levent yüksele
sezen aksunun eşlik ettiği süper şarkı. sevgiliyle kavga etmişken ya da ayrılık ardından insanı alır götürür. hele
gel biraz kokunu bırak bölümü, insanı bitirir.
sözleri de şu şekildedir.
yar gidiyor musun
gitme
içimde bir korku var
biliyor musun
böyle başlar ayrılıklar
gel biraz
kokunu bırak
baharımı al
soğuktur oralar
ağlıyor musun
ağlama hayırlara uğurlar
gurbete giden döner mi dönmez mi belli değil bilirim...
ben bir karaağaç gölgesi buldum cebimde ümitlerim..
(dydm, 11.07.2004 16:38 ~ 16:39)
yunanistan sınırında bir kasaba. lozan antlaşması çerçevesinde yunanistan türkiye'ye bırakmıştır bu beldeyi.
edirne'de okuyan üniversite öğrencilerinin sık gittiği meriç nehri kıyısındaki yeşillik dinlenme mekanı.arnavut kaldırımlı iki tarafında sıra sıra kavak ağaçlarının bulunduğu yol bisiklet keyfi için bire bir.
büyükçekmece ile hadımköy arasında köy. göl kıyısında olduğu için balık tutmaya gidilir. meşhur
hezarfen havaalanı da bu köydedir.
levent yüksel'in mükemmel yorumladığı, hem gurbettekileri hem gurbettekini bekleyenleri hüzünlendirecek, ağlatacak etkideki,
sezen aksu'nun geri vokalinde daha bi güzelleştirdiği, duygusal şarkı. tekrar tekrar dinlenesidir.
şarkının söz ve müziği sezen aksu'ya aittir.
pazarkule sınır kapısını da içeren, dünya güzeli bir belde. birkaç fotoğraf için: (bkz:
http://www.edirneden.com/...)
herşeyin bittiğini sandığınız anda, birden öylecene acımasızca çıkıp hiçbirşeyin bitmediğini yüreğinizi parçalayarak gösteren şarkılardandır.
dinleneceği zamanı kendisi ayarlayanlardan..
hiç bir şeyin asla "tamamen"silinmeyeceğini hatırlatanlardan..
kendini avutmayı öğretenlerden..
"özleme"nin ne demek olduğunu kavratanlardan..
en çok can yakanlardan..
avrupa,
asya ve kuzey
amerika'da yetişen bir ağaç cinsidir. ülkemizde
karadeniz kıyılarındaki ormanlarda bulunmakla birlikte, diğer bölgelerimizde dağınık olarak yetişmektedir. yüz elliden fazla türü vardır. bunlardan türkiye'de yetişenler;
ova,
dağ ve
hercai karaağacı olarak isimlendirilmişlerdir. bu ağaçlar 40 metreye kadar uzayabilmekte, çapları da 2 metreye kadar genişleyebilmektedir.
istanbul ili
büyükçekmece ilçesinin köyüdür.
istanbul uzaklığı 40 km,
büyükçekmece uzaklığı 15 km'dır.
levent yüksel'in 1995 yılında levent yüksel 2. cd'si albümünde, hilal özdemir'in 2000 yılında bu bendeki eski yara albümünde, kubat'ın 2005'te yare doğru albümünde söylediği
sezen aksu şarkısı.
sezen aksu bu şarkıyı motoru ile yaptığı kazada hayatını kaybeden uzay heparı için yapmıştır.
lozan antlaşması ile savaş tazminatı olarak
türkiyeye bırakılmış ,
meriç ırmağının batısında kalan türk coğrafyası.düzgün planlı sokakları , özgün mimarisi , lozan antlaşması na atıfta bulunan lozan caddesi ve lozan anıtı ile dikkat çeker.
tunca ve meriç üzerindeki tarihi köprülerden geçtikten sonra takip edilen çınarlı yol üzerinden ulaşılır.bambaşka bir havası vardır kesinlikle.
kubatın versiyonunu kim düzenlediyse ellerinden öpme isteği uyandırır. özellikle pedal seslerde kalan baslar altta yürüyen maj7 li, 7 add 9 lu akorlar falan o biçim. perdesiz bas gitar solosu da gayet leziz. hatta yazalım armonilerini de tam olsun. kubatınki do diyezden ama la dan yazalım.
şan (yaar gidiyor musun...)
am7add9 - bbmaj7 - c gm7 - fmaj7
dm - d/c gm7 - am7 - am7
am7 - bbmaj7 - bb/c gm - am7
dm7 - c gm7 - am7 - am7
nakarat(gurbete giden..)
dm7 - d/c - c/bb - am7
fmaj7 - gm7 - em7b5 - bbmaj7 am7
bbmaj7 - bb/c - bb/gm7 - am
fmaj7 - gm7 - em7b5 - bbmaj7 am
solo arkası:
bbmaj7 - am7 - gm7 - am7
fmaj7 - gm7 - em7b5 - bbmaj7 am
(jellyjam, 15.02.2008 17:29 ~ 25.03.2008 20:54)
edirne'nin meriç nehrinin öteki yakasındaki tek türk toprağıdır. lozan antlaşması sonunda yunanistan tarafından tazminat olarak türkiye'ye bırakılmıştır. aslında pek büyük bir yer değildir fakat barındırdığı doğal güzellikler çok güzeldir. eski tren istasyonu vardır burda edirne'nin. şimdilerin trakya üniversitesi rektörlüğüne sahiplik yaptığı bir mekan olmuştur artık bu tren garı. söğütlük adında şirin mi şirin adındanda anlaşılacağı gibi söğüt ağaçlarından, asırlık çınarlardan oluşan ve nehir boyunca uzanan bir koruluğa sahiptir. bu söğütlükte kendinizi tamamen doğaya verip meriç'in ve kuşların oluşturduğu senfoniyi dinleyerek huzura erişebilirsiniz.
''kara bir sevdayı anlatır karaağaç,
bir şimşekle kendini yakmış ama,
iki sevdalıyı kurtarmıştır,
belki gerçekte, belki rivayette,
belki de ahirette..
o günden beri umut olmuş dallarına asılan mendiller,
sevdalının yarısı olmak dileğiyle..
benim içinse karaağaç;
'kıraç' adında bir yavru köpek
'iki yabancı' setinde, ürgüp'te...''
lozan barış anlaşması ile türklere savaş tazminatı olarak verilen yunan sınırına yakın şirin bir yer. meriç nehrini geçtiğinizde sağlı sollu asırlık çınarlarla yol sizi karşılar. evlerin nizami ve sokakların düzgün olmasından dolayı bize gavurlardan kaldığı besbellidir. gidilip görülmelidir.
gurbete giden döner mi dönmez mi?
belli değil bilirim
ben bir karaağaç gölgesi buldum,
cebimde ümitlerim... gidenlerin ardından kalandaki son ümiti haykıran şarkı.
söz müzik sezen aksu harikası.onno tunç için yazılmış olması muhtemeldir.
"bu gece son" şarkısıyla birlikte arka arkaya dinlenirse, üstüne bir de "serzenişte" eklenirse, biten yetmişliğin üstüne açtırır bir yetmişlik daha bu şarkı. biri alır, öteki çarpar yere, diğeri kaldırır, yetmişlikler tekrar çarpar aq.
(seher, 24.04.2009 18:23)
arkadaşlarla toplanıp kafa çekerken söylenen ve istisnasız herkesin eşlik ettiği süper ötesi şarkıdır. sevmeyeni olmayan ender şarkılardandır. besteleyene de, güfteleyene de, söyleyene de helal olsundur.