görseller
kaset 
  
belki ilginizi çeker
  1. · müzik
  2. · ramazanda müslümanlaşan sanatçılar
  3. · ibrahim tatlıses in milletvekili adayı olması
  4. · 90 ların sonunda 2000 lerin başında ergen olmak
  5. · bulanti
  6. · tape
  7. · agu
  8. · 1000 in 1
  9. · duru tiyatro
  10. · cd
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · ibrahim üzülmez
  3. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  4. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  5. · öğretmenler günü
  6. · aylin aslım
  7. · her yerinden öpüyorum rüştü
  8. · kötüye bişi olmaz
  9. · parapsikoloji

kaset  

  1. her türlü skandalda başrol oynama potansiyeline sahip, görüntülü veya sesli kanıt
    (mavio, 01.08.2004 20:45)
  2. sıcak beldelerimizin herhangi birinde, arabanızın güneş alan kısmında unuttuğunuz zaman eriyen nesne
    (mavio, 01.08.2004 20:47)
  3. üzerine ses ya da görüntü kaydedilebilen manyetik bant sarımı
    (giberling, 01.08.2004 20:48 ~ 20:48)
  4. içini açıp camdan fırlattığımızda büyük eğlence saçan, çok çabuk bozulan alet
    (bkz: bant)
    (16v, 12.03.2006 00:07)
  5. köye cd gelmeden önce insanları bir çok kere uğraştıran alet. en önemli sorunu ise manyetik bandın kasa içerisinde düğümlenmesi sorunudur, bunu düzeltmek için kaset dikkatlice ameliyata alınır bant düzeltilir ve tekrar sarılıp yerine takılırdı. bazı durumlarda ise kasanın değişmesi gerekirdi tabi ki bunun için yetenekli ellere ihtiyaç duyulurdu, çünkü bantı taşırken düşürmek hastanın kaybına sebebiyet veriridi.
    (eden, 12.03.2006 00:17)
  6. ucuzdur. sevilen sanatçının kasedi alınır, bir köşeye koyulur, mp3leri indirilir; vicdan bir nebze rahatlatılır.
    (seçilebilirkişi, 24.05.2007 04:02)
  7. parmağımızla sarkan bantlarını sardığımız güzel alet.
    müzik dinlediğin vardır, çocukken sesini keydettiğin vardır, bi de vhs ler vardı.
    (alphesibea, 18.07.2007 04:40 ~ 05:04)
  8. üzerine kayıt yapmak için üst köşelerde bulunan delikleri kapatan tırnakların kırılması gerekir.

    edit: kırılmaması gerekir.
    (gitaristkaptan, 18.07.2007 05:00 ~ 25.10.2007 22:30)
  9. orijinal adı: tape
    richard linklater'ın çektiği, ethan hawke, uma thurman ve robert sean leonard oynadığı bir filmdir. tüm film bir otel odasında geçmesine ve sadece üç tane oyuncusu olmasına rağmen* çok çok şık bir filmdir.
    2003 senesinde bizim sinemalarda gösterilmişti..

    mesele şöyle cereyan ediyor:
    iki oğlan yıllar sonra buluşur ve lise yılları hakkında konuşmaya başlarlar. efendim bir tanesinin bir kız arkadaşı varmış da onlar ayrıldıktan sonra diğer oğlanla bu kız fingirdemişler de yatmışlar da falan filan. sonra bir tanesi der, seninle yatmaz olm o, sen tecavüz etmişsin kıza, söyledi bana o. diğeri şaşırır, "yok lan, ben tecavüz etmedim ona, kendi geldi verdi valla" falan der.
    ama bizim oğlan ısrar edince "ulan acaba hakkaten tecavüz etmiş olabilir miyim" falan der. sonra olaya kız da dahil olur. ortam gerilir falan, filan.
    (carlsoloman, 18.07.2007 09:03)
  10. yerini cd'ye bırakan şey.eskiler hep bahseder kırkbeşlik diye biz de garip garip bakarız.galiba ilerde biz kaset deyince de bize garip bakacaklar.
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 13.11.2007 12:06)
  11. (guenever, 13.11.2007 12:21)
  12. küçüklük yıllarımızın eğlencelik aracıydı kasetler. çok fonksiyonlu olarak saatlerce kendisini kullanıp zaman geçirebilirdik. hatırlıyorum da, çok da eğlenirdik.

    yeri gelir o zamanlar bizim için büyük değeri olan ozan orhon, kenan doğulu, burak kut, seden gürel dinlerdik. arkadaş topluluğuyla kah coşup oynayıp kah hüzünlenirdik. teybin başında geçen çocukluk yıllarımızda olmadı değil.

    yeri gelir kuzenlerle toplanıp radyo programı yapardık. kaset saatlerce küçücük teybin içinde bizim seslerimizi kaydederdi. 4 kuzen hepimizin farklı dj program ismi vardı. şimdi onların isimlerini söylemek istemiyorum tabi ama en büyüğümüz 12 yaşındaydık öyle diyim. güzel günlerdi. büyük kuzenim çeliğin* meşhur "dun kah kah"sını çok güzel yapardı ki, o sırada biz de feci tempoya girerdik.

    yeri gelir başka eğlencemiz mi yokmuş diye düşünüyorum, aslında vardı ama seviyorduk kasetle uğraşmayı. yine büyük kuzenim gider kasetçiden absürd kasetler alırdı. dinleyip gülmezdik, gülmekten ölürdük. hatırlamıyorum ama şu tarz bi şeylerdi.
    http://www.komikaze.net/komiks.asp?User=&Pass=&SayfaNo=13&Order=3&komikazed=2234

    insan düşününce özlüyor. kasete ses kaydetmenin yerini, şu teknolojide bilgisayarın içinde bulunan ses kaydedicilerin hiç biri alamadı tabiki.
    kaset her yönüyle, 90 larda çocuk olmanın güzelliklerinden biriydi..
    (absinthe, 25.04.2008 09:12)
  13. ileri ya da geri sarma işleminde walkman'ın pilini bitirmesi sebebi ile kalemle ileri geri sardığımız, cd'nin büyük babası *
    (neva, 25.04.2008 09:17)
  14. yabancı plak şirketleri bir kaç yıl önce hala çıkarırken, harçlığımdan ıkına sıkına arttırarak alabildiğim nesne.
    artık yok aq, verir miyim 30 milyon..
    (ntcik, 26.06.2008 19:40)
  15. türkiye'de yaşamış ve cd teknolojisine çok geç geçmiş bir insan olarak albüm dinleme keyfini en son yaşadığım kayıt ortamı.

    kaset dinlemek maliyetli işti nitekim. kaseti bul, tak, başa sar. hele ki walkman'de dinliyorsan taşıyacağın bir, bilemedin iki kaset. e derleme kaset çekmek zahmetli iş. o yüzden çoğunlukla albüm dinliyordum kaset zamanlarında. grupların albüme konsept uydurma çabaları da boşa gitmiyordu böylece.

    zaten kaset zamanında albüm bulmak da zor iş. istanbul, izmir gibi büyük bir şehirde isen kaset çeken dükkanlar belleyebiliyordun. sağolsunlar çekiyorlardı ucuza ellerinde ne varsa. küçük yerde o da mümkün değil. yıllarca aynı albümleri dön babam dön. her şeyi kazınıyor kafana.

    mp3 çıktı ne oldu? bütün müzik literatürünü önüne kusmuk gibi boşalttılar. bu yığının içinden kendi düzenini kurabilecek kadar sabırlı ve disiplinli olanlar yine dinliyordur albümünü, singılını. ama ben değilim onlardan. açıyorum arşivi, on bin tane şarkı. sıra gelip de ikinci kere dinlemediklerim var. seçim yapacağım diye terliyorum, hevesim kaçıyor.

    özlüyorum eski kaset günlerini nitekim.
    (ali kamber, 07.09.2008 12:41 ~ 12:48)
  16. şu an itibariyle bir yüzünde red hot chili peppers'ın efsane albümü blood sugar sex magik'in bir bölümü, diğer yüzünde come as you are*dan the great gig in the sky*a hatta jessica riddle even angels fall'a hatta the cardigans'a kadar geniş bir yelpazede müziklerin olduğu ve dinlediğim teknolojik reform'a yenik düşmüş popüler müzik aracı.

    çok meşakkatli çok da zevkliydi kaset dinlemek. meşakkatli işti çünkü walkman denen şirin ama büyük aletler pillere karşı inanılmaz bir antipati barındırır pilin anasını ağlatır, kaset boğularak susardı. gece müzik dinlemenin keyfide böylelikle batardı. aynı zamanda her kaset her yerde bulunmaz getirecek olan müzik market'e günde ikibin kez gidilir deli muamelesine maruz kalınırdı. aranılan albümün olduğu arkadaşlar ise bir süreliğine vazgeçilmez konuma oturur, kaset çektirilene kadar tabiri caizse göt yalanırdı. kaset çekmek bile zordu. zira kaset (veya çok kodamanlarda cd olurdu, hatta hem cd hem kasetçalarlı teybi olan elemanlarda mevcuttu o dönem) baştan sona kadar dinlenir süreleri not alınır toplam süre en ince ayrıntısına kadar hesaplanırdı. çünkü yapılacak minik bir hata kasedin sonunda 3 dakikalık bir boşluğa sebep olurdu.

    en maharetli işse walkman'in pili bitirmemesi için kasetlerin köşeli kalemle geri ya da ileri sarılmasıydı. insanın kolu kopsada başa alınır, bir güzel dinlenirdi gecenin sessizliğinde.. bir de albümlerin kartonetleri vardı. ilk zamanlar sadece şarkı adları yazsa da daha sonraları süre, besteci hatta prodüktör kısımları bile dolmaya başlamıştı. (ki dire straits bu konuda kendini aşmış kartoneti mübarek ansiklopediye çevirmişti) bir de ince tırtıklı olduğu için birkaç katlanmadan sonra mutlaka birbirinden kopardı. temiz olmayan bir teyp kristali ya da ısı görmüş bir ses bandı sesin boğuklaşmasına pavarotti'nin sesinin müslüm gürses gibi çıkmasına sebep olur buna mahal vermemek adına kulak çubuğuna bir miktar kolonya dökülür kristal dikkatle temizlenir eğer kasette bir bokluk varsa kaset ince tornavida ile sökülür bant dağıtılmadan çıkarılıp kabı sağlam olan bir kasede aktarılırdı.

    ama sonra teknolojiye yenik düşmeye başladı. cd'lerin plaklar gibi daha pratik kaydedilebiliyor olması ve kaset maliyetinden daha ucuz olması, kasetçalar modellerinin ise kendini tekrarlaması ve hakikaten teknolojinin bir diğer miladı sayılan "discman"lerin piyasaya sürülmesi kasetlerin önemini azalttı. bu açıdan bakıldığında elbette ki cdlerin hayata girişi pratik açıdan iyiydi ancak teknolojik ruhsuzluk vardı bu işin içinde. sonuçta insanlar bir şekilde teknolojiye teslim oldular ve kasetler artık tamamen piyasadan kaldırıldı. (artık sadece özel baskı falan yapıyorlar. tıpkı plak baskısı gibi)

    sevgiliye, uzaktaki akrabaya, küsülen arkadaşa kısacası herkese verilebilecek en iyi hediyelerden biriydi kaset. hele ki o şarkılar sizin kafanızda oluşan bir listenin eseriyse. daha ziyade içinde sizin duygularınızı yansıtan şarkılar varsa.
    şimdi de cdlerin yerini mp3'ler aldı. legal illegal farketmez, temin edilen bir linkten bir grubun tüm diskografisine (bazı siteler jam session'ları hatta bootlegleri bile yayınlıyorlar) ulaşmak mümkün hale geldi. ki bu tip sitelere ve linklere ulaşımın daha kolaylaşması, internetin daha çok yer tutması ve bilgisayarların depolama kapasitesi yükseldikçe bilgisayarların bir müzik markete dönüşmesi kaçınılmaz oldu. hal böyle olunca cdlere bile ihtiyaç kalmadı şimdi farkına vardım da.

    neyse ya, şu an jessica riddle güzel tınlıyor kulağıma. aynı zamanda bu şarkı 10 things i hate about you'da da vardı. özetle güzeldi o zamanlar. 90ların anlamlı yanından sadece birisiydi.
    (blackfield, 18.11.2008 22:58 ~ 22:58)
  17. eskişehir 222 de çıkan grup.
    (external, 02.05.2009 13:24 ~ 13:24)
  18. eskişehir 222 de güzel bir performans sergileyen grup. genellikle coşturup dinleyenleri holnut bırakan bir çizgiye sahip. çaldıkları parçalar genellikle athena ağırlıklıdır. cut.
    (imba, 27.05.2009 03:05)
  19. eskişehir'de şimdiye kadar değişik gruplarda çalıp da yılların tecrübesini edinmiş isimlerin, istikrarlı ve sağlam bir oluşum ortaya çıkarmak adına kurdukları grup. gayet iyi gidiyorlar, başarılarının devamını diliyoruz.
    (janny, 27.05.2009 03:11)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil