belki ilginizi çeker
  1. · insan alparslan türkeş i neden sever ki
  2. · afedersin ama siktiğin başlığı açayım
  3. · ilham perisi gelse de siksem diyen abazan yazar
  4. · yanlış anlaşılan şarkı sözleri
  5. · yaran msn diyalogları
  6. · 99 aldığı sınava itiraz eden öğrenci modeli
  7. · kenan evren
  8. · yaran msn monologları
  9. · yaran duyurular
  10. · haluk bilginer
gündem
  1. · yaran diyaloglar
  2. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  3. · geniş aile
  4. · kurban bayramı vahşeti
  5. · yazarların yapmak istediği saçmalıklar
  6. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  7. · facebook
  8. · celebrindal
  9. · milliyetçiliği faşizm zanneden öküz yazarlar

karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan  

  1. yazası gelip yazamadığı onca zaman diliminin ardından yazar olmuş, bol bol giri kazandıracağa benzeyen ağır metal insanı, gitar bağımlısı.
    (karanlıkta, 11.10.2008 11:04)
  2. takdir edilesi bir nicke sahip genç yazar. hoşgelmiş.
    (annem bana git ekmek al dedi, 01.11.2008 20:57)
  3. ayhan ışık bıyıklı metalci yazar.
    (karanlıkta, 23.01.2009 21:07)
  4. beni sözlük müptelası yapan sonra da on girimi tamamlamak için (ki bu onuncu) kendi evinde kendi bilgisayarına el koyduğum yazar. öpüyorum gıdısından.
    ayrıca müzisyen.
    (endoplazmik bir kulum, 18.02.2009 14:30)
  5. istanbul'da olan ve izmir'i çok özleyen yazar. öyle denizi havası suyu geyiğine değil. son derece basit bir olay yüzünden.
    (bkz: yürüme mesafesi)
    izmir'de yirmi dakika dediğin "otobüse binmekten vaz geçip yürünecek" mesafe, yarım saat "kentkart'ım bitti, cebimde para yok" mesafesi, kırk dakika ise "oha lan" mesafesidir. efendim bu şehirde yürüme mesafesi yirmi dakikadan açılıyor. nedir bu?
    ama biliyorum. bu yazarın babasının ahı tuttu. her gün "yürü oğlum bak biraz yürüyüş yap dana gibisin" diyip de dinletemezse, böyle her gün toplam bir buçuk saat seve seve yürür bu genç insan.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 28.06.2009 12:36)
  6. kendisi izmir'de yaşar. işbu giri birinci ağızdan yazılmıştır
    - belediye otobüslerine benimle binen yakın arkadaş sayısı, o otobüste kavga çıkma yüzdesiyle doğru orantılı oluyor.
    - şu hayatta hiçbir şeye üzülmem pıt diye çıkan windows uyarılarına üzüldüğüm kadar. hani dikkat çekeyim ama rahatsızlık da vermeyeyim mantığı.
    - bazı kelimeler ve/veya deyimler vardır ya, insan bi fırsat olsa da kullansam diye herkesin gözünün içine bakar, benim kelimem işbu oldu, deyimim ise iç güveysinden hallice. ama bir süre sonra fazla kullanmaktan da rahatsızlık duyuyor insan. işbu madde bununla ilgili. iç güveysinden halliceyim anlayacağınız. mnakoim.
    - sanki amına koyim, göt, ağzına sıçam, götünü sikem küfür de yarrak ayrı bir şey. bambaşka. küfür demeye dilim varmıyor. çok fena. pis. sik öyle değil mesela. ağız dolusu pek söylenmez. ama yarrak öyle. piii. ne iğrençleştim lan.
    - gecenin saat ikisi ve ben bir gece önce sabahlamışım, üç saat uyuyabilmişim. kalkıp böyle işlerle uğraşıyorum. napıyorum lan ben?
    - evet alpay erdem'den konsept çaldım. hemen döşenmeyin yok efendim yaratıcılıktan mahrum yok efendim özenti diye.
    - gel gir amcık, şimdiye kadar müzelikler içinde kalbimde en özel yeri olan cümledir.
    - müzelik demişken, kanımca müzenin oy sistemiyle sözlüğün oy sistemi değiştirilmelidir. müzelik üçlü olsun, sözlük beşli olsun.
    - umuyorum ki işbu girimden sonra kanatlarım çıkmaz, uçmam.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 11.09.2009 02:20)
  7. @3930602 numaralı giriyi girmiş yazar.
    - an itibariyle konsepti devam ettirme kararı aldım.
    - "senin kararından bana ne lan" diyebilirsin. saygı duyarım.
    - her saygı duyarım diyen insanın tepesine çıkılmasına da uyuz olurum. yani "senin düşüncendir saygı duyarım" diyen birine "sen orrospu çocuğusun" denmez. bu düşünceden ötedir. hakarettir. kötü söz sahibine aittir. iç güveysinden hallice bir duruma düşürür o hakareti yiyen insanı. insan bi yandan mal diye düşünür küfreden için, bi yandan da eline sopa geçse oracıkta skertiverir.
    - iyi ki elimde böyle büyük bi güç yok. hayır hayır süper güçler değil. mafya ailesinin çocuğu gibi, milletvekilliği gibi, dokunulmazlık hesaabı. hatta kung fu, judo, jujitsu gibi. iyi ki yok diyorum çünkü kindar bir insanım. kin tuttuğum insanlara ne zaman ne yaparım belli olmaz. kindar sürpriz yumurta
    - sonbahar'da en sevmediğim şey yolculuk. belediye otobüsünde, metroda yolculuk. ama evde oturmayı da çok sevmiyorum. ikisi arasında karşılaştırma yapacak olursam evde oturmak derim. bunlardan daha çok hoşuma giden şeyse bir saçak altında hafif yağan yağmuru izleyip çayımı yudumlamak, sigaramı içmek. bir de şöyle kralından bir dost... canım çekti lan dur özgür'ü arayayım.
    - mesaj attım. çıkmayayım şimdi dedi. yağmur var dedi. ben de ondan diyorum ya.
    - "insanlar yağmurda sellerden ölüyor sen burada yağmuru seviyorum diyorsun vicdansız köpek" diyenlere ithafen; insanların hoşuna giden şeyler yaşam koşulları, zaman ve mekana göre değişkenlik gösterir. ayrıca ben "ferrarim çok hoşuma gidiyor" da demiyorum. senin de hoşuna giden bazı şeyler yüzünden (bkz: internet) bazı insanlar işsiz kalıyor. empati demek "orda askerler ölüyo ben de hemen gidip savaşayım", "selden insanlar boğuldu, orospu çocuğudur", "sen haksızsın ibne" demek değildir. empatinin ne olduğunu merak edenler empati kitabından ziyade bu konu üzerine ansiklopedi yazabilecek düşünürlerin kitaplarını okumalıdırlar.
    - bu konsept sözlük konseptine aykırıysa ve uçurulma riskim varsa beni uyarın. gerçekten. ben baktım ama bulamadım.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 11.09.2009 16:51)
  8. internetten yapılan ders kayıtlarında bir dersini seçememiş insan.

    - neden bilmem ama, basketbol mu futbol mu dersen, basketbol skertir derim. böle ne kavga çıkar, ne "hebaleböleal" diye itiraz eder millet hakeme, yok efendim uzatmaydı kısaltmaydı hiç yok öyle şeyler. heyecansa daha fazla, 10 saniyede neler değişebilir... sakın bunları 12 dev adam gazı dediğimiz şeye gelip yazdığımı sanmayın. futboldan hiç haz etmem, oynayandan da haz etmem. mesela futbol oynayan biri belalı itin teki olabilir, ama bir adam basketbol oynuyorsa böyle bir şey pek olmaz. dikkat ederseniz olabilir dedim, yargı cümlesi değil bu. yoksa lisede okul basketbol takımından bi çocuk vardı, ismi lazım değil, itin önde gideni bayrak sallayanıydı. takımda 20 kişi vardı, 2 tanesi böyleydi. ha futbol takımı dersen, 22 kişiden 20si böyleydi. böyle bir kontrast.
    - mizah dergilerini okumaya arka kapaktan başlayan adamdan zarar gelmez arkadaşım. hatta böyle birini görünce git "naber len y.rraam ehere" şeklinde yanına otur. beraber gülmeye başlarsınız. öyle bir adamdır o.
    - neden bu kadar çok zarar gelir gelmez tartışması yaptıysam, umarım bi zarar gelmez.
    - mnakodumun maçını ben izliyorum ya, 30ar fark yediğimiz ispanya'yı, litvanya'yı yendik, bu maçta yeniliyoruz.
    - şimdi gördüm, tribünde bir futbol taraftarı var. milan forması giymiş sanırım. pirelli yazıyo, lacivert siyah. o surat ifadesi, o bağırış, o el kol... hangi tribünde mi? türkiye-slovenya maçının yapıldığı kapalı spor salonunun tribünü.
    - babam haksız çıkma potansiyeli olan her konuda "hayat öğretecek" şeklinde şarlıyor artık. anlamadım ki mnakoyim. heralde "benim neden böyle yaptığımı da öğreneceksin günün birinde" diye ironik bir mesaj vermeye çalışıyor.
    - hidayet'in "bu mu komik nuri" demesi bence çok korkutucu. sizce değil mi? ulan ben nuri olsam oraya sıçmıştım korkudan. koskoca hidayet lan. skertir adamı. ayrıca, nuri profesyonel oyuncu sanırım o reklamda. hidayet gayet acemi bir oyunculuk sergiliyor, ki gayet hoş geliyor göze. ama nuri sanki bu işten para kazanıyor. öyle gibi yani.
    - bak şu an çok sinirlendim. fena. bana zamanında "milli takımın maçını izlemeyen, kazanınca sevinmeyen, yenildiğine üzülmeyen vatan hainidir. o milli takım. bizi temsil ediyor. türk olan herkesi" demiş bir mınıırzınısiktiğim, iletisine "basketbol neymiş yha, barça-inter rulz" yazmış. oy oy oy. dur ben ona bir mail atıp bu giriyi göstereyim. biraz da o kızsın.
    - o değil de, atatürk harbiden çok karizmatik bir adammış yahu. yani atatürk olmasın, mahmut olsun, ne bilim cumhuriyeti kurmuş olmasın, inşaat mühendisi olsun, ama o karizması kalır.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 16.09.2009 22:55)
  9. yarın 2009-2010 öğretim yılının ilk dersine girecek olan yazar.

    - her şey yolunda giderken insanın içine bazen bir sıkıntı oturur ya, böyle mideyle toraks arasında gider gelir. işte o öyle bir siktir ki kanımca, "ulan ne ters gidecekse gitsin de şu sıkıntı kaybolsun" dedirtir. "yeter mnakoyim" dedirtir. hayır mesela sıradan bir günde bu olsa "ulan şunu şöyle yaptım kesin o yüzden şöyle olacak" denir. ama çok süper geçen bir günde olunca olmuyor. bence olmasın.
    - sigarayı bırakmak lazım bence. ama bırakınca da kilo alıyor insan. en iyisi önce kilo verip sonra bırakmak. ama kilo da verilmiyor ki öyle. hele ben hayatta veremem. yani günde 1 öğün yerim gerekirse ama spor yapmadığım için imkansız. bir insan spor yapmaktan bu kadar mı nefret eder.
    - beren saat'i şu dakikaya kadar saat markası zannediyor idim. nasıl öğrendin derseniz, televizyonda "beren saat yeni defilesinde vıdıvıdı" diye bi magazin haberi çıktı. belki bu çok yapılan bir espri ama gerçekten yeni öğrendim. sözlükte de hiç rastlamadıydım beren saat'e. belki çok meşhur olmadığından.
    - sarmısaksarımsak mı?
    - kendi yaşımızı söylerken "ben otuz yaşındayım" mı dememiz gerekir yoksa "ben otuz yaşımdayım" mı dememiz gerekir?
    - bi soru var ya, "bu gün hava sıfır santigrat derece, yarın sıcaklık iki katına çıkacak, yarın kaç derece olacak?" diye, o sorunun amına koyim. üstünde düşünenler, yapmayın etmeyin. bu soru şu soruya eşdeğer; "bu gün yarım saatte 3km koştum. yarın iki kat daha fazla koşarsam ne kadar koşmuş olurum?" şimdi demez misin bu soruda "hızı sabit mi" diye? e ben de derim ki neye göre kaç katı? kelvin'e göre 546 santigrat derece olur mnakoyim. rümöre göre sıfır olur falan filan. her ne skimse. o soruyu es geçin. bi de "yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neden şişman" diye soru var. o soru üzerinde düşünen arkadaşlara selam ederim, başka bir şey demem. son olarak da "ışık hızında giden araba farları açarsa ne olur?" sorusuna "ananın amı olur" demek istiyorum. çünkü ışık hızında giden bir şey teorik olarak araba olamaz. sadece elektron olabilir.
    - şu hayatta "yan gelip yatayım paramı kazanayım" demeyen adam yoktur. bakın yanlış anlamayın, üretken olmamaktan bahsetmiyorum. ama durduk yere para gelse insana, eminim herkes daha üretken olur. mesela ben solo albümümü çoktan çıkarmış ikincisine başlıyor olurdum. kim bilir kimler ne icatlarla meşgul olurdu. ama öyle değil işte. bunun böyle olmasını istemeyenler sadece ve sadece işverenlerdir.
    - özgü namal gerçekten çok seksi bir hatun imiş. bunun farkına vardım. hele güneşin oğlu'ndaki kırmızı elbisesi ve kalçalarıyla harika bir üçlü olurken afedersiniz y.rrak gibi saç modeli bile bu seksiliğine ket vuramamış.
    - ket vurmak da çok karizma bir deyim bence. mesela hararetli bir tartışmada "ama sen böyle yaparsan kendi kendine geriye ket vurursun" derseniz o sırada oluşan 4-5 saniyelik boşluk, izleyenler tarafından "cevab veremedi" şeklinde anlaşılacak ve otomatik olarak o tartışmayı kazanmış olacaksınız. ha derseniz ki, tartışmayı kazandım da götüm arşa mı değdi? hayır efendim. tabi ki hayır.
    - "ulan ilerde çocuğum olursa anlatıcak adamakıllı anım yok. hepsi sikiş sokuç karı kız" diye hayıflananlar, bir kere olsun ucuz bir şehirlerarası otobüs firmasıyla yolculuk ederken çevrenizi dinleyin. ama sadece dinleyin. bir de mutlaka ve mutlaka karadeniz'e uğrayın. ben hayatımda gitmedim. ama gidenlerin tamamı çocuklara anlatılacak anılarla döndüydü. ayrıca hepsinin dediği bir şey, oradaki insanlar ne olduklarının farkında. sakın ola "doğa güzellikleri de harika eheh" falan gibilerinden "dışlamıyorum ki seni" mesajı vermeye kalkma, dışlanırsın. karadenizle dalga geç, insanıyla alay et, fıkralar anlat, burası çok önemli, araya kendini de kat. ben gidenlerin yalancısıyım.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 27.09.2009 23:26 ~ 23:26)
  10. ders programını kalan dersi yüzünden istediği gibi yapamamış olan yazar.

    - yeni klavye almak neyse de, bir de o klavye öncekinden daha küçük olursa o fena. büyük olursa sorun değil. ama küçük olunca aynı anda harflere basmalar falan oluyor. kırk kere yaz sil yaz sil. çirkin şeyler bunlar.
    - her kim ki nüfus cüzdanındaki resmi çok beğenir, "aha bak bu resmi çok seviyorum" der, o biraz tehlikelidir. çünkü nüfus cüzdanı bu. o cüzdanda nasıl bir büyü var ise, bütün vesikalıklar kötüdür. ha, dersen ki ben nüfus cüzdanımı bucak bucak saklıyorum, o resmi görmesinler diye gerekirse kavga çıkarırım, sen de tehlikelisin. ama nüfus cüzdanıyla işi olan insanlara rahatlıkla çıkarıp verebiliyorsun, sen de "nassıolsa bi daha beni görmicek" adamısın. o da yanlış.
    - bence akıllı bakınızın hıyarca kullanımı çok çirkin bir tabir. şimdi adam bazı şeyleri bilmiyor diye hıyar demek olur mu? sen de yarın arabanın hıyarca kullanımı diye ceza yesen, hoş olur mu o? olmaz.
    - kokusuz sinek ilacı aslında aşırı tehlikeli bir şey. hem de inanılmaz tehlikeli. çünkü şofben zehirlenmesi dediğimiz olay da kokusuz ve renksiz olan karbon monoksit gazından meydana gelir. ne o öyle sinsi gibi. kokusuzmuş. mnagoduum
    - bu yazıyı kısa kesiyorum. takipçiler kusura bakmayın. "lan beklet devamını yazınca koy bura" demeyin. o zaman bölük pörçük gibi oluyor.
    - çok uykum var.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 28.09.2009 19:32 ~ 30.09.2009 22:58)
  11. altıncı nesil versiyonu için;
    (bkz: kullanıcı adım neden en fazla 50 karakteri geçemez)

    (bkz: karakter sorunu olan yazarlar)
    (anladım bozukluğu, 28.09.2009 19:34)
  12. kendine sennheiser kulaklık almış ve çılgınca müzik dinleyen yazar.

    - çok uzun bir aradan sonra beraberiz.
    - geçen gün rakı içtim üzerinize afiyet, hızlı içmeme rağmen "lan bana neden bi şey olmuyo ki" diye düşünüyordum. aradan bir miktar süre geçince "amuğa goyum boğazım fena kurudu dur bi su içeyim" diye düşündüm. o suyu içmez olaydım ah sevgili yazar ve okur dostlarım. meğer o midedeki alkolün pıttırısını zıttırıp emilimi hızlandırıyormuş. öyle ki, bilincim yerinde, hani sarhoş olurken yavaş ilerleyen görüntü yok, elde ayakta kafada uyuşma yok, vücut sola çekiyor. dedim heralde boynumu kütletirken sinirlerin biri felç oldu. bildiğin sol bacak garip oldu. yürürken sola gidiyorum ister istemez. sonra biraz daha istirahat ettim geçti.
    - "aman diyim domuz gribi" diye başlayan cümlenin devamı bana hayatın sırrını da verse ben istemem o sırrı.
    - bir ara vurdulu kırdılı furyası vardı. öğretmenlerimiz hep vurdulu kırdılı derdi. hala var mı bilmiyorum ama varsa da lütfen bitsin. mnakodumun şiddet sözcüğünün telaffuzu bu kadar mı zor? tam bir tarzanca. "ee böyle zıplamalı atlamalı. işte koşmalı. adam öldürmeli. ilerlemeli. vurdulu kırdılı"
    - geçen bir dvdciye gittim. adam bilgisayar oyunlarını kategorilere ayırmış. dedim bir tane alayım bari. a vampyre story sordum adama. doğal olarak "ne tarz" dedi. "macera oyunu" dedim. adamın yüzü öyle bir anlamsız hale geldi ki... sonra dedim bi de ben bakayım. adamın bilgisayarındaki kategoriler spor, fifa gibi, dövüş, ilerlemeli dövüş, ateşli ilerlemeli, çocuk oyunu. son hatırladığım şey var gücümle koşmaya başladığım.
    - böyle uzun aradan sonra çok uzun yazacağımı beklediniz ama yanıldınız. ha ha ha! artık kısa yazılarla karşınızdayım.
    - şaka lan şaka. uykum geldi fena bi şekilde o yüzden.
    - iyi geceler.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 08.11.2009 23:48 ~ 23:48)
  13. izmirde halk arasında sincap ve manav isimleriyle de tanınan , pek bir güzel yoda taklidi yapan , gitar ve davulla da ilişkilendirebileceğimiz , kısmen coder , biraz tiyatrocu , özünde iyi diyebileceğimiz bir arkadaşımız.
    (way truth n life, 12.11.2009 14:37)
  14. domuz gribine yakalanmış yazar.

    - domuz gribi dediğin, bildiğin grip. tek özelliği hızlı bulaşması ve çok yaşaması. onun dışında bildiğin grip. insanlara "domuz gribi oldum ben" diince, "oharey. sallama len" falan gibi tepkilerle karşılaşıyorum, çok üzülüyorum. sanki yalan borcum var.
    - yalan söylediği düşünülen biri hemen "yalan borcum mu var arkaaaşım" der ya, çok gülüyorum onlara ben. borç dediğin, illa biri tarafından başlatılacak. belki şimdi sen yalan söyledin de benim sana yalan borcum var artık. hem yalan lan bu. borcu alacağı mı olur. söyleyeni sitiim.
    - bir hoca var, adını vermek istemiyorum, ramak kaldı bana "bu bölümü seçen kafamı sikeyim" dedirtecek. çok az kaldı ama. bunu sınıfta söylemekten çok korkuyorum. hayır bölümümü çok seviyorum ve kimse de dedirtemez "bu bölümü seçen kafamı sikeyim" diye. "bu bölümü seçen kafamı sikeyim" diyorsun sonuçta. öyle kolay yenir yutulur bir laf değil. "bu bölümü seçen kafamı sikeyim" demedim şimdiye kadar. demem de. neymiş o. "bu bölümü seçen kafamı sikeyim". peh.
    - "şu hayattan ne beklentin vardır" desen, "yarak" derim. şaka şaka. ama "para" demem. yani sadece "para" demem. başka şeyler de söylerim. ama "para, sağlık" gibi başka şeyler değil. "para ama böyle şu işten kazanılmış, alın teriyle kazanılmış para" derim. para önemli çünkü. malesef önemli. hani insan bazen hiç sevmediği sistemin parçası olmak zorunda kalır ya, öyle bi sik bu. para. ismini siktiğiminin.
    - farkındaysanız çok sinirliyim. çünkü bu hafta iki çok önemli ve 100 alabileceğim vizem var, ama soktuğumun hastalığı beni çalıştırtmıyor. masa başına oturunca adeta "eaaa naber müeeee eheueheu" diyen misafir çocuğu oluyor. deli oluyorum. napıcam bilmiyorum. ağlarım heralde.
    - şu domuz gribi sayesinde sigarayı bırakayım mı diyorum da, yalan olur heralde.
    - 16 inç ekranlı dizüstü bilgisayarıma soğutucu alamıyorum. çünkü o kadar büyük soğutucu yok. en büyüğü 15 nokta 2 inç.
    - öpüyorum gıdınızdan.
    (karakter sınırını sonuna kadar kullanan genç insan, 16.11.2009 20:24)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil