|
|
- geniş bir kayın pedere sahip olan damattır. zira karısının doğduğu anı görmek için önce kaynanasının özelini paylaşması gerekir.
- fox tv'de bir hafta sonu izlediğim bir programda gördüğüm olaydır bu.sonuna kadar izletmiştir kendisini.gördüğümde amerikan tv programlarından biri sandım,evet.sonrasında anladım ki,heyhat türk bunlar,bizden!
kadının doğum sancılarından başlayarak doğum anına kadar kayda almışlar ve yayınlandı.ameliyathane görüntülerine kadar,eşi de vardı yanında kadıncağızın,bağırıp,gerçekten acı çekerken kameraya el sallayan bir koca.düşünün...
tuzu kuru ya,üstüne bi de meşhur oldular daha ne istesin ki...
sonuna kadar izlettiler mi,evet.helal olsun diyor..bi daha da aynı programın 2. siyle karşılaşmadığımı belirtmek istiyorum!!!
- iyi de bir midesi vardır.
- yeterince uygarsa bir de kamera alıp doğum anını "ölümsüzleştirme" hamlesiyle avrupa birliği'ne kafadan dalabilecek kişidir. kasedi eşe dosta izletirse hollanda vatandaşlığı ve şövalye ünvanı alıp sevinçten takla atma, ingiliz asilzadeler gibi perukayla gezme olanaklarına da sahiptir.
[ne işimiz var avrupa birliği'nde? kokoreç yasakmış]
- eşinden baya yaşlı olması muhtemel kocadır.
doğrusu için:
(bkz: karısının doğurma anını izleyen uygar koca)
- bu daha uygardır(!):
(bkz: sevgilisinin doğum anını izleyen koca)*
ek: evet koca bilerek yazılmıştır. sevgilisi olan doğururken izleyen pis insanı niteler koca orada.(akarui, 26.05.2007 01:21 ~ 01:56)
- nasıl yaptığını öğrenmeye çalışan salak koca da olabilir kendisi.
daha da kötüsü karısının inlemeleri üzerine "ulan bu doktor ne yapıyor böyle?" diyerek doktorun yaptıklarını izliyor olabilir. ki bu derece salak kocalar için "bunları evde denemeyin" uyarısı yapılmalıdır.
- adamcağızın işi buysa eğer, sadece izlemekle kalmaz,doğuma da katılır.
(bkz: kadın doğum uzmanı)
(bkz: doktor)
- akp li bir milletvekilinin zorunlu olması için yasa tasarısı hazırladığı konu.yani kocaların doğum anını izlemesi zorunlu olsunmuş.
kadınların her türlü sorunu çözüldü, ayrımcılık ortadan kalktı da sıra buna geldi demek ki.doğum sırasında karısının yanında olmak isteyen koca zaten bunu yapabiliyorken böyle suni bir zorlamanın kime ne faydası olacağını anlamak pek mümkün değil.regl dönemlerinde kadınların çektiği sıkıntıyı anlamaları için erkeklere de suni sancı verilsin demek gibi bir şey.
doğum doğal ve de acılı bir olaydır, anne bebeğini kucağına alabilmek için bu olayı yaşaması gerektiğinin bilincindedir ve bu acıya katlanır.iyi de zavallı koca neden durduk yere bu acı çekme olayını izleyip paylaşmak zorunda olsun ki, yazık ona.
akp li milletvekillerinden gerçek kadın sorunları ile ilgili somut çalışmalar
görmek isterdim.
- zorunlu hale getirildikten sonra, doğuma girmeyen erkeklere nasıl bir ceza verileceği konusunda merak içerisinde olduğum durum. aşkın asan hanım efendi amerika'da doğum yapmış ve eşi de doğuma girerek ona destek olmuş ne güzel, onlar için ne mutlu. tamam gönül ister ki bizde de kocalar doğuma girsin, eşlerinin elini tutsun, nefes al nefes ver desin hatta bazıları bayılsın ama bu zorunlu olsun demek çok başka. hanım efendiyi taksim ilk yardım hastanesinde doğum yapmaya davet ediyorum. orda bırakın doğuma girmeyi eşinizin bulunduğu koridordan bile geçemiyorsunuz, önce hastane şartlarını güzelleştirelim ardından bunu düşünürüz.
bu uygulamayı teşvik et, özendir, paylaşımcı olmayı anlat ama zorunlu!! şahsen karısının doğumunda bulunmuş biri olarak diyorum ki çok isteyen birisi için bile zor bir durum. ordaki çaresizlik, karısını o halde görmek, acısına derman bulamamak her babayiğidin kaldıracağı bir durum değil.
özendirin, teşvik edin ama zorunlu!! zorunlu olursa girmeyene ne ceza verelim? mesela damardan oksitosin* verelim anlasınlar sancı neymiş.
- "uygar" olmayla "karısının doğum anını seyretme" arasında bir bağ kuramadığım için kendisini hayal etmekte zorlandığım koca türü.
yani, "karısının doğum anını seyreden koca"yı az çok canlandırabiliyorum kafamda da onu nasıl "uygar" yapacağımı ya da onun uygar olup olmadığını nasıl anlayacağımı bir türlü kestiremiyorum. bilen varsa insaniyet namına bana da anlatsın.
- karısının genital bölgesini bir daha görmek istemeyeceğinden haberi olmayan şaşkoloz kocadır.
uygar olacam diye doğumhaneye girip yavru suları içinde bebeğinin anasının vajinasından vıcık vıcık çıktığını gördüğünde herşey için artık çok geçtir. ebediyyen ereksiyona veda ettiğnin farkına varması için bir kaç gün daha gerekir.
bu meselenin uygarlıkla hiç ilgisi olmadığını anlaması için ise bir yıla ihtiyacı vardır.
ikinci yılın sonunda o görüntüleri kafasından silmek için terapiste gidecek, üçüncü yıl ise karısına bu ilişkinin yürümediğini itiraf edecektir.
bayanlar kızmayın!
hemen eksi butonuna sarılmayın! bütün samimiyetimle söylüyorum bunları. bir kardeşiniz bir ağabeyiniz olarak. inanın doğum estetik bir olay değildir. bu işlere alışık olmayan adamlar üzerinde ciddi travmalara neden olur.
eğer hala yapmadıysanız doğum anında eşinizi (yada müstakbel eşinizi diyelim) oldukça uzak bir noktaya konuşlandırın. doğumu yapıp odanıza döndüğünüzde alnınızdan öpsün. ellerinizi falan tutsun. ama doğum sırasında sakın ha! bu eşinizin size değer vermediği anlamına gelmez alınganlık yapmayın. birçok jinekoloğun cinsel hayatının ne kadar kötü bir durumda olduğunu bilemezsiniz. işte size anlatıyorum.
eşinin doğumuna girmek isteyen arkadaşlar!
sizler de bu küpeleri kulaklarınızdan hiç çıkarmayın. yok illa ben seyredecem diyorsanız daha önce "birth" yazıp youtube'de bir arama yapın. orada birkaç video izleyin ondan sonra göreyim sizi.
bir de bunların görüntüleri kameraya çekip youtube'ye vererek uygarlıkta tavan yapan türleri mevcuttur. ne diyeyim ben size
allah akıl fikir versin.
- zorunluluk haline getirilmesi durumunda çok can yakacak olan uygulamadır:
- alo, murtaza, seninki sancılandı hastaneye kaldırdık, bebek geliyo sen nerdesin?
- oha ne alaka erken daha. off napcaz be benim oraya gelişim en az 5 saat.
- lan deli misin koş, uç bişi yap 4 yıl ağır hapis var biliyosun bu işin sonunda.
- anam anam yaa tutun, tıkayın bişi yapın!
- bilmem ben kanun böyle, burda olcaksın arkadaş. vardır devletin bi bildiği. yetkililer hazır takipte.
- boşuyorum lan karıyı alın anasını satıyım. ver telefonu yetkiliye. hocam alo! boş olsun boş olsun boş olsun. allah da belanızı versin!
- (bkz: bakkal amcanın taşaklarını tartan uygar müşteri)
ne alaka lan uygarlıkla? doğum öncesi ebeveyn eğitimlerinde anneye bile bebeğini doğum anında görmesinin travmatik bir etkiyle uzun süre bebeğinden tiksinmesiyle, ona dokunamamasıyla sonuçlanabileceği öğretiliyor, bakmaması öneriliyor. aynı travmayı babaya da yaşatmanın uygarlıkla nasıl bağdaştırıldığını anlayamıyorum bir türlü.
ha ama baldız baldan tatlıdır'ın bir aşama ötsine geçilip kaynana daha da tatlı diyen sapık varsa o başka. gerçi o da kayınpederin uygarlığını gösterir. bak gene olmadı...
- olayın o kadar da anatomisini görmeye gerek var mı diye düşündüğüm hadise..hayır bu kadar içli dışlı olmak ileriye doğru iyi bir yatırım mıdır tartışılır. o anı gören koca, karısı için hala aynı şeyleri hisseder mi? kan görmeye dayanır mı? elinde kamera zevk içinde o anı görüntülerken, ıkınıp sıkınan karısından hayatında hiç duymadığı küfürleri yemeye hazır mı? bunları da düşünmek lazım tabi.
peki karısının doğum anını izleyen uygar koca nedir söyle bize dersen ki sözlük, bu koca medeni cesareti kutlanası, karısına destek etme azmi alkışlanası, karısı tarafından tapılası bir erkektir.
- zaman makinesi icat etmiş olması muhtemel efendim. hangi zeki bünye kayınvalidesini eşi olacak kadını doğururken izlemek ister bilememekteyim.
karısını doğum yaparken izleyen uygar kocaya gelirsek eğer; izleyemez oda yeterince kalabalık, illaki izleyeceğim diye tutturursa zaten aile büyükleri kendisini odaya girmeden ikna ederler, yok ben odaya girip elini tutacağım destek olacağım diyorsa o ayrı. ayrıca doğum olayı normal, sezeryan olarak ikiye normal doğum ise dikişli ve dikişsiz olarak kendi içinde ikiye ayrılmakta, yani hangi şaşkın erkek 4 cm açılan rahmin bebeğin kafası görünmüyor diye bir neşter darbesiyle makata kadar yırtıldığını görmek ister tasavvur edemiyorum.
kadınlar bile çoğunlukla doğumun hamileleğin ve illaki bebeğin sorumluluğu ile doğum sonrası sendromu yaşıyorsa ki, kadınlar analık içgüdülerine donanımdan sahipler, herhangi bir erkek bu travmayla nasıl baş edebilir bilemiyorum.
|