üzülerek söylüyorum bunu çünkü artık öyle bir sinema yok, kapandı. tam nedenini bilemiyorum ama o küçük salonlarını bile dolduramaz durumdaydı. nedeni biraz da bütün türkiye genelindeki sinemalarda gösterilen programın dışında bir program izlemesi olabilir kanımca, ancak festival filmleri ve avrupa sinemasının örneklerini görmek de keyifli olmuyor değildi. bu nedenle de holivud tarzı ekşın görmek isteyen seyircileri çekemiyordu salonlara.

    güzel filmler izlemiştim kavaklıdere sinemasında. hadi biraz da avrupa sineması izleyelim denildiğinde uğranacak ilk duraktı, özel gösterimleri de ilgi çekerdi. tunalı’da gezerken hadi “sinema” dediğimizde uğradığımız küçük bir sinemacıktı. hepsinden başka değişik bir ruh vardı kavaklıdere sinemasında, çekici bir eskiliği vardı.

    son gidişimde içerideki film afişlerini kaldırdıklarını gördüğümde tadilat benzeri bir olay var sanmıştım sinema saatlerini kontrol ediyordum, tam o esnada kapandı dediler. sessiz sedasız kapanmıştı sinema. üzüldüm…
    (ardaarda, 09.09.2007 00:01)
  2. evime beş dakika mesafede olduğundan canım sıkılınca kendimi attığım, ilk göz ağrım aslan kralı seyretmiş olduğum, içinde hoş bir dekoru olan sinema. artık tunalıdaki tabelası ve içine girilirkenki pasajın karanlığı göze çarpıyor. neden kapandı ki şimdi dedirtiyor insana. buruk bırakıyor
    (niya, 09.09.2007 00:06)
  3. sinemaya giderken; filmin güzelliğinden çok, sinemanın tikileri çekme kapasitesini önemseyenler yüzünden kapanan sinemadır. ne yazık ki müdavimi o salon beyleri ve hanımefendiler yetmedi sanıyorum.

    kavaklıdere, çocukluğumdan ilk gittiğim günden beri genel tarzı itibariyle hiç değişmedi. girişinde hep biletçi çocuk bekledi. genelde iş yapmayan kafeteryası hep aynı kaldı. yerler betondu. girişi sinemadan çok pasaja benzerdi, kapı camlar falan. biletler hiç dokunmatik makinelerle alınmadı. ve yine benzer makinelere biletler hiç okutulmadı. ama sanırım gidenlerine bunlar hiç dokunmadı.

    kapandığı zaman bir bayanın biletçi çocukla konuşurken söylediklerine kulak misafiri oldum ki "x bey kapatmazdı burayı. bir nedeni vardır." diyordu. bana ne kardeşim ben sinemamı istiyorum. gazete ve dergilerdeki film yorumlarının iğneyle tutturulduğu o panoyu tekrar dolu dolu görmek istiyorum. "baydın be holivud s.ktir git lütfen" dediğimde gidecek bir yerim olsun istiyorum ya. bu sinemanın, o holivud filmlerinin yanında mutlaka bir tane oynattığı eskilerden veya avrupadan veya uzakdoğudan bir filmi, müşteri kaygısıyla -çok afedersiniz- g.tü tutuşan hiçbir güzide sinemamız oynatmaz çünkü.
    (gaia, 09.09.2007 01:29)
  4. kavaklıdere sineması...tunalı hilmi caddesi'nin ve ankara'nın en eski snemalarından biri...kurulduğu tarihi bilmem ama çocukluğumun, 1980 li, 1970 li yılların sinemanın en parlak olduğu dönemler...tunalı hilmi de otururken dolaşmaya çıktığımda mutlaka uğradığım yer...pasaja girdğimde afişlerine baktığım , yeni bir film geldiğinde hemen okulda ve apartmanda arkadaşlar arasında konuşulduğunu gitme planlarını yaptığımızı hatırlıyorum...çankaya sinemasından biraz daha küçük olmakla birlikte ikisi arasında tatlı bir rekabet olan sevimli sinema.pasajdaki camlı hoş gişesinde bilet bulamamak endişesiyle kuyruktaa beklediğim günleri hatırlıyorum...kaliteli güzel filmlerin oynadığı ve sinemanın dolduğu günleri..charles bronson'un macera filmleri, çocuklar için gelen o zaman rüştü asyalı'nın keloğlan tiplemesi...içeri girdiğinizde (eski hali) kantini olan ve birkaç basamak indiğinizde biletleri kontrol edip kenarlarını yırttıktan sonra heyecanla salona girilen günleri...duvar kenarlarında yanan vitraylı cam içerisinde aplik görünümündeki lambalar... loca ,balkon ve salon olarak adlandıran yerlerdeki kırmızı deri koltuklar...mısır patlaklarının yenildiği ve reklamların ,gelecek hafta film fragmanlarının güzel bir ses düzeni içerisinde izlenildiği,verdiği bu emeğin karşılığında son 15-20 yılda seyircisinden yeterli karşılığını alamadığını düşündüğüm , hayatımda önemli yere sahip sinemadır.sinema girişindeki pulcu ve universal kitapevi de ozamanın en tamamlayıcı unsurlarıdır aslında sinemanın...hepsi bir arada sıkı dost gibidirler...
    kavaklıdere sineması tunalı hilmi nin sembolüydü...tıpkı flamingo pastanesi ,milka pastanesi gibi...sinema öncesi veya sonrası sıcak yaz günlerinde eldeki önceden alınan biletlerle limonata veya dondurma alınırdı bu pastnelerdn ve sinemanın önünde beklenirdi...
    kavaklıdere sinemasının kapanmasına üzüldüm...bir yıldız daha kaydı...ama dileğim kavaklıdere sineması gibi kalitelifilm oynatan iyi salonları olan sinemalar korunsun..eskilerinide koruyalım...sinema nostaljisinin,tarihinin güzel örnekleri olan bu sinemalar da korunmalıdır...mümkünse yeniden canlandıralım...
    (enterprise, 09.09.2007 03:15 ~ 03:17)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil