süper bir yerdir lokalleri ve lokallerindeki iki ayrı salonla çekmişti dikkatimi aile salonu diger tarafada heralde tekler gidiyor du çok komik ya ne diye ayırırlarsa... ama süperdir yani kısa bir süre için yaşamayı hiç düşünmedim...
hergele meydanı, çınaraltı, bozhane, erdemir, çilek festivali gibi toplumsal yapılarla anılabilecek, eğitimde türkiye ortalamalarını dağıtıp atmış , bir ilçeye göre fazlaca gelişmiş, vaktiyle liseyi okurken kurtulmak için türlü planlar yaptığım şimdi ise erdemir'e kapaklanmak vasıtasıyla geri dönmeye çalıştığım karadenizin güzel, bol aksiyon içeren sahil kenti.
her türkiye cumhuriyeti vatandaşının hayalini kurduğu türden bir kenttir.herşeyden önce deniz kenarı ve orman yanıdır ki bu mavi+yeşil demektir.halkı genelde erdemir'de çalışanlardan oluştuğu için okumuş kişilerdir,dolayısıyla kültür seviyesi de yüksektir.
ilçelerde olmayan (valilik,sosyal sigortalar müdürlüğü,vb) devlet binaları dışında hiçbir ereğli vatandaşının işi zonguldak'a düşmez,bu da bu kentin kendi kendine yetebilen bir yer olduğunun göstergesidir.
yalnız bir kötü yanı vardır ki gençler için biraz sıkıcı bir yer olabilmektedir.daha çok huzur ve para arayan kişilere tavsiye olunur.
dışardan gelenlerin çok beğenip aşık olduğu fakat uzun yıllar orda yaşıyanların bunalıma girmesine sebep olan ,hergele meydanı,sahil ve çınar gibi mekanlarda takılanların sevgi dolu bozhane gençliği sebebiyle hayatlarının tehlikede olduğu şirin ilçe.ismi söğlendiğinde ereğlide yaşamamış insanlara erdemir'i ,yaşamış olanlara ise başta mehmet ali,raşit,ceyhun gibi güzel insanları hatırlatan yer.
medyaya sınırları dahilinde meydana gelen çeşitli ilginçliklerle yansıyan ilçedir. bu ilginçliklerden bazıları:
-çok eskilerde hürriyet gazetesi tarafından yapılmış bir araştırma;türkiye'de en çok olay çıkan liseler:
1) kabataş erkek lisesi
2) kdz. ereğli lisesi
-çeşitli ve gereksiz rekor denemeleri:
1) en uzun mangal (sahil boyunca,kilometrelerce uzunlukta yanyana ızgaralar konuldu ve üzerinde hamsi pişirildi)
2) en uzun canlı yayın radyo programı (yerel bir radyonun dj'i denedi,deneme sırasında bayıldı,hastaneye kaldırıldı)
-rüşvet olarak aldığı 5 milyon lirayı yutan trafik polisi.
-voleybol ve basketbol maçlarında çıkan bilimum kavgalar*.
-yıllar önce belediye başkanı halil posbıyık'ın,çilek festivali davetini reddeden ebru şallı için bir ana haber bülteninde "bir daha ereğli'ye gelemez" demesi.
anlaşılacağı üzere halkı biraz arızadır. hele belediye başkanı*,her ne kadar görevini mükemmel bir şekilde yapıyor olsa da,baş arızadır*.
her mevsimin hakkını vere vere yaşandığı, denizin de ormanın da hasının bulunduğu, huzur isteyene muazzam bir sahil yolu imkanı sunan, bekçiliğini erdemirin yaptığı şirin, sempatik bir karadeniz ilçesi.... gibi görünse de.... belli bir zaman sonra yaşamanın kabus olduğu bir yerdir. her küçük yerde olan birbiriyle fazla içli dışlı olma, dedikodu, merak, çekememezlik, görmemişlik, sidik yarışı gibi sevimsiz olayların haddinden fazla yaşandığı bir yer. paranın harcanacak yeri olmayışından, buna karşın fabrikanın bol maaş veriyo olmasından ötürü noldum delisi olan bir çok insan... 3 kişilik aileye düşen araba sayısının yine 3 olması. "ayşenin çocuğu bilkente gidiyosa bizimki de yeditepeye gidiyo" muhabbetleri.. sevgiliyle el ele yürüyememe.. dilediğin gibi giyinememe.. gece canın çekse bira alınabilecek heryerin kapalı olması.. gençsen enerjini harcayabilecein aktivite imkanının bulunamaması.. gidip oturup muhabbet edilecek bir tek çınaraltı olması.. işin acı tarafı oralı olup da hakkaten insan olan çok az insan tanımam... kısacası doğduğum, büyüdüğüm, ve kaçtığım yer......
(bkz: sevgi, barış, dostluk)
halil posbıyık*ın deyimiyle karadenizin incisidir.
her sene yapılan çilek festivali ve birkaç senedir yapılan sevgi barış dostluk festivaliyle ünlenmiştir.2 guinesse girmiş rekoru vardır,en uzun mangal ve en büyük koro.
birçok ünlü şarkıcıyı getirmiş ve kendine hayran bırakmıştır*****küçüktür,ufacık tefeciktir ama içinde herşeyi barındırır.istanbulun minyatürüdür.
yazları insanları gündüz deniz,akşam sahil-çınar yaparlar.
eğitim düzeyi erdemir sayesinde hatrı sayılır seviyededir.her sene öss de ilk 100 de öğrenci çıkarmayı başarmıştır.itüde de bol miktarda vardır.
havası mistir,doğası harikadır.gençleri her ne kadar birdaha asla geri dönmemek üzere üniversiteye gidiyorum dese de,tatillerde ereğliye kaçmak için can atarlar.(bkz: ben)
akıllara kazınan sloganları vardır :
-sevgi,barış,dostluk
-güneşin sarısı
ormanın yeşili
denizinmavisi gerçek renkleriyle sadece kdz.ereğlisinde vardır.
karadeniz ereğliyi görmeden ölmek öbür dünyaya eksik gitmek demektir!
ve son olarak,ereğlili*olmaktan gurur duyuyorum,gidin,görün.siz de seveceksiniz.!!
hiç gitmediğim halde çok sevdiğim yer. gazetede çıkan bir haberi oldukça etkili olmuştu aslında. sivil yardımlaşma derneklerinin en çok bulunduğu yermiş, sevimliymiş falamış filanmış. memleketim gibi hissedicem utanmasam. ah bir de mış miş i atabilsem bu yazımdan
doğup büyümek için ideal bir yer. yeşillik, deniz, dere, balık, piknik, bir yandan da gayet (erdemir sayesinde) gelişmiş bir ilçe, site kulüp, göztepe kantini, sinemalar, tiyatrolar, sanat evleri. tekrar ediyorum bunların hepsi yeşillik içinde. yeşillik standart.
özellikle ilkokul zamanı lojmanlarda süper büyünür bak, ben büyüdüm oradan biliyorum. herhangi bir sorun çıkmadı büyümemde. aslanlar gibi oldum. boyum biraz geç attı ama filinta gibiyim şimdi. gerçi ilkokuldan sonra istanbul'a geldim, ondandır geç atması. ereğli süper yer. istanbul'da var bir bokluk.
bir yıldan fazla bir süre hiç gitmeyip geçenlerde son defa,taşınmak için gittiğim yerdir. ereğli'den ayrı zamanımı istanbul'da geçirdiğimden olsa gerek,eskiden pek hoşlanmadığım halkı da bana pek bir kibar geldi. en azından oto yıkamacısından "buyrun beyefendi" gibi bir cümle duymak insana istanbul'dan sonra ilginç geliyor.
gitmeyeli çok da gelişmişti ereğlim. o kadar güzel gelliyordu ki bana,defalarca "lan buradan taşınılır mı" dedim kendi kendime. evet;kör ölmüş ve badem gözlü olmuştu. son bir kez baktım akçakoca yolundaki o güzelim ormanlarına belki de. o da beni alışık olduğum şekilde yağmuruyla,hatta olayı kendi kendime biraz daha dramatize etmeye çalışırsam gözyaşlarıyla uğurladı.
küçükkene pek bir severek gittiğim güzel ilçe. nerdeyse bütün yazlar oralara şöyle bir uğrar tozunu attırırdık. bir lunapark hatırlarım, böyle sahilden görülürdü hep...görürdük ama gidemezdik...yine de severdik...sonra satranç oynardık, boyumuzdan büyük taşlarla parkta...demir yığınlı bir yer vardı caddenin yanında, orda oynardık saklanbacı...orda öğrendik sevgiyi, dostluğu...çünkü insanları melekti...aynı zamanda orda tanıdık ölümü...gömdük iki canımızı kara toprağa...sonra bıraktık oraları, oldu her şey alt üst...bindik başka alametlere...geldikçe aklımıza özlüyoruz bu güzelim ilçeyi...
kdz.ereğli,içinde yaşamayanlar için çok güzel bir yerdir.ama gel gör ki,orada doğar,büyür,gençliğini harcarsan,çok sıkıcı gelmesi kaçınılmazdır.
çocukluk geçirmek için çok iyi bir yer olduğu kesindir.zaten küçük bir yer olduğundan insanlar genelde tanırlar birbirlerini.kültür seviyesi de yüksektir ama davulun sesi uzaktan hoş gelir durumu ereğli için sonuna dek geçerlidir.bir kere insanların genelde birbirini tanıması,kişisellik ve özellik kavramlarını çok kötü yıkmaktadır.başınıza gelen bir olay anında en alakasız kişilerin kulağına bile gider.dedikoduyu seven insanlarında bol olması,bu duruma tuz atar,isot koyar,ibrahim tatlıseslik bir çiğ köfte harcı olur.insanlar,genel olarak okur-yazar olmasına rağmen,dedikodu gibi bir huyu bırakamamışlardır.türkiye standartlarına göre gelir düzeyi de iyi olduğundan,"high society" olayı vardır.bu da negatif etkiler bırakabilmektedir.
fabrika ereğli'nin herşeyidir.nüfusun büyük kısmı buradan ekmek kazanır.ereğli'nin havasına da bol bol karbondioksit ve akrabaları stoğu yapmakta olan erdemir,geçen yıla kadar devlete bağlı olduğundan,her hükümet değişiminde toplu çalışan çıkarmasıyla bayağı tartışma yaratmaktaydı.artık özelleştirildi ama aynı durum devam eder mi,bilmiyorum,bilemeyeceğim tabii...
bir de herkesin bildiği,övdüğü,1994'ten beri periyodik olarak bazı yerleri yıkılan-düzenlenen sahili vardır,direkman halil posbıyık harikasıdır.13 yıldır tamamlanamamıştır.bu arada sahil demişken,belediye başkanı posbıyık'tan bahsetmemek olmaz.ereğli şu an nasıl bir ilçeyse,onun katkısı da çoktur ama ereğli'nin elektrik-su-cart curt altyapısı da tamamen ondan önceki başkanlara dayanmaktadır.ne yazık ki insanlar için ereğli sahil ve lojmandan ibarettir,bu imajın yıkılamaması posbıyıkla da bağdaşmaktadır bence...kendisi iyi bir belediye başkanı olmaktan öte iyi bir pazarlamacı ve şovmen yeteneklerine sahip.ereğli'yi iyi pazarlıyor,adını duyuruyor,programlara çıkıyor,sloganlar yaratıyor,garip rekorlar yaratıyor yani işi şova getiriyor.sahil ve festival işleri-kültürel faaliyetler adına çok iyi işler başarması bir yanadır ama ereğli'nin altyapısını ikinci plana atması bir eksikliktir.birçok yerde elektrik kesintileri hala çok olmakta,bir sağanakta elektrikler uçmakta...yollar -anayollar dışında- özellikle iç kısımlarda çok düzenli değil,hatta aşırı bozulmuşlar.tabii,bir belediye her işe aynı anda bakamaz ama ereğli'nin makyajı üç dönemdir sürerken,artık ilçeyi kaldıramayan altyapı ise minimal modifikasyonlarla yaşamakta.en son doğal gaz gelmesi güzel bir olaydı.fakat yollar,elektrikler ve su konusu hala ilgi bekliyorlar ve bence sahilin onda biri ilgi görseler,kolayca çözülebilecekler.sahil,dediğim gibi 1994'ten beri düzenleniyor,yeniden yapılıyor ama bu tamamen bir kadının tüm mal varlığını makyaj malzemelerine harcaması gibi...makyaj geçici birşey sonuçta...ama iyi bir sahil şimdi,hakkını vermek gerek.
festival...araya bir-iki festival daha eklenmişti ama en babası çilek festivalidir,o kadar.o üç gün ereğli patlama noktasına gelir,tüm ilçe çarşıya akın eder,insan duvarları oluşur,kültürel faaliyetler tavan yapar,konserler olur ve tabii olmazsa olmaz kavgalar çıkar.türk değil miyiz,ya hatun ayağına,ya da alkol muhabbetine dalarız birbirimize,ereğli insanı da yurdum insanıdır.festivaller aşırı kalabalık geçer ama özellikle üniversite gençliği için iyidir,tekrar buluşulur,kaynaşılır,anılar depreşir.bir de posbıyık'ın yazdığına göre,2004'ten beri her festivalde ereğli'ye 500.000 kişi gelmektedir.tabii,bu söylem gerçek olsa o 500 bin kişinin %60'ı da denizden izlemek zorunda kalır.
son yıllarda artan sektörleşme durumlarından ereğli'de payını almaktadır.gelişmesi nedeniyle çeşitli çarşılar,mağazalar açılmaktadır,ticaret sektörü ise şirket fazlalığı çekmektedir.özellikle ereğli gibi bir ilçe için fazla olan dershane sayısı,eğitimin sektörleşmesinin burada da tamamlandığını gözler önüne sermektedir.dershane sayısından az lise ve ilköğretim okulu vardır neredeyse...eğitim açısından başarılı bir ilçedir,her yıl iyi üniversitelere öğrenciler çıkarmaktadır.önde gelen liseleri anadolu lisesi,ereğli lisesi ve ted koleji'dir.ted koleji genelde daha tikisel bir okuldur,yıllık ücretleri ohadır,ve iyi hocalarını birer birer kaybetmeye başlamıştır son iki yılda.arkadaşlık ortamı doğal olarak pek güçlü değildir.anadolu lisesi ise -eğitimini bilemeyeceğim ama- arkadaşlık ortamları açısından daha harbidir.bunu bir ted mezunu olarak söylemem ise ayrı ironiktir,ki şu an görüştüğüm arkadaşlarımın çoğunluğu anadolu lisesindendir.
gençliğin takılacağı mekanlar sayılıdır,ama içip,muhabbet etmek için uygun,çok anımıza tanıklık etmiş stratejik noktalar vardır.aslında güzelliği de buradadır ereğlinin.mekan az,sıkıntı bol,gençleri yaratıcılığa itiyor.yavaş yava gelişmesiyle alternatif mekanlar da çoğalıyor ama lojman civarında toplaşmış doğayla özdeş mekanların tadı her zaman ayrı.nergislerin altı,bağlık arkası,gençlik parkı,104ler,72ler,market 76 önü...
sonuç olarak,küçük,sıkıcı ama bir şekilde kendine bağlayan şirin bir ilçedir ereğli ama yinede mesafeyi korumak gerek...
yeşiliyle mavisiyle
deniz kokan güneşiyle
mis kokulu çileğiyle
sevgi dolu ereğlimiz
köyün kentin bilim yolu
alın terin emek dolu
atatürk'ün çelik kolu
barış dolu ereğlimiz......
bu bi marş aslında süper oynak bi de müziği vardır. o meşhur festivallerden birinde söylemiştik, daha uzundu aslında ama bu kadarını hatırlıyorum. canım memleketim benim. hey gidi günler heeeeyy...
of ereğlim yine burnumda tütüyorsun.bugün çilek yedim tabiki senin çileğin gibi olamaz.nsaıl özledim osmanlı çileğini.burdaki çilekler çok kötü,orda ziraat çileği dediğimiz,suratına bakmadığımız çilekler burada acaip revaçta.aloha çileğini bile nasıl özledim.bal gibiydi onlar da.sonra okula giderken üstün erçelik otobüsünü gördüm için cız etti.atlayıp gelmek istedim sana.
ereylin diye alışveriş merkezi açılmış,ara tatilde gelmiştim ya o zaman gitmiştim.yakışır sana da bi alışveriş merkezi tabiki.burger king açılmış bir de hiç bizim big daddymizin yerini tutar mı orası be?tombak açılmış,istanbul pastanemizin yerini tutar mı hiç?
çilekler çıkınca haber et olur mu?
sahilini özledim,lisemizi özledim,arkadaşlarımı özledim seni özledim be ereğlim.