29 mayısta kadıköy-moda'da yürürken,bir tanesi 17 kere* kafama dalış yaptı,hayvanı tebrik edeyim,10cm yakına kadar kafamın yanından jilet gibi geçmeyi başardı.kanadı nasıl çarpmadı hayret.etrafı kolaçan edince ağaçtan düşen yavrusunun o civarda olduğunu gördüm.hayvanın savaş sebebi tabi.
insandan uzun bir ömre sahip olan kindar bir kuştur. şayet bir karga öldürmeye kalkarsanız ve diğer kargalar da sizi görürlerse yapabileceğiniz en mantıklı şey uzak bir yere taşınmak ve bir daha oraya uğramamaktır. zira bu kuşlar sizi unutmayacak gördüklerinde saldıracaklardır. siz taşındıktan sonra dahi içlerindeki kin ile size banzettikleri kişilere de saldırırlar...
hayatımda gözlemlediğim en mükemmel 5 canlı içerisinde olan tasarım ötesi yaşam formu.bu canlılar göründüklerinin ötesinde evrimleşmiştir.onlara herhangi bir kuş gözüyle bakmak , karga tarafından gözleri oyulmuş bir insandan daha kör olmak ile eş anlamlıdır.
bir ceviz bulurlar , beli bir yüksekliğe çıkarıp bırakır ve çatlamalarını beklerler ki bu bilinen bir olgudur.bunun daha da ötesi ise trafiğin ortalama olduğu bir sokakta hayvanın cevizi alıp yola bırakması ve kırılmasını beklemesidir ki bunu gözlemlediğimde olay hayvana olan saygımın üstel (eksponensiyel) bir biçimde artmasına sebep oldu.
ayrıca yavruları sözkonusu olduğunda karşılarındaki kim olursa olsun saldırmakta saniye tereddüt etmezler.kargaların göz oydukları da doğru bir olgudur , gerçektir.eğer bir şekilde yaralanmış bir yavruya yaklaşırsanız direk kafanıza yüzünüz tarafından saldırıya geçerler (ki yaşadığım bir olay).
sözün özü ;
tasarım harikası , kıvrak zekalı ve atak hayvanlardır...
bir de en az kediler kadar ayak uydurmuşlardır insanların doğaya tecavüzü ile biçimlenen betondan şehirlere...
şehir yaşamına birçok insandan daha iyi ayak uyduran kuş. ayrıca inanılmaz oyuncu bir hayvandır, gözlemlediğim kadarıyla en büyük oyun kaynağı da kedi ve köpektir. kedinin fareyle oynaması gibi oynar bunlar kedilerle. zavallı kediyi çıldırtır, kendilerinin giremeyeceği bir yere (bir çöp tenekesinin içi, apartman boşluğu vs) saklanmasına neden olacak kadar uğraşırlar.
eski evimizin bahçesinde herkesin korkup çekindiği kangalla hayvanı delirtecek kadar uğraşırdı kargalar. köpek, yuvasına bağlı zincir nedeniyle en fazla 4 metre ilerleyebilirdi. bunu bilen karga, hayvanın tabağındaki eti çalar, zincir mesafesinden birkaç santim ileri bırakırdı. eti geri almak için saldırıp duran köpek, bağlı olduğu zincir nedeniyle burnunun dibindeki eti alamaz, bıkıp geri döndüğünde karga eti köpeğin ulaşabileceği bir mesafeye geri koyardı. köpeğin sevinip ete saldırmasıyla yeniden geri çeker ve bu oyununu 2-3 saat sürdürebilirdi.
bu karga hayvanının oynamayı çok sevdiğini farkettiğim bir başka nesne de kedi kuyruğudur. yemeğini yemiş, sakin sakin oturan kedinin kuyruğuna saldırır, gagalayıp kaçar. kedi ondan kurtulmak istedikçe karga inatla devam eder, ta ki kedi kimsenin ulaşamayacağı bir yere gizlenene kadar.
yavruları konusunda çok ilginç davranışlar sergileyen hayvanlardır. normalde yavrularına bir başkasının yaklaşmasına tahammül edemezler, tek başına bile olsalar büyük bir cesaretle saldırırlar, öterler, yaygara yaparlar. ama bir yuvada yavru sayısı yüksek olursa fazlalık olarak gördükleri yavruyu ağaçtan aşağı atmakta da tereddüt etmezler.
kargalar hepimize kartalın küçüğü gibi gelse de, ondan daha farklı davranışlar sergileyen hayvanlardır özetle. kimbilir, belki de şehir yaşamına ayak uydurmak için değişmişler, kartallardan farklı özellikler edinmişlerdir kendilerine.
ayrıca çok hakkı yenir kargaların. çöplüklerden çıkmayan martı temizliğin, romantizmin simgesi, bembeyaz bir kuş olarak görülürken, aslında gayet temiz ve bakımlı bir kuş olan karga pis pasaklı bir hayvan olarak kabul edilir. hoş aklı fikri sekste olan kumruları da aşkın simgesi olarak kabul ederiz biz...
birçok türü olan ve istanbul'da en çok leş kargası gözlenen kuş. siyah tüyleri ve çok koyu gri kafasıyla ayırt edilebilir, bir matrix kuşu havasındadır. belli ki kırmızı hapı içmiştir.
hz. nuh tufan bittikten ve yağmur ve fırtınalar durulduktan sonra herhangi bir kara parçası açığa çıkmış mı diye anlamak için keşif uçuşu amacıyla kargayı yollamış, ancak karga görevini yapmak yerine gezip tozmuş ve su üstüne çıkan çeşitli leşlerden yiyerek bir de terbiyesizlik yapmıştır. geri döndüğünde ayağında toprak beklerken ağzında et parçası gören hz.nuh kargayı lanetlemiş ve insanların hiç bir zaman sevmeyeceği bir kuş olmasını allah'tan istemiştir (belki sesi de bu lanet sonucu kötüleşmiş olabilir) bu lanetten sonra karga hz. nuh'a yalvarsa af dilese de nuh, nuh demiş peygamber dememiş ve lanet günümüze kadar devam etmiştir.