yeni çıkan, ne yaptığı belli olmayan, kendini''karadeniz sanatçısı''sanan tiplerin sadece kemençeyi arkalarına alıp birşey söylediklerini zannetmesiyle çoğu zaman yanlış tanınan türkülerdir.
karadeniz türküleri, genel itibariyle karadeniz insanının; samimiyetini, sıcaklığını, kıpır kıpır oluşunu; hüznünü, kederini, ağlayışını; isyanını, kinini, aldatılmışlığını ortay koyduğu ritm ve sözlere sahip eserlerdir. çok kere bu türkülerin kendiliklerinden yaşanmış öyküleri olduğunu görürüz. özellikle kan davaları yahut topyekün olarak cenazelerde görülen ağlayıcı ismini verdiğimiz teyzelerrin yaktıkları ağıtların bir dönem sonra türküleştiğini gördüğümüz gibi; birini vuran canım hemşehrimin pişmanlığını veya hala üzerinden atamadığı öfkesini yansıtan parçalara da rast gelmek olasıdır.
öte yandan sevdiğini alayaman, sevdiği için yanıp tutuşan genç deli kanlı veya kızların birbirlerine attıkları manilerden de ziyadesiyle türkü türemiştir.
uzun süre pek dinlenmeyen fakat volkan konak, fuat saka, ,kazım koyuncu, birol topaloğlu gibi sağlam isimlerin olaya el atmasıyla müziklerin güzelliğini en sıradan insanın dahi anlayabildiği içlerinde derin saf ve temiz duygular barındıran genellikle acıklı olan yöresi karadenize ait türküler(anonim eserler).
pek form zengini olmasa da türk folklorü içinde ayrı bir yeri olan, karadeniz insanının asla melankonik olmayan, kıpır kıpır ruh halinin dile getirildiği son derece otantik parçalardır. asıl özgün şekline rize ve trabzon türkülerinde rastlanır. sair bölgelerin parçaları daha türki formdadır.
insanın içini kıpır kıpır yapan kemençe sesini barındıran, aynı kemençenin sesiyle de ağlatan türkülerdir. yozlaşmak üzereyken hatta yozlaşmışken, hakkını vererek yapan insanlar olaya el atmıştır. sayelerinde iyi birşeyler ortaya çıkmaktadır.
içeriklerinde tema olarak 3 ana unsur işlenen şarkılardır..karadenizi yaşamayanların,havasını solumayanların,toprağında büyümeyenlerin söylemesi rezilliktir.hem müziğe yazıktır,hem karadenizliye hakarettir.
türküde işlenen en mühim konu "yâr"dır(bkz: bu gaybana sevdaluk).sonrasında anne (bkz: mora nene)gelir,daha sonra memleket (bkz: oy trabzon trabzon).türkülerin geneli ve hatta birçoğu bu 3 tema üzerine kuruludur.
hatta ve hatta...
karadenizli horonu tanrıya ibadet olarak yutturmaya çalışarak söyler türküsünü...
(bkz: volkan konak)
(bkz: kazım koyuncu)
hayata nanik yapan sözlere sahip türkülerdir.örneğin diğer yörelere ait türkülerde ölüm hep hüznü,kederi,yok olmayı,acıyı anlatır.bir karadeniz türküsündeyse ölüm duygusu bile insanı güldürebilir.ölümden edilecek karlar vardır bu türkülerde. mesela çapkın bir karadeniz erkeğinin ağzından çıkan ölünce gömün beni kızlar mezarlığına diye başlayan türkü buna güzel bir örnektir.
karadeniz'a ait, karadeniz havasını yansıtan, bazısında karadeniz insanına rastlayabileceğiniz türkülerdir.
bazı örneklerini sunayım kısaca. (bkz: copy paste değil alın teri)
giresun yöremize ait bir türkü: giresun'un içinde
giresun'un içinde iki sokak arası
altı kurşun attılar
üç de bıçak yarası
vuruldum düştüm yere gidemedim uzağa
ne edelim sevdiğim düşürdüler tuzağa
giresun'un içinde yeşil fındık tarlası
vurdular feride'mi yere düştü bohçası
vuruldum düştüm yere gidemedim uzağa
ne edelim sevdiğim düşürdüler tuzağa
giresun'un içinde gezerim yali yali
feride'mi vuranın çekilir mi vebali
vuruldum düştüm yere gidemedim uzağa
ne edelim sevdiğim düşürdüler tuzağa
gökhan birben'in seslendirdikleri:
ps: burada hata yapmış olabilirim. bazı yerleri şive çünkü.
alacali kuş
e kuş alacalı kuş
o daldan bu dala düş
dediler yar yaylada
gittim ki yaylalar boş
bu yalancı dünyada
her seven bir eş arar
taşın kalbi yok ama
onu da yosun sarar
e kuku ne ötersin
o dillerin kurusun
daha sabah olmamış
koyver yarim uyusun
aktı gözümün yaşı
dere oldu sel gibi
hey gidi yalan dünya
geldi geçti yel gibi
yüksek dağlara kar
yüksek dağlara kar var güzelum,
daha dememki yar var tatliyum.
öyle kırdın kalbumi güzelum,
şimdi yalvar da yalvar tatliyum..
ben sevdum sana söyleyemedum..
oy canum gizli gizli severum...
hem sever hem de seni özlerum,
oy canum yollaruni gözlerum..
evvel seni severdum güzelum,
petekteki bal gibi tatliyum,
şimdi gönlum soğudi güzelum,
dağlardaki kar gibi tatliyum...
ben sevdum sana söyleyemedum..
oy canum gizli gizli severum...
hem sever hem de seni özlerum,
oy canum yollaruni gözlerum..
çiçekleri yaylaları güzelum,
gülüm sen sever misun tatliyum,
ben da çiksam yaylaya güzelum...
beni da sever misin tatliyum..
ben sevdum sana söyleyemedum..
oy canum gizli gizli severum...
hem sever hem de seni özlerum,
oy canum yollaruni gözlerum....
dere beni boğamaz
dere beni boğamaz deniza mi dalayim
oldunuz iki tane hanginuzi alayim
duman gelir dağilen
sen da gel irmağilan
ben da gelirum oyle sana çağirmağilen
sen karşiya ben beri
uzatalum çemberi
çember kisa gelurse
biraz daha gel beri
baş aşaği inemem
baş yukaridur yolum
hiçbir şeye sevinmem
madem ki vardur ölüm
çikalum yaylalara
çikalum yaylalara
buzi kiralum buzi
yare kurban vermişum oy
her sürüden bir kuzi
nasıl olur acaba
kuzisi ölen ana
gezer otlar dağlari oy
yüreği yana yana
karşı dağun duzuni
kuzu otlar yüzüni
elmeden bir görseydum oy
nazli yarun yuzuni
elevit’un deresi
iki tarafli akar
yüreğim seninlendur oy
gözüm ellere bakar
karadenizliler üstünde 2 saniye içinde ayağa kalkıp horon tepme ve ya da gözyaşlarına engel olamama etkisi olan hayat ilacı türkülerdir. doğu karadeniz ve laz türküleri orta karadeniz türkülerine kıyasla daha duygusal hatta genelde ağıt, matem, yas, özlem, sevgiliye duyulan özlem, sevgiliye ulaşamama temalıdır.
tecrübe ettiğim kadarıyla doğu karadeniz ve laz türkülerinde 2 ana tema vardır;
1. doğa: ör. gelevera deresi, gulas empula yulun, alacali kuş, oy dağlarum, dumanli dağlar, karadeniz karasun vs vs vs
bu türkülerde havanın nasıl olduğundan yaprakların rengine, taştan yosuna, dumandan buza, armuttan kaynaktaki suyun soğukluğuna kadar her türlü detay bulunabilir.
2. sevgili: ör. liligum, yureğum seninlendur, asa sevdam, haşo cemozutes, oy puşilim vs vs vs
bu türkülerin hissettirdikleri ise bireye özgü olup tatdırdıkları duygular eşsizdir.