dünyanın en karadeniz kıyısında doğup büyümüş kızları.. dünyanın en fındık toplama mevsimi geldiğinde tarlaya gidip gelen kızları.. dünyanın en karadenizli kadınlarını oluşturacak sevgi tomurcukları..
(bkz: ukraynalı kızlar)
karadeniz nasil ve niye yapar bunu bilmiyorum ama oraya ait insanların ruhuna siner. orada yaşasınlar ya da yaşamasınlar, orda büyüsünler ya da büyümesinler oraya ait insan karadenize benzer. karadenizli kızlar da öyledir, karadeniz gibi sağı solu pek belli olmaz; çok sakinken bir bakarsınız fırtına kopmuş ya da fırtına apansız dinmiş sakinleşmiş, niye bilmem ama öyledir. denizleri gibi heyecanlıdırlar ve en önemlisi hep bir hareket vardır karadenizde hep bir çalkantı, derinde de olsa... sezmek, bilmek, iyi tanımak gerekir karadenizi...
bunları bir süre karadenizden ayrı bırakırsa koşullar, senki sadece karadenizin suyuyla büyüyen bir ağaç gibi, içlerinde çürüme hissederler. memleketlerinin adını duyunca gözlerinin içi parlamaya, telefonda il kodunu görünce yürekleri sızlar. karadenizden ayrı yerlerde büyümüş olsalar bile hayatlarında bir gurbet efekti baş gösterir. bu yüzdendir ki, karadeniz gibi insanları boğma raddesine gelmeden bu kızlarımızın karadenize kavuşturulması gerekir.
genelde ince yapılı olurlar, gözlerinin rengini yaşadıkları çevreden alırlar, erkeğinde ne karakter varsa onlarda da aynısı vardır, çünkü karadeniz cinsiyet dinlememiştir.
bazılarının estetik olarak burun problemi olsa da geneli itibariyle zarif vücut yapılarıyla bunu telafi ederler.
bunlar dağlık habitat türü oldukları için ilerleyen zamanla çocukken yayla ve bilimum yükseltide çekilmiş çocukluk fotoğraflarına bakıp bakıp dağcılığa, itüdaka heves edebilirler, içgüdüsel bir yönelimdir. karadenizde görülen dağ çileği, orman horozu gibi bir tür olan bu dişilere ormanlık dağ hatunu diyebiliriz.
kişilik olarak şöyle özetleyebiliriz; hırçın, ele avuca sığmaz, ben bilmem beyim bilir sözünü ağzından asla duyamayacağınız, kadının erkekten hep bir adım önde olduğu ama erkeğe duyduğu saygıdan bir adım geride durmasını bildiği bir coğrafyada yetiştikleri için tam anlamıyla bir hayat arkadaşı olurlar. hiçbir karadeniz kadını yoktur ki bütün gün evde otursun, altın gününden altın gününe koşsun, varsa yoksa çalışmaktır dertleri, buna ev hanımları da dahildir. sırtında fındık, çay sepeti önünde bebeğiyle karadeniz'in o dik yollarından tırmanan kadınların torunları oldukları için bu ekolden devam ederler.
bir de karadeniz'de cinsiyet ayrımı yoktur. erkek neyse kız da odur. bu nedenle kızları erkek gibidir.
10 izmirli kız kokoşluğunda röfleli, makyajlı kızlar da yok değildir. sanıldığı kadar doğal olmadıklarını 621 yıl orda yaşayan bir insan olarak rahatlıkla söyleyebilirim.
her kız gibi dengesizdirler, ne yapacakları hiç belli olmaz...bazıları çok maldır, bazıları çok zekidir...ama büyük çoğunluğu güzel yemek yapar, evini çekip çevirir...
güzel olmakla birlikte tenleri de farklıdır, karadenize özgüdür diyeyim, tabi ülkemin geniş coğrafyası sağolsun, bir de kedilere çok benziyorlar orasının havasından mı suyundan mı bilemiyorum pati atıyorlar, tırnak da yiyorsun arada. hırçın, tanımaz duruma göre asiler, bu da onları çekici kılan farklı bir yönleri olsa gerek. birey olarak tanıdığım bir grup arkadaşımdan edindiklerim bunlar. genel almayalım. tabi benzer yorumlarla birlikte ortaya karadeniz e öz bir bayan profili çıkması mümkün. izmir kızları gibi.
diğer yörenin kızlarından farklıdırlar, daha cana yakın, içten ve samimidirler. birçoğunun içerisinde hiçbir kötülük bulunmaz, saftırlar. yanlış anlaşılmasın saftırlar derken son derece duru/temiz olduklarını söylemek istedim.
bembeyaz kardan düşler gibi bir ten; binbir yeşilin denizle dansından rengini almış gözler. acıya alışık olmayan dudakların kırmızı biber allığı ve sıcaklığı. ve deli deniz kadar hırçın bahar bahçeleri gibi narin yürekleri.
kuzeyin deli ve asi kızlarıdır. karadenizin mutemadiyen dalgalı denizinin kenarında esen şimal rüzgarı gibi bazen.. bazen de, güzelim dağlarına yeşilin binbir tonunda yayılmış ormanları gibi onca heyelana rağmen ayakta dimdik durmaktır.