|
|
- gemilerde pruva ve grandi direği cundaları arasındaki, hareket etmeyen tel halat
- (bkz: karanfil sokak)
- ölümü simgeleyen çiçek.*
- filipinler'de ve hindistan'da yetişen bir ağaç. küçük bir çivi görüntüsündeki tomurcuğu baharat olarak kullanılır, uzun süre çiğnendiğinde dili uyuşturur.
- (bkz: djarum)
- karanfiller açıyordu, o zamanlar gözlerinde
bir baksam kül olurdum yüzüne
başın alıp gittiğinde yağmurlar küstü bana
bir daha yağmadılar coşkuyla
bir karanfil, yağsa yağmur büyülense yeniden dünya
gün olup da geleceksen usul usul gün yağarken
gözlerinde karanfiller açacaklar tutuşup yine
- bir orhan veli şiiri.
hakkınız var, güzel değildir ihtimal
mübalağa sanatı kadar
varşova'da ölmesi on bin kişinin
ve benzememesi
bir motörlü kıtanın bir karanfile,
"yârin dudağından getirilmiş".(camel, 16.12.2005 03:36)
- (bkz: yedi karanfil)
- bazı lokanta ve işkembecilerde kasa başında porselen tabakta sunulan kurutulmuş bitki. şimdi de bazı yerlerde hijyen olsun diye poşetlenmiş şekilde sunarlar.*
(dlord, 06.03.2006 18:56)
- latince adı syzygium aromaticumdur.
- yeni türkü'nün en güzel şarkılarından biri
(bkz: @519610)
- bir ahmet haşim şiiri
yarin dudağından getirilmiş
bir katre alevdir bu karanfil,
ruhum acısından bunu bildi.
düştükçe vurulmuş gibi, yer yer
kızgın kokusundan kelebekler,
gönlüm ona pervane kesildi
ayrıca orhan velinin aynı adlı şiirinde ahmet haşimle dalga geçtiği aşikardır (bkz: @608740)(dasein, 21.01.2007 16:52 ~ 11.09.2007 04:21)
- meral özbek imzalı yeni türkü şarkısı.
- sezen aksu ve uzay heparının dokunduğu bir aşkın nur yengi şarkısı..
bu kadar içli olmasının yegane sebebide budur bence..
ah benim örselenmiş,incinmiş karanfilim
bir sessiz çığlık gibi
kırmızı masum narin..
bu ürkek bu al duruş
söyle neden bu vazgeçiş
ne oldu ümitlerine
bu ne keder bu ne iç çekiş
sen ki özgürlük kadar güzelsin
sevgi kadar özgür
o güzel başını uzat göklere
gül güneşlere gül
kırılma küsma sen yine bir şiir yaz
çok değil..
inan az kaldı az!
bu kadar erken susma biraz bekle..
ağlama ağlama gül biraz..
- sigarayı bırakma bahsinde en etkin bir nebati çözümdür. şöyle:
1- dudak tiryakiliğine birebirdir, evir~çevir~gevele dur.
2- mimik kombinasyonlarındaki karizma katışı itibarıyla kişicanı tütün çiyneyen cool kevboylardan* geri bırakmaz.
3- ortalama bir karanfil dânesi ağızda dağılmadan 23 dakika* durabilir. vay canına: uzun samsunun neredeyse 2 katı. (ekonomi)
4- ağza yaydığı rayiha, keskinliğiyle kişinin genzindeki dolmak bilmez boşluğu bihakkın doldurur. (bu hissi kotikçilerle zırzoplar iyi bilir, sonra zaten bunların bi kısmı iyiden tatminsizliğe girip purocu, bi kısmı otçu hatta hatta kokocu oluyor, hafizanallah, kapılardan~bacalardan.. )
also (bkz: duman avcıları)
- yeni türkü'nün en güzel şarkılarından biridir. aşk yeniden albümü içerisinde önemli bir yer tutar. şarkıyı dinlemek sanki uzakta sevgili için daha önce tadılan her anın, deja vu ile göz önüne gelmesidir. sanki her şey en baştan hatırlanır, film şeridi hüzünle geçerken, karanfilin tekrar yeşermesi istenir. karanfil tekrar yeşillenirse dünya yeniden büyülenir mi bilemeyiz ama gözlerden birer damla yaş gelir habersiz.
- ankara daki ünlü pasajın adı.
- (bkz: djarum black)
- çok güzel bir bitki.
çay demlerken demlik başına bir iki karanfil** atarsanız hem çok güzel bir lezzet yakalayabilir, hem de baş ağrınızı azaltabilirsiniz. başınızın ağrısı çeşitli nedenlerden dolayı geçmeyebilir belki; ama en azından yeni bir çay türevi denemiş olursunuz.
- bana öğrencilik günlerimi hatırlatan bitki.
(bkz: karanfil sokak)
(bkz: ankara yı özlemek)
- en güzeli her şeyin.
hüzün var içinde biraz belki. ama çok samimi. değil mi yoksa? yoo gerçekten öyle. bi lokantadan çıkarken, tam da kasanın olduğu yerde, bi tabağın içinde yoksa karanfil ve sen ağzına alıp atamıyosan bi tane ne değeri kalır o lokantanın? ha keza limon kolonyası da öyle. karanfilin yanında bulunmalı ondan da ki, şöyle bi eline avcuna döküp serinlemelisin. ucuz şeyler bunlar belki. ama samimiler işte. o karanfili ağzına atınca insan, o garip tat ile mutlu olmuyor mu?
hem çiçeği de güzel. türk filmlerinin samimiyetini taşıyor o da. yakalara iliştirilen karanfillerle buluşmaya, tanışmaya çalışan sevdalılar arıyor insan parklarda. yere düşmüş karanfil bulsa sonra mesela insan, edip cansever gelmiyor mu aklına? o karanfili alıp bir başkasına vermek gelmiyor mu içinden insanın? sonra karanfil elden ele..
en samimisi her şeyin. insanı nefes aldığına şükrettirecek kadar samimisi hem de.
|