|
|
- cumhuriyet caddesi üzerinde eski rus ve ermeni yapıları vardır ki görmeye değerdir.
(bkz: ani harabeleri)
(bkz: fethite cami)
(bkz: rus kilisesi)
- bana soruyorlar;
-nerlisiniz?
-erkeğin kendini gerçekten erkek hissettiği tek yerdenim.
-moruk orası neresi.
-kars tabi neresi olacaktı?
diye sağda solda atıp tuttuğum yer.
- zamanında donarak bir çok şehit verdiğimiz olayın geçtiği yer olan sarıkamışın bağlı olduğu il
- orhan pamuk'un kar romanının neredeyse tamamı bu şehirde geçmektedir.kitap'da karsdaki kahvehanelerden birinde görülen ard arda iki şiir yeralmakta.sanıyorum biraz ironik fakat bir o kadar da güzel:
anamız çıkıp gelse cennet'ten bizi kollarıyla sarsa
imansız babamız onu bir akşamcık dayaksız bıraksa
gene de para etmez ,bokun donar ,ruhun donar umut yok!
çek şifonu gitsin kişi düştüyse şehr-i kars'a
kitabın ilerleyen bölümlerinde aynı kahvehanede bu şiirin devamı olarak şunlar yeralır:
belli artık , anamız çıkıp gelmeyecek cennetten bizi kollarıyla sarmayacak
babamız onu hiçbir zaman dayaksız bırakmayacak
ama gene de içimiz ısınacak ,ruhumuz canlanacak
kaderdir çünkü;batacağımız bokta şehr-i kars bile cennet gibi hatırlanacak
- şehir düzenlemesini zamanında rusların yaptığı, içinde bolca azeri, terekeme, vb göçmen bulunduran şehirdir. hatta göçmenlerinin bir kısmı rusya sınırlarından göçerken, altınlarını taşımak zor olacağından paraya çevirip (rus parası), buraya gelince o paranın bir anlamı olmadığını görmüş (sscb'nin çöküşü sıraları) ve yıllarca paraları ısınmak için sobalarında yakmışlardır.
(bkz: ben onların yalancısıyım)
- ilçeleri: akyaka, arpaçay, digor, kağızman, sarıkamış, selim, susuz'dur...
- 36 plakalı ilimizdir. 9587 km2 alan uzerinde 325.016 nüfus, 7 ilçe, 384 köy ve 10 belediyeyi barındırır.
ilçeleri şunlardır: akyaka, arpaçay, digor, kağızman, sarıkamış, selim, susuz
belediyeleri ise şunlardır: kars*, akyaka*, arpaçay*, digor*, kağızman*, sarıkamış*, selim*, susuz*, dağpınar*, koçköy*
an itibariyle mehmet ufuk erden valisidir.. resmi web sitesi http://www.kars.gov.tr adresindedir.
- askerliğimi yaptığım geniş caddeleri ve sıcak insanları ile dikkatimi çekmiş olan şehir. en önemli iki restoranı ocakbaşı ve lita'dır
- enterasan bir şekilde beni kendisine çeken, mutlaka gitmeliyim dediğim, rus mimarisine sahip tek şehrimiz.
(bkz: ka)
(bkz: kar)
(bkz: kars)
- mhp'nin dtp'den yüksek oy aldığı ender doğu illerinden birisi.
- arabalar şehri.
- "artık kışlar çok soğuk olmayacak" diye küresel ısınmayı alkışlayan insanların da bulunduğu şehir.
- cemal süreya'nın kars'a gitmeden seneler evvel yazdığı şiiridir. yıllar sonra kars'a tayini gitmiş ve ilk kez görmüştür. ikinci kez diyelim, ilkini şiiriyle görmüştü...
kars
öyle güzel ölürüm ki artık
beyaz uykusuz uzakta
kars çocukların da kars'ı
ölüleri yağan karda
donmuş gözlerimin arası
sen küçüğüm sımsıcak
ne derler ona - bu kızakta
boyuna türküler yakıyorsun ya
sanki her türküden sonra
hohlasan gök buğulanacak
anla ki her durakta
yok sınırları aşkın
o iyi yüzlü tanrı
beklesin dursun bizi
kurduğumuz rahat tuzakta
nasıl olsa yine bir gün
döneriz bu yollardan geri
senin bir elinde bir mendil
öbüründe kuş sesleri
- puskin'in şehri. iddiaya göre puskin çok severmiş kars'ı. zira bu sevgisinde de haksız sayılmaz. yolun her iki tarafında yükselen rus yapısı evleri ile dostoyevski ronamlarını aratmaz. rus romanlarındaki evleri hatırlatır insana. siyah taştan yapılmış evleri insana büyülü bir dünya sunar. ayrıca bu şehirde çıkmaz sokak yoktur bütün sokaklar birbiriyle kesişme halindedir. alt yapısı hala ruslardan kalmadır ama hiç bir sorun hala yaşanmaz. sel baskını rogar taşması gibi sıkıntılar asla olmaz. ayrıca kaz meşhur yemeklerindendir.
- (bkz: http://www.zaplat.com/...)
- hüseyin alemdar'ın iş bankası yayınlarından 2007 aralık ayında çıkan "vakitler incelikler" adlı şiir kitabından harika bir şiire konukluk eder kars...
kars vakti
öyle güzel ki ölürüm artık
beyaz uykusuz uzakta *
beni iki şey kandırabilir: şiir ve çocukluk
iki şeyin nevrotik n/isyanındayım: şiir ve sinema
beni iki şey öldürebilir ancak: kars ve şiir!
kars ve şiir mi dedim, az önce öldüğüm doğrudur
ben bir yere gitmeyeyim orda o ân ölürüm zaten
beni ölü bir mart kışı sabahı doğurmuş annem
kundağıma kar yağmış hayatın ince karı sızı sızı
o gün bugündür içimin kesik beyazı yağan o kardan
sahi, o zamanlar kars küçük bir şiirdi kars bendamil bir köy
kars üç yaşında bir cemal süreya çocukannelerde
ben de ilkin o yaşlarda gitmişim demek ki kars'a
babaannemle yayvan kalp yayan yapıldak
şimdi o günlerin ufak şiiri ki yok resimlerimde
her şey uzak bir beyazda köy mezarlığı kars bir ağlamak--
kızım ne dese beğenirsiniz ben o ikiyüzlü tanrıya seslendikçe
-ama baba, sen hiç kars'a gitmedin ki!
ne desem ki, iki elimin arasında göçebe'nin en eski baskısı
puslu bir taşra garında tavla oynuyor dağlarca'yla cemal abi
cemal abinin elleri iki tutuk dil, cemal abi kuş kışı dağlarca'da
- a benim zamane kızım, kars'a gitmek ne ki!
bak, gözlerimi hohlasana--kars'a gitmek incelikler antolojisi!
âh, neyim nerdeyim!
kars'tayım bu ne biçim kars bir kenarda**
*,** cemal süreya
- masal kentidir aslında, taş döşemeli yolları ve soluk rus taşından yapılmış binalarıyla... bir de geçmişe dönük bir özlemin dillendirilmemiş destanıdır hep; yan komşu güzel ermeni kıza ya da o çok çalışkan sapsarı demirci ustası igor'a.
birbirine paralel dört ceddeyi diklemesine kesen yine birbirine paralel başka bir dört caddenin safi hüzne paralel yakınlığı ya da kar altında kalmış bir çocukluğun uzaklığı gibidir.
o bir türlü olmayan devrimin en ateşli devrimcisdir aslında, bir zamanlar o heybetli kalsinde gururlu ve mağrur sallanıp sonrada boynunu bükmüş kızıl bayrağıyla.
ve o boğuk gri, siyah binalarıyla, daha çok düşlerin olabilir olduğu yıllarda hatta foto kemal* *'lerin, metin yıldırımtürk'lerin, büyüyünce doktor, polis ya da öğretmen olmak istemeyip devrimci olmak isteyen, burnunda sümük kurumuş çocuklukların şehridir.
hepsinin toplamının koca bir düşkırıklığını bulduğu, kışın soğuğunda buz tutmuş yollarda düşlerin boğulduğu, nereye bakarsan bak veya kime yanarsan yan, üşümelerin koca bir sıcaklığa evrili olduğu, proop'un bile çözümlerken daralacağı bir masalın korunaksız platosudur.
bir de çocukluğumdur ve hala üzerimde ondan yadigar bir is kokusu durur..
(hamdi özyurt cemal süreya'ya selam ederken kars'tan da bahseder)
bu rakıyı diyorum cemal abi
bu rakıyı içmek seninle
kars'a gitmek gibiydi
senin şiirinde diyorum cemal abi
rakı uzun içilirdi
kars'a uzun gidilirdi
senden sonra diyorum cemal abi
kars'a şiir gitmiyor
kars kısa, rakı tatsız
senden sonra şiirde
her şey dibe çöküyor
anla, öyle yalnızız(atxaga, 13.08.2008 17:18 ~ 17:38)
- kaşarı meşhur ilimiz.
(bkz: kaşar peyniri)
|