|
|
- aşka ve hasrete dair ne güzel söylenmiştir..sapına kadar şiirdir:
yaşamaktan mı yorgunum,bilmem
seni günlerce beklemekten mi?
yine yoldan geyik geyik sekişin
gün sönerken mi,ay batarken mi?
söyle:memnun musun uzaklarda
yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
yine kalsın mı, dizlerimde başın
yine koynumda can çekişsen mi...
kim sorar,ey hayat,kim düşünür
ki vakit geç mi yoksa erken mi?
söyle:memnun musun uzaklarda
yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
gökte kanatlar bizimdi...bilmezdik
bu hafiflik kanat mı yelken mi;
anlamaz,anlamazdık allahım
böyle yekpare can mıyız ten mi?
söyle:memnun musun uzaklarda
yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
bilemem:gizli gizli'gel'dediğin
başka bir aşina mıdır,ben mi;
kadehinden mi sarhoşum hala
kadahlerinden mi?
söyle:memnun musun uzaklarda
yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
arif nihat asya
- istanbul kanatlarımın altında filmi soundtracki bir tuluyhan uğurlu bestesi...
(bkz: ney)
(bkz: piyano)(siyah, 22.07.2007 02:25 ~ 02:25)
- kanatlar ne işe yarar? soylu kartallar için değil. bizim için bu soru...ne işe yarıyor kanatlarımız? kendi güven kaynaklarımız, hususi diyarlarımıza giden tek anahtarımız...onları kaybedersek ne olur? sonsuz mu kalır imgelerimiz yoksa hiç anımsanmaz mıyız? kanatlarını kaybeden bir beyin, yaşayabilir mi? ne kadar ayakta durur ki? kim gelip ağzına besler çocukluğundaki gibi? büyüyemez ölür değil mi? özgürlüğünü kaybeder...onca insan tanıyorum, kanatlarını yitirmiş. onlarcası ölüyor gözlerimin önünde. katill ben miyim? ya da düzenin iş birlikçisi? örümceklerin iş başında olduğu bir toprakta, kanatsızların ağlara bulanmasından başka seçimleri var mı? nasıl kurtarabilirim ki onları? nasıl kanat veririm onlara? şansım kalmadı değil mi? ben de biliyorum. kaybettiğimiz değerlerin kıymeti mi fazla oluyor yoksa kaybedince mi değer anlaşılıyor?
işte bunu bilmiyorum; söylenin aksine kaybetmiyorum.(zoser, 22.07.2007 02:29)
|