|
|
- tanıdığım başka hiç bir duyguya benzemeyen birşey bu. tek düşünebildiğiniz yeniden hayatınızda onu istediğiniz.
- kanka olarak tabir edilen şahsın büyük uğraşları neticesinde bi adamla çıkmaya başladıysan, ve adama deli gibi aşık olduysan, bu arada kanka da senin yakın arkadaşlarından biriyle beraber olmaya başladıysa, yani her şey yolundaysa, ama sevgili kanka günlerden bir gün "ben aslında seni seviyodum" diye şahane bi açıklama yaparsa, işte o zaman kankayı kaybedersin. hiç de koymaz çünkü bunca zaman aldatmıştır seni. (fazla özel bi giri oldu ama gaza geldim bi anda.)
- "sensiz saadet neymiş tatmadım bilemem ki" dedirten durum.
- kan kaybetmek.
- her gün herşeyinizi anlattığınız insanın hayatınızdan çıkmasıyla anlatacak şeylerin içinizde dağ gibi birikmesiyle sonuçlanan durum.
geceleri uyumadan önce dayanamayıp mesaj falan atar insan bazen.
geri dönmek inan işten değil
hani var ya tutamazsın kendini
bir ümitle ya olursa dersin hep
bile bile herşeyin bittiğini
- kaybolduysa kanka değildir zaten.
insan kardeşiyle kanlı bıçaklı olsa bile yine kardeştir.
- depresyon an meselesidir.can dostunu kaybetmek demek ikizini kaybetmek sağ kolunun kopması demektir.allah göstermesin.
(pudra, 29.05.2004 17:53)
- kankayı kaybettikten sonra gelen yalnızlık inanılmazdır. her şeyi beraber yaptığın birinin artık olmaması insanı boşluğa düşürür. uzun süre hiç kimseyle yenen yemek,içilen bira,edilen muhabbet mutlu etmez insanı.sonra alışırsın ama artık bir parçan yoktur...
(bkz: kankanın sevgili bulması)
- artık erkek arkadaşıyla vakit geçirmeye başlamıştır, onları rahatsız etmek istemeyeceğinden susarsın. beraber gittiğiniz alış verişler, sohbetin doruğa çıktığı anlar bir anda kaybolur. o mutlu olsunda, gerisi önemli değildir derken iki gözü iki çeşme yanınıza gelir. kankandır, anlarsın, ne olup ne bitti diye sormaya gerek yoktur.
-alış verişe çıkalım mı?
-(gözlerini siler) sonra da yemek yeriz.
dediği anda kankayı kaybetmediğini anlamak ama o üzgünken buna sevinememek.
- bir kere başıma gelmiştir ve onunla hiçbir zaman eskisi gibi yakın olamadığımız bir gerçektir.
- ne sevgili ne ev ne araba kaybetmeye benzer. ilk başlarda insanda "sıkılmıştım zaten" duygusu uyanıverir. ancak gecen günlerin ardından akılda hep eski yaşananlar kalır. beraber geçirilen güzel ve eğlenceli günler. sınırsız özgür oldugunuz günler. sevgilinizden ayrılsanız bile yanınızda oldugu günler. birbirinize destek verdiğiniz günler, harçlıklarınızı birleştirip sinemaya gittiğiniz günler gelir.gittiğiniz mekanlarda onla geçirilmiş güzel dakikalar bir anda hatırlanır. dosttur bu işte.sevgili gibi sürekli değiştirilmez. 20 yılın birikimi bir anda gidince elden insanın aklında bir anda şu sözler yankılanır "aklımın iplerini saldım"
- üç çocuklu bir evlilikten boşanmak gibi bazen.
(bjaso, 06.07.2007 02:53)
- kanka kaybetmek olmayacak duaya amin demek, abesle iştigal etmektir.
ama illa ki kayboldu diyorsa eğer kişi, o kanka değil kankicandır. bokunu çıbıkla * karıştır, geçer.
insan eğer böyle yüksek değer biçiyorsa, canından kabul ediyorsa birisini o iş mesafenin sonuna, derinliğin dibine kadardır.
yazarın notu: bugün tanışıp iki gün sonra kankayız ayağına yatıyorsan, iki senedir yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi yaaaneee.. diyorsan.
o kanka ayağı değil, karpuz gibi açık, seçik, net, sarih bir göt ayağıdır.
- (ara: kanka)
- ilkokula başladığın ilk gündür. tesadüfen öğretmen sizi aynı sıraya oturtur. ikinizde okulun ilk günü heyecanı ile önceleri biraz tedirgin bakarsınız birbirinize sonra alışırsınız ve tam 20 yıl hiç ayrılmazsınız. birbirinizi kaybetmemek uğruna aynı okulları seçersiniz birlikte deli gibi ders çalışırsınız ki ayrılmayın hiç diye. ilkokul , ortaokul ,lise aynı sırada oturusunuz öğretmenler bile sıranızı ayırmaya kıyamaz artık. ikinizde tek çocuksunuzdur bu yüzden midir nedir kardeş edinirsiniz birbirinizi. anneleriniz bile sayenizde kanka olmuştur.
en kötü anınızda birbirinizin yanınızdan hiç ayrılmamışsınızdır. görüşemediğiniz günler telefona yapışık geçer. sırası gelir herkese karşı savunursunuz birbirinizi. ilk aşk acısı , ölümler , ayrılıklar , sorunlar hep omuz omuza atlatılmıştır. bir simiti bölüp yediğiniz çok olmuştur (klişe gibi gelebilir ama tamamen gerçek) , o kadar çok maceranız vardır ki bir araya geldiğiniz sabahladığınız geceler de midenize kramp girene kadar gülersiniz. zaten konuşmaktan hiç uyuyamazsınız ki. hep birbirinize anlatacak hep paylaşacak bişeyler vardır.
zaman geçer... artık iki yetişkin olmuşsunuzdur. üniversite falan derken iş hayatı başlar. bir de kardeşinizin artık ciddi bir ilişkisi vardır. biraz sorunlu bir ilişkidir ama siz bu konuda da ona desteksinizdir. zamanla bir soğukluk hissedersiniz eskisi gibi görüşemiyorsunuzdur. önceden sözleştiğiniz günler son dakika telefonlarıyla iptal edilmeye başlar. onun erkek arkadaşıylada aranız iyi olduğu için konduramazsınız önce " bana öyle geliyor canım" der geçiştirirsiniz. kendi erkek arkadaşınıza açarsınız konuyu o da "farkettim uzaklaştınız siz" der. ve bir yıl böyle kopuk geçer. suçu kendinizde ararsınız önce bu yüzden hep dikkatli hareket edersiniz ona vakit ayırmaya çalışırsınız. ama o böyle bir beklentide değildir. ilişki odaklı yaşamaktadır. ve çok değişmeye başlamıştır. ailesi bile şikayetçidir. kardeşim dediğiniz kişi kopup gitmiş ve güzel günleri de beraberinde götürmüştür. derken siz ayrılık acısına düşersiniz ama kardeşiniz yoktur yanınızda o hariç herkes destek olurken isyan kaçınılmaz olmuştur. en acısı da size verdiği cevaptır " erkek arkadaşım görüşmemizi istemiyor"...
nedenini dahi söylemez. yıkılırsınız...
bir parçanız yoktur artık. duvardaki mutlu günlerden kalma resimler , aklınıza gelen maceralar anlamını yitirmiştir...
üstelik bir açıklama bile yapmadan sözünden dönmüş hayat kavgasında sizi yalnız bırakmıştır...(billy, 01.02.2008 16:08)
- artık kolay kolay kimseye güvenememenize neden olan olay. can yakar , acıtır...
(billy, 31.03.2008 11:41)
- bazen hiç can yakmayan durumdur, sevinirsiniz mutlu olursunuz, insanları tanımanın verdiği dayanılmaz hafifliği yaşarsınız. lan burdan herkese söylüyorum, kanka diyceğiniz adamı iyi seçin, sonra gelip arkanızdan vurabilir, mecazi anlamda değil he ciddi ciddi arkadan vurmak, saldırmak felan fistan işte. iki kere ne ikisi 100 bin kere düşünün birine kanka derken, değer verirken. tecrübeyle sabittir.
- karşı cins uğruna oluyorsa, iki tarafında içini yakacak durumdur.
- gün geçtikçe alışsamda hala içimdeki kırgınlığın sürdüğü zaman zaman gözlerimin dolmasına sebep olan olay. her yerde o var çünkü. ilkokul resimlerinden lise mezuniyetine , doğum günlerinden , cenazelere , kavuşmalardan , ayrılıklara hep o var. ve şimdi koskoca bir ondokuz yılın bize bıraktıklarıyla başbaşayız ikimizde. bir zamanlar içi içe olan hayatımız şimdi o kadar uzak ki birbirimizin sesini unutmuşuz adeta. her şeye rağmen hala seviyorum onu seviyorum da affedemiyorum. en kötü anımda beni tek başıma bırakıp gidişini affedemiyorum.
hayallerimizi, umutlarmızı , kahkahalarımızı siyah' a boyamasını affedemiyorum. ve onun kendi mutluluğu için bizi yıkması gerekmediğini anlatamamının verdiği üzüntüyü hiç kimseyle paylaşamıyorum.
canım kardeşim sen aldırma bana boşver git. alıyorum ben mutlu haberlerini nasılsa. bu bünye duygusal bilirsin bazen aşar gider kendini. hala bıraktığın kadar deli yani bu gidişle akıllanmaz. ama sana veda etmeden gitmeyecek bu dünyadan haberin ola. çocukça bir gurur bu durumumuz biliyorum. her ne olursa olsun sana hala kardeşim diyorum ve seni çok seviyorum.(billy, 04.08.2008 15:22)
|