plastitler grubu bitkilere renk veren maddelerdir. üçe ayrılır:bunlardan biri de kromoplastlardır. kromoplastlar bitkilere sarı, kırmızı ve turuncu renkleri verir. işte turuncu rengi veren maddeye de karoten denir..
sözlükten mesajlaşırken bana kızlarla aran nasıl diye soran, erkeklerle daha iyi anlaşıyorum deyince bana bak ibne falan değilsin dimi diye sorup kıllanan, msnde konuşmaya başlayıncada şoka giren sevimli yaratık..
bütün gün yazmayı planladığım bir girinin aynısını yazdığını görünce "azına yüzüne sıçim" tarzı bir mesaj atmamla birlikte muhabbetin dibine vurmuş,şişeleri devirmiş,rodeoları zıkkımlanmış olarak tanışmış olduğum yazar.
kendisi kişilik bakımından tam tersim olmasına rağmen*,daha önce görmediğim muhabbete sahip bir yazardır.
bol bol üzer,bol bol güldürür,bol bol kazıklanır*,hasta galatasaraylıdır.
halkla ilişkiler danışmanımdır girilerimdeki esprilerimi üzerinde denerim.
salak salak espriler yapar üzer,ağlatır.
kız meselesi olur "allah belanı versin" der iki gün sonra olay benim başımda gerçekleşir.
anında mesajlaşma programında* anında çevrimdışı olabilen tek insandır
sözlüğün kazandırdığı en iyi dostlardan bir tanesidir.*
yürüyorum istiklalde karşıdan bi çocuk geliyo, tanıdık bi siması var ancak çıkaramıyorum kimdir. o bana bakıyo ben ona bakıyorum, yaklaşınca anlıyorum ki bu benim aylardır sohbet ettiğim duygusal kankam karoten.. hala adamın gözlerinin içine bakıyorum bi selam versin diye ama nerdee adam sadece bakıyo, kesiyo lann resmen.. sonra yanımdan geçip gidiyo ama göz temasını ayırmadan.. göt gibi kalıyorum ortada, istiklalin ortasında öylece kalakalıyorum, arkasından bakıyorum.. nası oluyosa beyimiz arkasını dönüyo ve bana tanışıyomuyuz diyo* dilimi yutuyorum 'tanışmıyormuyuz' diyorum (evet saçmaladım orda), afallıyo adam yok dercesine. o an hassiktir o diilmi lan yoksa diye düşünürken birden ağzımdan karoten çıkıyor, yağız delikanlı gözlerini hafif kısarak 'evet' diyor.. o an bi rahatlama bi ferahlık hissediyorum, götlük olayıda ortadan kalkıyo* kendimi tanıtıyorum, o an bi yavşak gülümseme alıyo bunu ahahahah diye, niyeyse anlamadım. acelem olduğu için yanından 'hesabını akşam alcam lan senin dallama' bakışı atarak ama 'sonra görüşürüz canım' diyerek ayrılıyorum.. hala gelemedi korkusundan pis herif*
içimden buraya (güzel) bişeyler yazmak geliyor şu an. ama türlü çeşitli*** sebeplerin kafamı meşgul etmesinden ötürü pek bişey çıkmayacağını anladım. ama en azından "kendisi hakkında böyle bi niyetim olduğunu belli etmek istediğim yazardır" diyerek durumu kurtarmayı planlıyorum.
bir girisi ile ilgili selam sabah demeden, gayet kaba bir dille yazdığım mesaja karşılık, beni utançtan yerin dibine sokacak kadar kibar bir cevap vermiş kişidir. ondan sonra yaptığımız konuşmalarda kendisini onaylamaktan yoruldum, bitap düştüm *. anladığım kadarı ile çok anlayışlı bir insan. bir de insanlara önyargı ile yaklaşmıyor. (zaten öyle yapmış olsaydı o mesajdan sonra beni adam yerine koymazdı) üstelik kelimeleri o kadar ustalıkla kullanıyor ki, yazdıklarını okurken her seferinde nasıl böyle yazabiliyor diye hayret etmeme neden oluyor. kısaca anlatmak gerekirse derin ve uzun sohbetleri kesinlikle vazgeçilmez olan, sözlüğün bana kazandırdığı az sayıda insandan biri. **
gelmiş, bööyle beş dakkada güldürmüş gitmiş yazardır kendileri,sağolsundur..
fuuliş kazonavanın ardında heeaazırrmısınıaaaz diyeceğim, şu sınav şeysini atlattıktan sonra bira ısmarlıyacağım(aa gücenirim bak ben vericem hesabı, valla, bak ölümü gör) insandır..
ayağımda kundura insanı*,"yaz lan ilk artısını ben vericem valla" diye gaza getiren,süper kupa'yı beşiktaşımızın kazanmasını hazmetemeyen,"sil o giriyi","önce sen sil","aynı anda silelim" diyebilen bir insan.girilerini ilgiyle takip etmiyoruz.
(bkz: süper kupa)
(bkz: beşiktaş)
etçil insan. kendileri haftada 6 gün mangal yapma kapasitesine sahiptir,7. günde de hamama gitmeyi tercih ederler. yiğidi oldurup hakkını vermek gerekirse arada sırada havuç ve balkabağı da yer bu arkadaş,güzel arkadaş,can arkadaş..