kapitalizm 

 sayfa  / 5
adana çık aradan

  1. (bkz. capitalism)
    (chete, 04.04.2004 00:47)


  2. konuşurken, muhabbet ortamlarında fikren karşı çıksak da özel günler,*** moda ve çeşitli alışkanlıklar sayesinde farkında olmadan desteklediğimiz sistem.
    (aqua, 14.08.2004 23:01)
  3. paraya tapmak
    (juda, 14.08.2004 23:03)
  4. avrupa'da fedoal beyler, nüfüzunu güçlü tutmak için kırsal kesimden şehirlerine göçü teşvik ediyorlardı. bu yöntem dahilinde göçmenlere büyük imtiyazlar tanımışlar ve onları şehirde bedavadan toprak sahibi yapmışlardır. daha sonra fedoalite çökünce bu arazi ve mülk sahibi eski göçmenler hakları olmadıkları halde sahip oldukları maden ve arazileri satmaya ve üzerlerinden büyük paralar kazanmaya başlamışlardır. daha sonra işi saykoya bağlayan bir maden sahibi kiliseden cennet için yer ayırmış ve böyle bir furyayı tüm avrupaya yaymıştır. bu kapitalizmin başlangıcı kabul edilir. kilise büyük paralar kazanmış ve bu paraları gereksiz işlere harcamıştır.

    daha sonra, daha çok kar amacı güden maden sahipleri ve dokumacılar makinelere başvurmuş ve makineleşme ilk olarak 18 yy başlarında ingilterede başlamıştır. madenden su çıkartma amaçlı olarak ilk buhar makineleri yapılmış ve insana göre çok hızlı çalışan dokuma makineleri yaratılmıştır. bu şekilde ingiltere hızla diğer sanayi dallarındada gelişmiş ve avrupa fakirleşmeye başlamıştır. ayrıca kapitalizm yeni hammaddelere ihtiyaç duyduğundan sömürgeleştirme çalışmalarına gidilmiş ve fransada bu fakirleşmenin sonucu fransız ihtilali olmuştur. zaman geçtikte bu fazla kar sevdası büyük teknik gelişmelere sebebiyet vermesiyle beraber büyük çekişmelere ve savaşlara sebebiyet vermiştir. bu günümüzde de görüleceği üzere devam etmektedir.

    19yy ortalarına doğru bu kapitalizm hareketinden rahatsız olan insanlar sosyalizm sistemini eskiye nazaran çok daha geliştirmiş ve kapitalizme bir rakip olarak insanlığın hizmetine daha doğrusu işçi sınıfın hizmetine sunmuşlardır. fakat bu yarattıkları sosyalizm sistemini, çalışır hale getirmek için ihtilallere gerek duyulmuştur. kapitalizmin bir gün çökeceğini öngören bu sistem niye ihtilale gerek duymuştur orası tartışılır.

    itülü bir mühendis adayı olaraktan mühendis adaylarına tavsiyem daima soğukkanlı düşünmeleridir, mühendisliğin asıl amacı insanlığın günlük yaşamda rahatlığı için ve işçilerin daha iyi ortamlarda çalışmaları sağlamak için makineleri her zaman ön planda tutmalarıdır ve daha iyilerini yaratmak için çalışmaktır.
    (my dying bride, 28.10.2004 18:30 ~ 08.08.2005 16:50)
  5. avrupa'daki feodalite ile eş zamanlı meydana çıkan dünya görüşü/dünya körlüğü..

    köylüden,yabancıdan,çiftçiden alınan vergiler hep din adamlarına ve kraliyete giderdi."toprağımda yaşamanın bedeli budur" zihniyeti ile başlamış,daha sonra da "benim toprağım"dan çıkıp,küresel imparatorluk çağı'nın duayeni olan amerika birleşik devletleri'ne kadar tam şeklini almıştır."ben zenginim,sen fakir.biz zengin 8 ülke ne dersek o olur.bizim ekonomi politikamızı uygulayacaksın,uygulamazsan,karşı çıkarsan 'sende nükleer silah varmış lan özgürleştirelim mi seni şimdi' der ve ezeriz seni" diyerek,bu imparatorluk çağı'na damgalarını vuran kapitalist ülkeler,son olarak da kendi bankalarını dünyaya yayarak "benden kredi al,iki ay sonra bak nasıl mına koyuyorum senin" mesajı vermeye başlamışlardır..
    (close2death, 25.02.2005 18:08)
  6. özel mülkiyet ve piyasa temelli bir toplumsal yapı olan kapitalizm içinde,teknolojik sıçramalar hem daha fazla sefaletin,hem de daha derin çürümenin aracısı haline geliyor.kaynakların ciddi bir bölümü silah sektörüne aktarılıyor.bilim,kar hırsına hizmet eden bir orospuya dönüyor.insanların yaşamını kolaylaştıracak gelişmeler sadece zenginlerin hizmetine sunulurken,geniş kitleler için yapılan üretimde de insana sağlayacağı fayda değil,karın sürekliliği ve maksimumluğu yön tayin edici oluyor.bir çok buluş kasalarda saklanıyor,ürünün eski versiyonu iyice tüketilmeden tüketime sunulmuyor.tıpkı,fazla avlanan balığın fiyat kıracağı düşünülerek denize dökülmesi gibi,binlerce insanın ölümle pençeleştiği hastalıkları çözecek ilaçlar fahiş fiyatlarla piyasaya sürülüyor.çünkü kapitalizmde insan kara tabidir,kar insandan daha değerlidir.

    kapitalizm sadece insana düşman değil,akla mantığa da aykırıdır.bugün,değer kavramı,kullanım değeri köklü olmaktan çıkmış,imaj yabancılaşmasında dayanan tüketim toplumundan köklenir hale gelmiştir.bu henüz her şey için geçerli olmamakla birlikte,genel geçer durumdur.tüketim toplumu için etiket, emekten daha önemlidir.kapital,markalara dönüşerek kuşatmaktadır hayatımızı,yatak odamızı, düşlerimizi,çocuklarımızı,yemek-giysi-barınaklarımızı,herşeyimizi kuşatan markalara sahip olamadan huzur ve mutluluk duyamayacağımız bir hayat,karabasan gibi çörekleniyor tepemize.biz markalara sahip olmaya çalışırken,onlar bizim her şeyimizi ele geçiriyor.farkına bile varamıyoruz.reklam ve medya guruları hepimizin estetik yargılarını,beğeni ölçülerini belirliyor bir yerlerden.marjinalliklerimizi bile onlar belirliyor..
    (close2death, 05.03.2005 19:16)
  7. sermayenin özel kişilerde toplandığı ve dolayısıyla üretim araçlarına da özel şirketlerin sahip olduğu sömürü düzeni. kapitalizm insanın temel iç güdülerini sömürerek kendini ayakda tutar. bu yüzden gerekliliği mantık ve sağduyu ile idrak edilebilen sosyalizme karşı başarılı olmuştur. ve gene bu yüzdendir ki kapitalizm insanların cahil kalmasını ister. düşünen insan çarpıklıkları görüp sistemi sorgular. oysa sadece çalışmaya yönelik bilgilerle eğitilmiş, reklamlarla, trendlerle, rekabetle beyni yıkanmış insan ideal aptal tüketici formundadır. hayatını fikirleriyle yönetemez hale getirilmiş birey mecburen en temel ihtiyaçlarının peşinden sürüklenir. güç, cinsellik, şiddet, beslenme gibi temel içgüdülerine yönelik yapılan yoğun reklam bombardımanı işte bu boş, apolitik ve şekilci insan modelini yaratmıştır. kapitalizmin yarattığı bu kısır döngü ne yazıkki köklerini gittikçe sağlamlaştırmakda ve insanlığı yokoluşa sürüklemekdedir.
    (wary, 15.04.2005 01:13)
  8. (bkz: fetishism of commodities)*
    (soulforged, 15.04.2005 23:57)
  9. "kapitalist toplum o kadar kötü örgütlenmiştir ki, çeşitli üyeleri acı çekmektedirler: aynen nasıl ki bedeninizin bir yerinde ağrınız varsa, tüm bedeniniz ağrır ve hasta olursunuz... benzer şekilde bir örgütün ya da bir birliğin tek bir üyesi bile ayrımcılıktan, baskı altında tutulmaktan veya göz ardı edilmekten muaf olmaz. bunu yapmak, ağrıyan dişinizi göz ardı etmek demektir : sonunda da tamamı ile hasta olursunuz"

    alexander berkman
    (close2death, 28.04.2005 21:59)
  10. (bkz: özelleştirme)
    (skuba, 29.07.2005 21:31)
  11. kapitalizmi bilmek için öncelikle liberalizmi bilmek gerekir.

    buyrun:

    (bkz: liberalizmin tarihi)
    (mavio, 11.11.2005 09:26 ~ 16.02.2007 15:29)
  12. reklam güncesi.karın ağrısı...
    (luxury of tears, 29.11.2005 21:01)
  13. dünyayı döndüren çarkın diğer bir adı.
    (ne olacak bu benim halim, 11.03.2006 22:52)
  14. ilk olarak hollanda'da ortaya çıktığı sanılan sistem.
    (keyif pezevengi, 15.03.2006 19:08)
  15. adamı parası yokken süründüren, para kazanınca da çok az tatil hakkı vererek parayı harcatmayan; gene süründüren sistemdir.
    (bkz: valla bak)
    (keyif pezevengi, 18.03.2006 16:18 ~ 16:18)
  16. rekabet yasaları sayesinde tekelleşme önlenirse güzel olacak bir sistem çünkü rekabet olcaktır bu da tabi biz tüketicilere yansıyacaktır bunun en tipik örneği bilgisayar parçalarında görülür aldığınız bir parça bir ay ila üç ay içerisinde yarı fiyata düşer ondan sonraki altıncı ayda da üretimden kalkar. bu tip örnekler çoktur ama zararları hakkında bir şey söyleyemicem. ama baktığınızda dünyadaki egemen bu sistem,bu egemen sistemi devirmek değil bunu daha iyi sosyal politikalarla daha iyi bir hale getirmek. her zaman için ezilen olacaktır önemli olan ezileni daha az ezdirmek.
    (rüzgarakarşı13metreişeyenadam, 18.03.2006 20:02)
  17. kendi içinde işleyiş yapısıyla mükemmel bir sistemdir. her ideolojik sistem gibi elbet birgün çökecektir ancak o çöküş gelene kadar mükemmel bir şekilde işleyecek sistemdir. kapitalizm, insan doğasına en uygun ideolojidir aslında. zengini zenginleştiren, fakiri fakirleştiren, sistemi eleştirmek isteyenin bile parasını sömürmeyi başaran, yaşayan her varlığın beslediği sistemdir. kapitalizme karşı çıkarken bile kapitalizmin üretimini kullanmak zorundasınızdır. afiş basacaksanız orada, site açacaksanız orada, eylem yapacaksanız orada.. kapitalizmi beslemeden kapitalizme karşı çıkmak mümkün müdür?
    insanın yaşıyor olması bile kapitalizmi beslemesi için yeterlidir.
    kapitalizm bu açıdan kusursuzdur. eşitlik ve insanlık gibi terimlere kapitalizm sözlüğünde rastlanmaz.

    lakin gün gelip bu sistem yıkılsa bile, çok geçmeden ya tekrar doğacaktır, ya da evrimleşerek kendini tekrar edecektir. çünkü tüm insanlar eşittir, bazıları ise daha eşittir. insan doğası gereği kapitalizme sürüklenecektir.
    (bkz: pesimist)
    (bkz: objektif dünya görüşü)
    (eglaia, 18.03.2006 20:10)
  18. "yaşasın zengincilik" düsturu ile yola çıkıp andaval bünyelerin "düzene ayak uyduralım" zihniyeti ile büyüyüp serpilen iğrenç sistem.

    etrafımıza bir bakalım. kapitalizm her yerde. özel hastaneler, demiryolları, telekom.. özelleştirmeler, maliye bakanımızın dolandırıcılıkları.

    ayak uyduralım mı eyy kim olduğunu bilmediğimiz insan?.. düzene ayak uydurup seni de düzelim mi. dolandırıcılık yapalım mı. yolsuz kaldığımızda evimizdeki eşyaları satalım mı.

    bakın ne güzel demiş adam, "sadece güçlü olan ayakta kalır, zayıf ezilir. doğrusu da bu zaten yoksa herkes eşit olsaydı bu dünyada neden yaşanılırdı ki??"

    bu ne mide bulandırıcı bir şeydir.. tabi niye herkes eşit olsun. biz yanan şöminemizin karşısında şaraba bandırılmış ördeğimizi yerken, dışarda başka bir adam yiyecek iki lokma için çöpleri karıştırsın, pazardaki çürük sebze meyveleri toplasın.

    ayy evet!.. dünya çok yaşanılası oluyor değil mi?.. hayattan böyle zevk almasını bilen insanların da bulunduğunu öğrenmek ne kadar güzel.

    kim olduğunu bilmediğimiz ve delicesine merak ettiğimiz insan. sen çalıştığın gökdelenden bizi izle. yukarılardan.. belki sana çektiğimiz o süper hareketi görüyorsundur.
    (close2death, 26.03.2006 11:21)
  19. kapitalizm, eklentisi popüler kültürle birlikte her daim bıkmadan modadır,popüler müziktir,cıplak mankenler, güzel vücutlu ses özürlü şarkıcı bozuntuları veya rayban, pembe gömlek ve benzeri sapkınlıklara saplanıp düşünmeden insanı sadece tüketime dayandırarak paraya tapındırmayı amaçlarlar.nitekim bunu basarmışlardır; bircok insanın ergenlik bunalımında kendini bulmak adına yada birtakım kişisel sorunlarının oldugu dönemlerde kendilerini alışveriş merkezlerine atmaları ya da genç kızlarımızın zengin koca arayışları bununla bağlantılıdır..
    (kokulu battaniye, 26.03.2006 12:35 ~ 20.07.2006 00:40)
  20. kimileri için market ekonomisinin olduğu heryerde var olan sistem. fakat bazıları derken ki bugün gördüğümüz kapitalizm fabrika üretimiyle doğmuştur.
    (gelirsemkal, 26.03.2006 14:15)
  21. 'paran kadar adamsın, paran kadar yaşam hakkın var, paran kadar hayattan zevk alma hakkın var. dünyaya para kazanmak, para kazandırmak, para harcamak ve bu uğurda başkalarının anasını bellemek üzere geldin, tarzında bir yaşam tarzı.
    (blefescu, 01.04.2006 22:28)
  22. öldürür
    (çelişkili dinginlik, 01.04.2006 22:44)
  23. her kademe insanın iş gücünün artması ile içinde bulunduları yoksulluğun ve sefaletin bir süre sonra yok olmasını hedefleyen bir sistem"di". fakat bu hedefin yakınından bile geçemedi. bunun en önemli kanıtı amerika'dır. birçok kapitalist ülkede olduğu gibi amerika'da da, varlığın ortasında kıtlık, bereketin içinde açlık ve zenginliğin yanıbaşında da yoksulluk vardır. bu da gösterir ki kapitalizmin, temelinden kaynaklanan bir sorunu yada uyuşmazlığı vardır.

    bu sorunların en çok göze batanlarının ana başlıklara indirgenmiş hali ise şöyledir. kapitalizm temelden savurgandır, adaletsizdir ve akla uygun değildir. savurgandır çünkü, en iyi yürüdüğü zamanlarda bile, üretim faaliyetlerinin yüzde yirmisinden fazlası kullanılamamaktadır. bunun sonucunda da bazı dönemlerde pek şaşırtıcı olmayan düşüşler yaşanmaktadır. ve bu düşüş dönemlerinde üretim kapasitesinin değil yüzde yirmisi, yarısından fazlası heba olmaktadır. savurgandır çünkü, yeterli iş gücüne sahip olupta çalışmak isteyen herkese daima yerinde iş imkanı sağlayamamaktadır. bunun sonucunda da ruhen ve bedenen sapasağlam tonlarca bireyin verimsiz ve boş yaşamalarına sebebiyet vermektedir.. yine savurgandır çünkü, günümüz toplumunda da, her türlü üretim alanında olduğu üzre, birçok firma, gerek reklam, gerekte promosyon yoluyla, müşterisine kaliteli ve uzun ömürlü malı satmaktan çok, aynı malı başka bir firma yerine kendi firmalarından almasını sağlamaya çabalamaktadır. işte bu rekabet, alınan üretim malzemesinde kalite düşüklüğüne ve verimsizliğe neden olmaktadır. aynı zamanda bu rekabetle bağlantılı olarak savaşların çıkması da doğrudan sistemin savurganlığından kaynaklanmaktadır. savaşların çevremizde varolan güzelliği ve elimizdeki en önemli hakkımızı* tehlikeye attığı düşünülürse şöyle denebilir: "kapitalizm yaşama hakkımızı elimizden almaktadır."..

    bu savurganlığın düzeltilebileceğini düşünenler ise tamamen boş ümitlere yelken açmış demektir. çünkü kapitalizm bu temellere dayanmıştır. varlığını ve sürekliliğini bu özellikleri ile sağlar. kıssadan hisse, "savaş, kapitalizmin meyvesidir.."
    (lethromar, 16.04.2006 15:22 ~ 15:23)
  24. kapitalizmin temelinde varolan sorunların sebep olduğu, 1930 larda açığa çıkan sallantılar sonrasında, amerika’da çalışma isteğine ve zorunluluğuna sahip, beden ve ruh sağlığı yerinde, işe yarar işçilerin yüzde yirmibeşten fazlası, oldukça uzun bir süre, hiçbir iş bulamadı. bu insanlar, aç kaldılar. yapılan cüzi yardımlarla hayatlarına devam etmeye çabaladılar. yada çeşitli kamu kuruluşlarında sonradan icat edilen işlerde çalıştılar. herbir şehirde, kadın, erkek, çocuk zulüm niteliğindeki ekmek kuyruklarına girdiler. bu işgücü israfının büyüklüğü inanılmazdı. hatta şöyle bir örnekle anlatıldığı vakit durumun vahimiyeti daha iyi gözler önüne seriliyor.

    "onbir milyon işsiz kadın-erkek, ekmek için tek bir kuyrukta bir kol boyu ara ile dizilseler, bu hat, new york’tan chicago’ya, oradan salt lake city’ye ve hatta san francisco’ya uzanır. dahası da var: bu kuyruk bir de geri döner, yani kıtayı bir uçtan öbür uca iki defa dolanmış olur."


    bu milyonlarca aç sefil insan, yetenekleri ile üretim güçlerini, yaşamaya yetecek kadar bir şeyler elde etme yolunda kullanmak için çaresizce fırsat kollarken, çalışmanın ve emeğinin karşılığını almanın ne demek olduğundan haberi bile olmayan ve bunu öğrenmek için de hiç bir istek taşımayan, sadece daha şanslı oldukları için birer iş edinmiş erkek ve kadınlar, sırf üretim araçlarına sahip oldukları için, lüks ve konfor içinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir..



    not: örnek sosyalizmin alfabesi'nden alıntıdır.
    (lethromar, 16.04.2006 15:57 ~ 18.07.2007 02:08)
  25. "capitalism: the art of taking money from stupid people"* şeklinde yazılı tşörtlere konu olmuş kavram
    (vikartindur, 16.04.2006 22:45)
 sayfa  / 5