1. çarşaf giyen kadınlar günahkar mıdır bilmiyorum. kendimi neyin günah olduğuna dair karar verecek yetenekte de hissetmiyorum. günahtan korkum da yok. anlamsız geliyor günah kelimesi.

    örtünmeyi adab sorunu olarak görmek ve bir kural gereği olarak algılamak ne kadar zavallılıktır. örtünmeyen ve başı açık kalan kadınlara yönelik algı nasıl da kendini belli ediyor.

    iki kelimesinden biri argo olan ve ağzından salyalar saçan zihniyet nasıl da sivasta farklı düşündükleri için insan yakanlara benziyor. bu kadar küfür edenler müslümansa bırakın ben almayayım.

    kara çarşaflılar ile niye uğraşılıyor. biliyoruz bir şeyi temsil ediyorlar. kadının esaretini temsil ediyorlar.

    sizi tanıyoruz. cihat anlayışını biliyoruz.
    kan dökme hevesini ve kurban anlayışını biliyoruz.

    bunları da okuyun kimin kanı beyninden çok başka organlara gidiyor anlayalım.

    (bkz: adet görmeye başlayan kızla seks düşünen zihniyet)
    (bkz: onkoloji hastanesine cami isteyen zihniyet)
    (bkz: fethullahçıların borsaya karşı olmaması)
    (bkz: türbanlı kadın doktorun erkek hastaya bakmaması)

    (not: başlık bana kalmış. üstte bir çok yazı vardı.)
  2. kara çarşaf giyip, "kara çarşaf giymemek günahtır" diyenlerin yanlışına ortak olan insanın sözü. zıt bir görüş belirteyim derken aynı yolda yürüdüğünü de fark etmeyen kişi bu. kara çarşafın, arap kültüründeki insanların islamiyetten de önce kullandığı bir giyim tarzı olduğunu bilmeyen iki tarafın garip çekişmesini izlemeye devam edeceğimizin göstergesi. "özgürlük!!", "kıyafetle dini yargılama mı olur!" diye bağırıp, sonra da böyle cümleler sıçıp haklıyken haksız duruma geçmek hangi aklın ürünüdür bulamıyorum. çarşafın yanlış olduğunu savunmaya çalışırken, sizin tarafınızdaymış gibi lafa girip sizi de ekarte eden garip bir insan türüdür bu. öyle saçma savunmalar sunar ki bir anda kendinizi haksız, ezilmiş, konuşamaz halde bulursunuz:

    -- bakın efendim, bu kıyafet arap tarzından başka bir şey değildir. belli ki iklim şartlarının getirdiği, siyah renk ile özdeşleşmiş gibi zannedilse de öyle olmayan bir kıyafet sadece. sizin çıkıp da dini bir otoriteymiş gibi "kara çarşaf giymeyen günahkardır" demeniz çok yanlış. kimsenin böyle bir hakkı yok.siz giyebilirsiniz ama karışmak niyedir?..... bıdı bıdı bıdı...
    + esas kara çarşaf giyen kadınlar günahkardır. hepiniz yanacaksınız ulan. siz kimsiniz beni günahkar olmakla itham ediyorsunuz. esas günahkarlar sizlersiniz bu kıyafeti giydiğiniz için. hödödö hüdüdü....
    -- tamam sakin ol bak anlatıyoruz zaten, sakin sakin!
    + yok yok yanacak bunlar. hee içinize de bi şey giymezsiniz siz allah bilir. bomba da saklarsınız siz içinize.
    -- eehh!! hadi be!!
  3. bir ironidir. günah korkusuyla sıcakta pişmek de başka bir günah! lafı uzatınca birileri alınıp kızabiliyor. oysa iki günahtan birini seçmekte serbestiz, işte bu kadar.
  4. kara çarşaf giymek gerçekten ne kadar günah mıdır o konuda bir yorum yapamam ama kafama takılan bir nokta var neden kadın; uzuvlarını gösterdikçe kıymetlenmez, aksine soyundukça vazıhlaşır ve mahremiyetteki çekiciliğini kaybeder.

    bu arada "vazıh" kelimesinin ne anlama geldiğini bilemediğim için google da aradım ilk dört sonuç vazıh = açık, aydın, belli köken.

    yani demek istenen şu mudur: kadın belirgin oldukça çekiciliğini kaybeden. neden belirgin olan birşey kıymetini kaybediyor anlayamıyorum. bir erkeğin bir kadını çekici bulması sadece fiziksel midir? tamam erkeklerin beğenisi fiziksellikle başlar ama bu yeterli midir gerçekten? yok yok çok kafam karıştı anlayamadım ben.

    ama hala kafam şu cümleye takılı : kadın; uzuvlarını gösterdikçe kıymetlenmez, aksine soyundukça vazıhlaşır ve mahremiyetteki çekiciliğini kaybeder.
  5. bu konuda hala idrak noksanlığı çektiğimi ifade etmek isterim. kara çarşaf giymemek demek illa ki teşhircilik midir? fiziksel olarak açık olan kadın kendini teşhir ediyor mu demektir? mini etekten, dekolteden vs bahsetmiyorum, çünkü bundan bahsedilmemiş. fiziksel açıklık demek ne demektir?

    idrak noksanlığı çektiğim bir nokta da kadını et parçasına dönüştüren kadın mıdır yoksa onu sadece et parçası olarak gören erkek midir? sırf erkekler kendilerini daha iyi hissetsin diye kadın kara çarşaf mı giymelidir? erkekler gerçekten saç telini gördüklerinde tahrik olurlar mı? ya da saçının telini gösteren kadın değerini kaybetmiş midir? yoksa saç telinden tahrik olabilen ya da bu sebeple kadının değerinin düştüğünü iddia eden erkeğin mi değerinde bir problem vardır.

    kara çarşaflı kadınlar günahkar mıdır bilemiyorum gerçekten, ama bunu bu şekilde savunmanın doğru olmadığını biliyorum, eminim bundan.
  6. şu sıralar dini değerlere laf atmayı modernlik sayan zihniyetlerin kurdukları bir cümledir.
    bazılarının birilerinin böyle algıladığı ''örtünün!' kelimesini, kendilerinin algıladığı başka dini değerlerle çürütmeye çalışması ve kendilerine mantıklı gelsin ya da gelmesin onların sırf inandığı için yaptığı bir eylemi ''günahkarlık'' olarak değerlendirmesi ayrı komiktir.
  7. nereden bakarsanız oradan farklı görünen bir konu bu. dini değerlerin hassasiyetinden kaynaklanıyor insanların çabucak alınması. mesela, dini değerlerle büyüyen birine öğretilen şey kadının telinin bile kutsal olduğu ve bir tek erkeğin görmemesi gerektiğidir. ona göre kadının vücudu kendine ve evleneceği kocasına aittir. böyle yetiştirilen bir insana, türbansız insan tabi ki anormal gelecektir.

    ve onların tam zıttı bir ortamda büyüyen, yetişen bir insanın da bu konuya bakışı farklı olacaktır. türban takmamak onun hayati düşüncesidir. kendi dini inanışı bunu bağlar, ona da kimse karışamaz. ama bu değildir ki kimse kimseye başına taktığı ya da takmadığı örtü yüzünden sataşacak,kızacak, hattâ küfredecek.

    anneannemin taktığı örtü, kendine. onun ailesindeki okutulmayan, 13ünde kapatılan, 15'inde evlendirilen kızların hayatı da kendine.
    annemin takmadığı örtü, saçının röflesi, hekim olması da kendine. benim okuduğum kitabım, hayat ideallerim, bu konulara bakış açım da kendime. türban takmayan aşağılık değildir. günahkar değildir. namussuz şehvet düşkünü de değildir. türban takan da aşağılık değildir. sonuç olarak hepsi insandır. ama anlamadığım, dini inancı gereği değil bazılarının örtünüşü. maddi getiriler sebebiyle örtünen insanlar tanıyorum. ve atatürk'ü sevmiyorum diyen nuray gibi insanlar. dolduruşa getirilip meydanlara salınan. gerçekten inanan insanları aşağılayan, küçük düşüren. türban takmıyorum ve takmayı da düşünmüyorum. ama artık anlıyorum ki, türbanlı insanlar da sömürülüyor. akp'nin yaptığı sömürü de buna dahil. inançları sömürülüyor, hayata bakış açıları sömürülüyor. ufacık çocuklar sömürülüyor, beyinleri kirletiliyor. gerçekten allah için kapanmak yerine yobazların sömürüsüne kurban gidiyorlar.

    kimse ahlaksız değil, kimse aşağılanacak insan değildir. ve insanları bu şekilde ayıracak insanlar da bizler değiliz. aslında birlik olmamız gerken zamanda, bizden olmayanları dışlayarak en büyük hatayı yapıyoruz belki de.
  8. giyim hakkı bir özgürlüktür. özgür ama günahkarsınız?
    tesettur dinin emri değildir.belki doğrudur belki değildir. kur'an'da ''örtünün!'' yazar. bu bir algılama meselesidir. ben anlarım sadece edep yerlerine incir yaprağı, o anlar baştan aşağı çarşaf. ne haddimedir ona günahkar diyeyim.
    aynı şekilde durumun dini yönü insanın kendi bedenine zarar vermesiyle ilgiliyse, ben anlarım uyuşturucu,sigara vs. o anlar iki damla ter. ne haddimedir ona günahkar diyeyim.ya da herşey bu kadar belirsizken 'günah'ı ve 'günahkar'ı nasıl betimlerim?
    bütün mesele algılamak.

    not: çarşaflı değilim, tesettürlü bile değilim. incir yaprağıyla dolaşıyorum.
  9. iddialı bir söz. neresinde yazıyor peki? made in cehennem, come from cehennem, the shortest way of going cehennem diyelemelerinden.türkçeye çevrimleri bir acayipleşebiliyor ya, konunun o babında.ben zaten bakar körün tekiyim görememişimdir.
    peki sorun hangisinde renkte mi, çarşafta mı, kadında mı?

    kara çarşafı giyim biçimi seçmiş kişilere rastlamışlıklarımda aklıma hiç bu(konuya mazhar başlık) gelmemişti.ama şu düşünceye de takılı kalmaktan alamamışımdır kendimi.kadının kendine reva gördüğü bu mu, kendi bedenine olan bu eziyeti niye, insan kendi bedeninden niye utanır? utanmayı açayım biraz o zaman.içinde işaret edileni saklamayı barındıran durum.yüzümüzü gizleriz, çocuklara gelince kendilerini bir yere sokuşturmaları...neyse anlamalara gelmiştir umarım.
    insan adına benim için tek hareket noktası vardır; insanın yararına...dikkatinizi koca bir cımbız, erkeğe veya kadına demiyorum. insana.
    olgu, durum, eylem insana yarararı taşıyorsa anlamlıdır.ki bu hareket noktası ne ahlaki deyip sıkıştırmaları ne şunu ne bunu diye kalıplamaları dinlemez.aferin ona. iyi de eder.

    bir kadın kendi ruhunun kara çarşafla beslendiğini düşünüyorsa ve kimseye zararı yoksa ona kimsenin diyecek bir lafı olmasın bir zahmet.aynı şekilde mini etekli kızlarımıza da.
    bir yararı yok mudur bu kara çarşafın vardır, vardır. bu kadınlarımızın cilt kanserine yakalanma oranları gayet yerlerdedir, en azından saklanmışlıklarıyla-güneşten- olması gerekendir.ama bu da ilginç bir bedeldir.