|
|
- bir bardak yardımıyla komşusunda neler olup bittiğini öğrenmek için türetilen fanteziler
- (bkz: fahriye abla)
- (bkz: ev alma fantazi al)
- (bkz: the girl next door)
- (bkz: karşı pencere)
- evinizin kapısını zırt pırt çalan komşuların kafanızda uyandırmaya çalıştığı düşüncelerdir. pense verdik, sandayle verdik, bilgisayarınızı virüsten temizledik. daha ne istiyorsunuz bizden di mi ama?
- 7 numara dizisinin çıkış noktasıdır.
- karşı apartmanda oturan meraklı teyzenin öldürülmesi için yapılan planların bütünüdür. (bkz: kazığa oturtmak)
- (bkz: elimi tutsanız beraber izlesek)
- son çıkan dijitürk reklamından sonra bir kısım abazanın rahatlıkla kuracağı hayaller.
- apartman dairesine çıkarken geçilen her kapı önünden insanı düşünceye sokan fantazilerdir. bir sürü soru işaretli cümleler geçer kafadan.
- yeni taşındığım apartmanda karşı dairemde orta yaşlı bir çift oturuyordu. mühendis olan süleyman ağabey işi dolayısıyla sık sık uzun yolculuklar yaptığından, karısı sibel abla genelde evde yalnız olurdu. sibel abla 39 yaşında, 1.62 boyunda, buğday tenli, etine dolgun ve son derece çekici bir kadındı. genelde mini etekler, askılı bluzlar ve yüksek topuklu ayakkabılar giymeyi tercih ettiğinden, mahallede yürümesiyle bütün esnafın bakışlarının ona dönmesi bir olurdu.
bu arada biraz kendimden bahsedeyim. ben 26 yaşında, 1.76 boyunda, esmer ve yeşil gözlü bir delikanlıyım. gerek yakışıklılığım gerekse hoşsohbetliğim sayesinde çevremden kızlar hiç eksik olmaz.
yine süleyman ağabeyin evde olmadığı bir gün, ketçap istemek için sibel abla'nın kapısını çaldım. malum bekar hayatı, pek alışveriş yapamıyoruz, ehuhu mehuhu. kapıyı açan sibel abla askılı bluzundan taşacak gibi duran iri göğüsleri, derin yıtmaçlı mini eteği ve yüksek topuklu ayakkabılarıyla bir içim suydu.
- içeri gelsene timuçinciğim, dedi, ben de tam camları siliyordum. na böyle bi parmak kir çıktı allah seni inandırsın.
- ilahi sibel abla, dedim, hiç bu kılıkta cam silindiği görülmüş şey mi? alemsin vallahi, ehue.
- senin dilin de pek uzamış timuçin, dedi, az izin versen laf lafı açıp konu farklı yerlere gidecekti ama limon sıktın muhabbete.
- ya sibel abla, dedim, ketçap varsa söyle yoksa yorma beni, hadi ablam.
- ketçap var ama sana yok timuçin dallaması, dedi.
- bana bak sibel, dedim, ağzını topla akıtmıyım ketçabı.
- sen git feriştahın gelsin lan, dedi, küçük pipili timuçin, diye ekledi.
artık bu kadarı fazlaydı. sibel orospusu pipimi bu işe karıştırmamalıydı. "çin'de otursam porno film aktörü olurdum lan mantıksız sibel!" diye bağırarak sürekli cebimde taşıdığım 24 cm'lik paslanmaz çelikten bıçağımı çektiğim gibi sibel abla'yı 17 yerinden bıçakladım.
size bu satırları davamın görülmekte olduğu kadıköy 2. sulh ceza'dan yazıyorum. biraz da davama bakan hakimden bahsedeyim. yüksel ağabey 54 yaşında, 1.72 boyunda, gür beyaz bıyıkları ve derin yırtmaçlı cübbesiyle son derece çekici bir hukuk adamı.
(...)
terakkiperver fantezi fırkası'ndan timuçin özdegman
- yurtta karşı odanızda karşı cinsler yaşıyorsa daha canlı ve heyecanlı yaşanacak durumlardır.
(bkz: koridor karşılaşmaları)
- eskiden, hani çok eskiden de değil de, insanların çalışmaktan, bir yığın iş peşinde koşturmaktan dili bir karış dışarda eve gelip, iki lokma yiyip horul horul uyumadığı, hem kendilerine hem etrafındaki insanlara, özellikle de komşularına daha çok zaman ayırabildiği, dikkat edebildiği zamanlara mahsus bir özellik gibi geldi ilk okuyunca. komşu kızını, komşu oğlunu merak edip camlarda gizli gizli gözetlemek, arasıra o mesela camdan bakarken, siz de tesadüfen tam o sırada perdeyi çekerken göz göze gelip hafifçe selamlaşmak, sonra da bunu ballandıra ballandıra arkadaşlara anlatmak, okuldan dönerken, okula giderken karşılaşmak ve aynı anda bıyık altından gülümsemek, arkasından gizli gizli bakarken birden ona yakalanmak, utanıp eve kaçmak sonra, daha da çocukluğa gidersek, sokakta o arkadaşlarıyla top oynarken düştüğünde irkilmek, hep beraber saklambaç oynamak ve ona sobelenmek... ne, ne kadar yaşanırsa yaşansın hep bir gün senin de onu sobeleyeceğini düşünmek, mesela birden elini tutacağını, yanağından küçücük öpeceğini, okula kadar onunla yürüyeceğini hayal etmek...yani güzel ve kaybedilmekte olan şeylerden birisidir kanımca, olayı başka uzuvlardan anlayıp abazalığa vurmamak lazımdır.
- (bkz: rear window)
|