tatil için bungalow ayarlayan bir tanıdığın köyün içinde nereye gideceğini bulamayınca oranın yerlisi birine 'kardeş bu bungalovlar nerde' diye sorduğu, birkaç dakikalık arama sorma sonrası 'ablacığım siz bu bungalovların köyün yerlisi olduğuna eminmisiniz?' cevabını aldığı yurdum bölgesi
karadeniz dünyanın en güzel yerlerinden biridir,aslında karadeniz deyince akla tepeler ve ormanlar gelir,doğrudurda ama orta karadenizde daha çok düzlükler vardır.örneğin samsunda pek güzel bir doğa yoktur yani içerilere girilince güzelleşir.ama genelde akla ilk geldiği gibi her zaman yeşil ve yağmurludur....birde çok güzel yemekleri vardır yeşil sebzelerden.kiraz kavurmasını ve ısırgan yemeğini ilginç bulabilir bilmeyenler.
200 metre derinlikten sonra herhangi canlının yaşamadığı denisimiz. derinlerde canlı yaşamamasının sebebi karadeniz göl iken içindeki tatlı su balıklarının tuzlu suya geçmesi sonucu ölüp zehirli gazlar yaymasıymış.
karadeniz dağlardır, denizlerdir.
koca koca dağlar, üzerleri sis dolu. ama olabildiğince yeşil ve göz alıcı...
mavinin tüm tonları saklı karadeniz' in denizlerinde. denizi asi, denizi dalgalı...
evet karadeniz inat, dediğim dedik ama susmasın karadeniz. o sustu mu anlamı kalmaz dağların, o sustu mu dağlar öksüz kalır, denizlerin dalgası kıyıya vurmaz olur. o sustu mu güzellikler kaybolur.
şu sıralar çağımızın deviamerika birleşik devletlerinato bünyesinde akdenizde faaliyet gösteren aktif çaba adlı deniz gücü operasyonunun görev alanının karadenizi de kapsayacak biçimde genişletilmesini istiyor. anlayacağınız amerika bir haltlar çeviriyor. haritayı da gözlerinizin önüne getirin sanki ülkemizi de çeviriyor dört bir yandan: batı ve güneyden ortak oluşumumuz nato sayesinde gemileri ile güney doğumuzdan ırak vasıtası ile, doğumuzdan ermenistan ve gürcistana konuşlandıracağı üsler ile şimdi de koskocaman kuzeyi de kontrol etmek istiyorlar. afedersiniz bok mu var kuzeyde, ne halt yemeye gemilerini orada istiyosun diye sormazlar mı? sorarlar alacakları cevap da bu isteklerinin geniş bir açıdan bakıldığında "sadece bir güvenlik meselesinin değil, aynı zamanda demokratik değişimin, siyasi sistemlerin ve piyasa ekonomilerinin güçlendirilmesini içeren bir bölgesel meselenin olduğunun" görüleceği cevabını alırlar. çanakkaleden kolay kolay geçilemeyeceğini unutmuşlar heralde.
haber metni için : http://www.ntvmsnbc.com/news/363279.asp
(bkz: işkilleniyorum)
(bkz: siz de işkillenmeye başlasanız iyi olur)
en güzel ovaları,yaylaları olan şehirlerimizdendir.başlıca çay üreten yerlerden gelir,ayrıca insanlarıda gayet ılımlı,cana yakın,hoş sohbettirler.genelde çok da inatçı olurlar.
can alır bazen. hırçın dalgaları ile kayaları dövdüğü gibi yürekleri de döver karadeniz. nedenini kimse bilemese de kızgın gibi, kırgın gibidir insanoğluna o yüzden hırçındır o yüzden sert eser rüzgar üzerinden. aradan dört yıl geçtiği için unuttuğunuz bir arkadaşı tekrar hatırlatır size, dört yıl boyunca onu neden arayıp sormadığınızı mıh gibi çakar. bir parçası olduğu doğanın kirlenmemesi için gelenlere de acımaz, bilmez aynı safta olduklarını daha hayatın baharını yaşamakta olan insanların. bilmez kollarında serinlik arayan bu genç dimağların onu çok sevdiklerini. alır o azgın kolları canlı kanlı bedenleri daha sonra verir tartılamayacak acı ile. nükleersiz yaşam şenliğine katılmak üzere sinopa giden üç üniversite öğrencisi; soner balta, öner balta ve güneş korkmaz sizleri almış olsa da karadeniz eminim çok pişmandır şimdi.
kazım koyuncu ve onun gibi nice gönül adamlarını bünyesinde barındırmış bölgemiz..gidilemeyen yerleri,görülemeyen güzellikleri,solunamayan havası şarkılarda bulunur...
-kazım koyuncu'ya da bu vesileyle allah'tan rahmet diliyor saygıyla anıyorum..-
insanlardan uzak bir yaylada, sabah ahşap evinizin içerisinde kuş sesleriyle uyanıyorsunuz.insanların büyük şehirlerde yanıp kavrulduğu ağustos ayında siz serin bir karadeniz sabahında açıyorsunuz gözlerinizi doğan yeni güne ve çayınızı karadenizin o serin ve sisli sabahlarında yeşil çam ormanlarına karşı yudumluyorsunuz.işte özlediğim karadeniz.
haziran ayında 5 gün içerisinde evi sallayacak derecedeki gök gürültüleriyle 2 seli atlatmış, küresel ısınmaya karşı banamısın diyen, ilerki yıllarda yazın gidilebilecek tek tatil yeri olduğuna inanılan verimli toprakların olduğu bölge.
sanırım ruhumun bir parçasını karadeniz'e sakladılar ki bu kadar özlüyorum onu.
sarmaş dolaş maviyle yeşili bir de karadeniz'de görmeli,
hırçınlığının insanlara yansıdığına şahitlik edilmeli,
güzelim kıyılarında yalın ayak gezerken gözleri kapatıp dalgaları dinlemeli,
mutlaka bir şeyler fısıldıyor ya da haykırıyordur.
bereketin yağmur diye yağdığı,
kokusunu alanın iflah olmayıp bir sonraki kavuşmaya kadar fena halde özlediği memleket.
şimdi orada,yüzümü denize çevirip rakı-balık-muhabbet üçlüsüyle sarhoş olmak vardı.
gecenin bi vakti kendisine methiye yazdıran,bağrına bıçak saplayanlara küfrettiren cennet.
hala bir karadeniz var çocuk
çetin dalgalarıyla
ve diklenen tavrıyla dağların
yükselen daha da yükselen
bir karadeniz var
ve orada
yalınayak yürüyen çocukların
altında
koparan dalgalarıyla"