|
|
- ankara'daki klasik buluşma mekanının kısayolu*. burayı bulamama kapasitesine sahip bir insan yoktur düşüncesindeyim, ama ilk kez gelinmişse ankara'ya ve yön kavramı biraz kıtsa, burası bile bulunamayabilir, ki zamanında bulamamışlığım, kızılay'ın göbeğinde annesini kaybetmiş çocuk gibi bön bakışlarla polis amcaları aradığım olmuştur.
(kl7mu, 01.12.2007 02:07)
- ankara'da yaşamamama rağmen ankaralı bir arkadaşımla kızılay'da buluşacağım yer. taksim burger king türkiye genelinde bu alanda liderliği kimseye kaptırmazken karanfil'deki dost kitabevi'nin önü de ilk 3'teki yerini sağlama alanlardandır kanımca.
- bir ankaralı için dünyanın merkeziyle eş değer olan yer. ankara'da yaşıyorsanız şu asla şaşmaz, msnde ya da telefonda -istisna bir durum olmadıkça- sadece saat kaçta buluşacağınızı konuşursunuz?! peki buluşacağınız yer?! konuşmaya ne gerek var; tarih öncesi çağlardan beri dost'un önü..
pek çok ilişkinin başlayıp bittiği, "nerde kaldın gamsız?!" konuşmalarının biricik ev sahipliğini yapan yer. sonra tabi büyür alkolik olursunuz, yine saat kaçta buluşucaz diye konuşursunuz ve yine nerde buluşacağınıza konuşmaya 'gerenk' kalmaz; tunalı'daki sekans'ın önüdür orası artık.. böyledir bu işler..
- "büyük dostun önü" diye de adlandırılır. bir de küçüğü var bunun konur sokak'ta. ankara konur sokak beş numaralı apartman'ın karşısında küçüğü. neyse. büyüğünde de küçüğünde de buluşulur işte.
bazen çok sıkılırım ankara'da ben. boş boş yürürüm zaten genelde (işim yoksa). bir yerde oturmayı pek beceremem yalnız başıma. en fazla bir çay içip kalkarım, yalnız canım sıkılır. işte böyle yürürken dostun önünde bir dururum. birilerini beklerim belki gelirler diye. arasıra saatime bakarım beklerken. "beklediği var" desinler diye.
sonra beklerken sigara yakarım. çok ciddi bir görüşme için bekleyen insanlar gibi içerim sigaramı. saatime bakarken "nerede kaldın be arkadaşım" triplerine girerim kendi kendime. böyle yirmi dakika falan sonra da "ekilmiş adamı" oynamaya başlarım. "lanet olsun" derim gene gelmedi. off'lamaya başlarım ve yavaşça oradan uzaklaşırım.
bazen tek ekilen ben olmam. gidip yanına "seninki de gelmedi değil mi" diyesim gelir. diyemem tabi. ama göz göze gelip birbirimizin acısını paylaştığımız mesajını veririz birbirimize. buluşmaların mekanı ya dostun önü, bazen de buluşamamaların mekanı işte.
- ankara'da birileriyle buluşmak için "gima'nın önü" ya da "ykm'nin önü"ne göre daha samimi olan buluşma noktası.
buluşmaya daha vakit varsa dost'a girip kitapları karıştırabilir, kitap satın alabilirsiniz. bu kısmı güzel.
yine de izmir'de "sevinç'in* önünde buluşmak" kadar heyecan verici duygular yaşanmaz burada. ya da yaşanır. ben yaşamadım. bizzat yaşayan arkadaşım var ama. oysa ki ben yaşamış olsam böyle mi konuşurdum? yaşamak güzel. yaşa...
- burada ciddi ciddi, temelli yaşayan insanlar vardır. okuyan, yazan vardır diyerek, spesifik özellikler ile teşhir etmek istememekteyim ama; benzer kişileri bu muhitte gittiğiniz her daim görebilirsiniz. kızılay'daki diğer merkezlere oranla daha içten ve bulunması kolay bir yer olmakla beraber, metro çıkışları daha bir tercih edilesidir buluşma için.
- stres verici bir buluşma yeridir,dostun önünde günün her saati n tür bekleyen insan içinden buluşacağınız insanı miyop gözlerle 10 metre öteden süze süze arayarak olay yerine teşrif etmeniz olasıdır. bir de karşısında müzik zımbırtısı satan dost vardır ki ankara dışından gelen buluşulacak arkadaşın onun önünde bekleme ihtimali yüksektir,iyice tenis maçı izler gibi kafanızı bir o yana bir bu yana çevirmenize yol açabilir bu masum görünen buluşma yeri sizi bir şebeğe çevirebilir.
(cwen, 01.12.2007 03:52 ~ 03:56)
- bir yakasında rapçiler, bir yakasında gothiclerin takıldığı mekandır kendisi. gotiklere kızılay broşürü dağıtmaya gittiğinizde erkekler abi ben ishalim, aids'im, kızlar da havalı havalı ben korunmasız cinsel ilişkiye giriyorum triplerine girerler, hemen oracıkta kan bağışı broşürünü terkedip, hepatit, frijit ve aids broşürlerine upgrade yapınız, çok etkili oluyor. bir de şöyle bir durum var, bunu ben fantezi olsun diye yaptım tepkilerini merak ettiğim için(bkz: sosyal tespit), 18 yaşından küçük adam nasıl kan bağışlasın ki?
(kl7mu, 01.12.2007 03:57)
|