olacağı hayaliyle her gün sağ tarafımdan kalktığım kişidir.
yoktur böyle birisi diye düşündürse de hayat.... insan ümit ediyor.
kum tanesi var ya her yerinizdedir sizin,
bazen bacağınızda hafif hafif okşar sizi bazen de karnınızdadır hissedersiniz garip bir şekilde...
o kum taneciğini bir bardağa yahut vazoya yahut sanat eserine dönüştürecek kişidir.
o kum taneciğini bir sanat eseri yapacak kadar dişi kişidir.kendine güvenen kişidir..kadındır herşeyden önce kadınlığını bilendir.
ne pul ne mahmut, sadece ve sadece aşk...
eğer gerekliyse, reddederek oldukça doğal bir davranış sergilemiş olan bayan.
öyle şeyler vardır ki, insanın reddedemeyeceği hiçbir şey bırakmaz.
(bkz: sevgi)
kariyer ve parayı reddeden erkek olmadığı ve olamayacağı gibi bu türün kadın cinsi de yoktur, bulunmaz. zira kim istemez? o kazansın ben yiyeyim, ne ala.
sevmediği bir işte çalışmakla beraber istemediği bir evliliği yürütmeye çabalıyor olabilir.
aniden mutsuzluğunun farkına varıp, tüm bunlara son verebilir.
kariyer ve parayı reddeden hatun kişi bu durumda muhtaç olduğu kudreti damarlarındaki asil kanla beraber gerçek dostlarının ya da hiç tanımadığı insanların desteğinde bulabilir.
günümüzde bu tip bir kadın insanlara ne kadar imkansız geliyorsa toplumca o kadar yozlaşılmış demektir. bir insana ne kadar doğal geliyorsa o kadar "insan" demektir diğer bir deyişle. sevgi için olması gerekendir.
erkeği de mevcuttur kadını da.
maddeci insanların (iki ayak üstünde yürüyen hayvan demek istiyorum izninizle) saflık, aptallık, ütopya vb niteliklerle değerlendirdiği kadınlardır.
kim daha aptaldır acep?.."kariyer" despot kurallar çerçevesinde dört tarafı kapalı bir kutuda,her sabah aynı saatte gidilip,her akşam aynı saatte dönülen bir şey ise ben de tükürürüm öyle şeyin içine..
"kariyer"i reddeden kişi nedir?.."kariyer önemsizdir" diyen kişidir işte canım..
güzel şeyler isteyen kişiler neden hazırdan yemek ve tembellikle suçlanır hiç anlamam.
kapitalizmin kuklası: kariyer ve para arzusu
bu önerme yanlış olduğuna göre, aşık olmuş kadındır veya tembeldir yan gelip yatar veya da kocası zengindir boşuna kasmaya gerek yok mantığına sahiptir.
sabah 9 gibi kalkıp "sabah lolipopları", "sabah sabah bela sayan" tarzı programları izleyen, kocasının "ya biraz da çalış, eve ekmek getir" lafına "hayır gitmicem, kariyer reddediyorum", gene kocasının "al sana biraz para, git de bana burgaz rakı* al" lafına da "şimdi yanal rüzgarları başlıyıcak, sen alsana rakını, parayı da reddediyorum" diyebilecek kadındır ayrıca.
dünya üzerinde buna benzemeyen tek bir örneği vardır, o da zaten bir über-dişi olabilmekten birazcık uzaktır.
(bkz: paris hilton)
parayı reddetmesinin sebebi eşinin, sevgilisinin veya kendisinin çok parası olduğu için olabilir. ama kariyer niye reddedilir onu bilemeyeceğim. muhtemelen hayatını ev kadınlığına adayacaktır. aşkla bence bir alakası yoktur. olsa olsa kolaycılıkla alakası vardır. oh bol bol gezerim, para harcarım, çocuklara bakarım kocamı mutlu ederim diye düşünebilir. tabi yarın öbür gün o koca evlendikten sonra bu kadın çok değişti, bütün gün yiyip, içip geziyor köşe minderi gibi bir şey diye aldattığında veya kadına artık yeterince saygı duymayadığında ne yapacağı merak konusudur. kariyer ve para herkes için güzel şeylerdir. insanın çalışması ve emeğinin karşılık görmesi insanı mutlu eder. iyi bir hayat veya mutlu bir aşk için bunlardan vazgeçmeye gerek yoktur.
manevi yaradılışı maddi yaradılışının üstünde olan kadındır. o kişide zaten karınca azmi vardır. nefsine hakim olmayı başarabilmiştir. eğer içinde bulunulan durumda kariyer ve para mutluluğu bağlayan zincirlerse reddedilebilir. düşündüğümüzde aslında ihtiyaçlarımız ne kadar az olursa o kadar mutlu oluruz çünkü isteklerimiz arttıkça özgürlüğümüz sınırlanmaktadır. o belki de özgürlüğü tatmıştır iç dünyasında.
o kadın bir "kardelen" olmayı seçmiştir. kışın o soğuğunda dahi boynu bükük değildir. kendine inandığı için seçimine de inanır.