karısı tarafından öldükten sonra bile affedilmeyen bedri rahmi eyüboğlu'nun sevdiği kadına* taktığı ad ve onun adına yazdığı şiir.
karadutum, çatalkaram, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
ağaç isem dalımsın salkım saçak
petek isem balımsın ağulum
günahımsın, vebalimsin.
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte araken yerde bulduğum
karadutum, çatalkaram, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın...
ilginç bir şekildefatih kısaparmak'tan hiç kalolunmamış. oysa taklitçi olarak bilinse de güzel yorumlar, kısaparmak bu eseri. bestesi de cem karaca'nınkinden güzeldir.
buram buram yaz kokan bir meyvedir. dalından koparılmamakta ısrar eder, koparırken üzerinize akan ya da ellerinizden bileklerinize doğru süzülen damlaları kırmızının en güzel halini taşır.
severek okuduğumuz bre şiirlerinden biri ama her nedense aklıma pos bıyıklı, kızıl dudaklı, "sanat" piyasasında ahmet kaya çakması olarak nam salmış, sanatın her geçen gün yozlaşan ortamından uzak kalma niyetiyle olsa gerek, bir süre kendini kaybettirmiş ve sonra kendisini ekranlarda yine "çok sevdiğimiz" saygıdeğer eşi şebnem kısaparmak'ın katkılarıyla gördüğümüz fatih kısaparmak'ın "eşsiz" yorumuyla kazınmıştır.
iyi hoş da..
benim için kabus gibidir zira bu şiirin bestelenmiş hali çok affedersiniz beşinci sınıf porno filmlerini canlandırıyor gözümde.
" dili mercan, daha nem olacaktın bitanem, gülen ayvam, kadınım, kısrağım.. " hadi bunlar neyse de, asıl ılgıt ılgıt buram buram ikilemelerinin tekrarlandığı kısımlarda nedense düşüncelerim hep, fatih kısaparmak'ın o pos bıyıklarının altından salyalarını akıtırkene şebnem hanımefendiye hallendiğini, -kız hazırla, suyu,akşam beşte evdeyim, ılgıt ılgıt , buram buram.. anladın sen onu.., şeklinde vuku buluyor.
bana ne senin yatak odandan be adam, diyesim geliyor. ama diğer yandan da insanların dertlenerek dinlediği bu şarkıyı kötü niyetlerine alet eden tek kişinin ben olduğum düşüncesi bana çok ağır geliyor, eziliyorum.
söyle bana sözlük, sapık mıyım neyim..
pekmezi de olan meyvedir. hatta babamın "ye kızım bak kan yapar bu" diretmelerine asla engel olamadığım harika bir pekmezdir bu. kocaman kazanlarda odun ateşiyle kaynatılır. şeker de katılmaz asla. bir de üstünde ağda oluşur ki bu kızların bildiği klasik ağda değildir, bildiğin köpük köpük harika ötesi tadı olan birşeydir.
yıllardır vişne, limon, kakako ve vanilya tekelinde yaşamını sürdüren dondurma sektörünü ciddi ölçüde sarsan yepyeni bir tat. ağızda eriyen buzlu karadut... yanına bir parça böğürtlen. *
itü sözlük radyosu'nun daimi, ultrasonik kaçakçısı. ne zaman görsem radyoda, allah versin diyoruz burdan kendisine.
ayrıca müzik türleri ve grupları hakkında kesinlikle ders alması gereken yazar.