|
|
- kurban bayramı zamanlarında sıkça dönen muhabbetlere sebebiyet veren tuhaf bir durumdur. normal zamanlarda her türlü et ürününü afiyetle yiyen kişi, kasap eti ile kurban eti arasındanki yedi farkı ayırt edebildiğinden olsa gerek, kurban etinden nedense tiskinir, ağzına koyamaz... haydi kurbanı kendi kestiği için bu görüntüden etkilenip de yiyemediğini söylesek, kurbanı bırakın kesmeyi hiçbir şekilde görmeyen bünyelere ne açıklama yapacağız.
- içinde alkol bulundurduğu için dini inançlarına bağlı olarak o halde kurban eti yemek istemeyen bünye
edit: buna niye eksi atılmış anlamadım ama neyse(dgny, 02.01.2007 23:01 ~ 19.08.2007 02:16)
- benim içinde olduğum gruptur. nedense kurban eti yiyemem, açıklaması olmayan bir durum.
- göz görmeyince gönül katlanır mentalitesindeki bünyedir.
- hayvanın boğazının kesildiğini görmedikçe yediği etten tad alamayan insanın zıt bünyesi.
- kimsenin açıklamak zorunda olmadığı bir durumdur. bazı insanlar tarafından benimsenen bu tutumun sebebi (eğer varsa) kişiden kişiye değişebilir ki sebebi olmayabilir, olmak zorunda da değildir.
- kasaplardaki etlerin hayvanlar kesilerek değil tarladan toplanarak elde edildiğini sanan kişidir.
- bu durumun en büyük sebebi kurban etinin taze olması sebebiyle kasap etinden farklı olarak garip bir kokuya sahip olması ve çoğunlukla daha sert olmasıdır. bu ahvalde sürekli kasaptan aldığı pek de taze olmayan yumuşak ve kokusuz ete alışmış bünyelerin kurban etine kolayca adapte olamamasını anlayışla karşılamak, arkasında derin psikolojik nedenler aramamak gerekir.
- açıklayayım; bi kere kasap eti hayvan kesilmeden elde edilmiştir. o et hayvanın memesinden sağılır. memesi yoksa da pipisinden. ikincisi inek bunu kendi rızasıyla verir. kendi memesinden kendi sağar.
ama kurban eti öyle mi? hayvancaızları kesip de etini dağıtıorlar. aman tanrım! hayvan alemnin en acı günü. sözde değil özde inek soykırımı ühühühühühü...
- normaldir.ben de pazardan aldıgım civcivleri büyüdüklerinde yiyememiştim.kendi ellerimle cekirge,sinekle besledim,büyüttüm ama iş yemege gelince yapamadım.
- yiyeceği kurbanın sokak ortasında çamurlu bir yolda kesilmiş olabileceğini göz önünde bulunduran bünyedir.
- kasap fetişisti bir yamyamdır kendileri.
- aynı bünyeler haşlanmış tavuğun derisine de hor gözle bakarlar. yürek, böbrek gibi sakatatlara karşı ağır konuşup kati suretle uzak durdukları gibi, kokoreçe karşı da mesafelidirler. bunun nedeni iğrençlik, tiksinti değildir ama, çünkü bunlar iki saat sakız çiğnedikten sonra bir masanın kenarına yapıştırıp, yarım saat sonra rahatlıkla tekrar ağızlarına atabilirler.
sanırım hayvani dürtülerden kaynaklanan bir sorun bu. mesela benim kurban etine karşı özel bir zaafım var, çocukluğumdan beri kesilir kesilmez kavurmasını yemeyi şiddetle arzularım, kokusu bile uyarılmama yol açar, taze ete pek bi düşkünümdür, fakat tüm bu gerçekler utandırmaz beni, bir vejetarjan kadar kendimle barışığımdır.
dediğim gibi hayvanı dürtülerin ilgisi var bunda. belgesellerde aslanlanların, kurtların, v.s, koşup da arkadan ısırdıkları, parçaladıkları görüntüler müthiş çekici gelir bana. ben de yapmak isterim. sonra çiğ kıyma, görüntüsü o kadar hoşuma gider ki uzun süre bakamam, bir gün bir çılgınlık edip de doyasıya yemeyi düşüyorum.
- hayvanı kesilirken,derisi yüzülürken,bedeninin parçalara nasıl ayrıldığını gören,kurban etinin keskin,taze,kanlı kokusuna dayanamayan, belki de balkonunda etin elde edildiği bünyenin kellesi bulunan kişiler.
- bunlar filmde gördüğü kafası , gözü patlayan insanı izlerken rahatsız olmaz da önünde kafası kopup oluk oluk kanı fışkıran adam gördüğünde çok rahatsız olur.
bu ne yaman tutarsızlık. bak şimdi...
- yarım saat önce gözünün önünde doğranmış hayvanı yiyememek gayet doğaldır. hele ki ipinden tutup gezdirip, dolaştırdığınız, hoplayıp zıpladığınız bir koyunsa gözlerini kapatmadan önce o güzel gözleriyle gözlerinizin içine içine bakıyorsa '' beni kurtar,beni kurtar... '' dercesine hiç ama hiç yiyemezseniz. hatta olay vejetaryenliğe kadar gider efendim. kendimden biliyorum. dokuz sene öncesine kadar bildiğiniz etoburdum. ama şimdi 0.1 gr bile ağzıma et girmiyor. haberler de gösterilen kurban kesimleri, yol kenarlarında yapılan kesimler, mahalle aralarında yapılan kesimler.. hayır yani adam gibi de kesilmiyorlar. hayvana bıçağo dayadığı anda hayvan doğal olarak ürküyor, çırpınmaya başlıyor adam da '' bir an önce keseyim de gebersin gitsin '' diye düüşününce şaldır şuldur kesiyor, hayvancıkta can çekişe çekişe ölüyor. önce adam gibi kesilmesini öğrensinler hayvanları kaçırmamayı öğrensinler sonra yapsınlar ne yapıcaklarsa.
evet durum böyle olunca psikolojik olarak o et yenmez. yenemez.
- taze etin tadı ve kokusu sebebiyle büyük şehirde yaşayan hemen herkesin karşılaştığı sorundur. kurban edilen hayvanın küçük baş olması, büyük baş hayvan yemeye alışkın büyük şehirlileri de ayrıca psikolojik olarak rahatsız etmektedir.
en şaşırdığım olay da kurban orucu dedikleri olgudur. kurban eti pişene kadar oruç tutmak ve orucu bu etle açmak ne kadar sağlıklı araştırılmalıdır.
|