|
|
- zamanımızın en önemli ev araç ve gereçlerinden birisidir kapı zili. tokmak, yumruk, tekme gibi ilkel yolları değil de çiçekli böcekli, cıvıl cıvıl olan kapı zillerini tercih ederiz toplum olarak. hep tek tip zil vardır türk evlerinde. "cik cik cik cik.." diye yavaşlayarak ve kısılarak öten bir kuş vardır (aaa yoksa sizde de mi var? hiç şaşırmadım desem!!). ilginçtir ki artık "zartt- zurt" diye çalan bir kapı zili duyunca tiksiniyorum. alışmış bünye cıvır cıvır kuş seslerine. parka gidince de kapı çalıyo sanıyorum m.k.
neyse konumuz bu değil. kapı zilleri. neden zil takarız evlerimize? biri basıp da tatmin olsun diye mi? kuş sesini sevdiğimiz için mi? yoo. bu zil olayları hep 2 ve daha fazla katlı binalar, özellikle 3-4 katlı binalar yapılmaya başlanınca sardı toplumu. aslında, pratikte insana kolaylık sağlayan bir alet bu kapı zili. aşağıdan basıyorlar, sen de yukardan bir düğmeyle davet ediyosun insanları mahremine. ne rahat.
o değil de bu kapı otomatlarının ilk çıktığı zamanı merak ediyorum. nasıl bir tepki veriyordu insanlar acaba? çok gelişmiş uzay teknolojisi falan mı sanıyorlardı?* bi' bobin iki kablo lan sonuçta. yanlış anlama! oyuncak arabalarımın motorlarını kurcalarken öğrendim. yoksa elektrikçi falan değilim.
bizim iki katlı bir evimiz var köyde ve orda dedemin bir sistemi vardır. adam kapıya bildiğin inek çanı takmış. gelen dışardaki ipi çekiyor. doğal olarak çan çalıyor. bizim dede de bunu duyup önceden tasarladığı, müthiş bir buluş olan kapı koluna bağlanmış ipe asılarak kapıyı açıyor. nasıl ama?* al sana kapı zili.
- "misafiriniz geldi kapıyı açın" diyenleri de mevcut
(bkz: kapı zili düğmesinin takılıp kalması)
- öğrenci evinde çaldığı zaman öncelikle müzik sesinin kısılmasına neden olan zil. "ahanda komşu geldi" adrenalini herkes yaşamalı.
- cenaze evinin ziliyse ve neşeyle "misafiriniz geldiii, kapıyı açııın" diyip ardından da misket havası çalan versiyonuysa çok trajikomik bir ortam yaratır..
sinirleriniz bozulur 3-4 zil çalmasından sonra ve gülmek için evin kuytu bir köşesini ararsınız.
|