en acıklı
edilgen fiildir. "kandırılmış" olarak kullanıldığında
olay daha da bilinmezlikten, "ben de şimdi öğrendim, ben sadece
kırılganım, kırmışlar abi beni" modunda daha da
hüzünlü bir hale getirilebilir.
öznesi bile tam belli değildir. yoktur. bu cümlenin
eylemini gerçekleştiren –
kandıran- kaçmıştır hemen. ortada bir olaydan etkilenen
mağdur,
nesne kalır.
kandırılmıştır
o! birileri bir şeyler yapmıştır. birileri ne yapıp edip kandırmıştır onu. kanmamıştır, kandırılmıştır. ikisi farklıdır.
o her şeyden emin oldurulmuştur önce.
bulutların üstünde yürüdüğüne inandırılmıştır. o öylece dururken olmuştur bütün bunlar ve o bu kadar rahatken aslında kılıcın sivri yanında yürütülmüş, düşsün diye beklenmiş.
dengesi kaybolmamış ama. o kadar güvenli hissetmiş ki kendini, kanayan yerlerine hiç aldırmamış. huzurluymuş, hiçbir şey duymayacak kadar
mutlu…
dengesi bozulmamış da,
yol bitmiş. o inandığı
yalanlarda aslında çok mutluyken onu kandıranlar bu
oyundan sıkılmış. gözünü açtırmışlar, dürterek yüzüne su çarparak uyandırmışlar ve ona güvenerek attığı
son adımı, boşluğa attırmışlar. düşmüş o
boşlukta sesi
yankılanmış. tek bildiği düşmek olmuş. ancak "
düşmek,
çığlık atmak,
gözyaşı dökmek" cümlelerinde öznelik
rolü kapabilmiş.
sonunda yere çarpmış ve adına
hayal kırıklığı denilen milyonlarca
parçaya ayrılmış