sky türk'te yaklaşık 2 haftadır "çok yakında" diye reklamları dönen, 1993-1995 arası efsane bir komutanla onun askerlerinin, malum terör örgütüne karşı yapmış olduğu operasyonları, asker ve polis kamerasının çektiği görüntülerle ekrana taşıyacak ve bizi sabırsızlandıran belgesel.
osman pamukoğlu'nun unutulanlar dışında yeni bir şey yok adlı kitabının bir özeti şeklinde olan belgesel. izlenmesi gerçekten faydalı olacaktır.
not: belgeseli vdownloader* programı aracılığıyla http://video.google.com/... adresinden tek parça halinde indirebilirsiniz. ancak indirdikten sonra izleyebilmek için bilgisayarınıza divx** programını da kurmalısınız.
(vdownloader programını kurup açın. yukarıda verilmiş olan video google adresine tıklayın. adres çubuğundaki yazıyı olduğu gibi kopyalayıp video downloader programındaki adres çubuğuna yapıştırın ve download diyerek indirin. dosyanın boyutu 694 mb.)
"ölü bir teröristin türkiye cumhuriyetine maliyeti 10 trilyon liradır. eğer ki biz son 20 yılda 30 bin teröristi bertaraf etmiş isek, türkiye'nin bundan kaybı 300 katrilyon türk lirasıdır. o zaman soru şu; bu 300 katrilyon kime gidiyor ? terörden doğan rantın nereye gittiğini bilirseniz o zaman terör ile mücadele edilmeyişinin sebeplerini ortaya koyabilirsiniz. onun içinde şahsi menfaatiniz de olabilir."
az evvel izleyip inanılmaz duygulandığım muhteşem belgesel. belgeselden de öte bir ders. bu vatanın bölünmeyeceğeni, bir karış toprağına bile göz diken kanını siktiğimin hainlerine karşı bir milletin dimdik duracağını anlatan ders. ben o hainlerin de o hainleri savunlarının da kanını sikeyim...
esas kaynak olarak osman pamukoğlu tarafından yazılmış unutulanlar dışında yeni bir şey yok kitabını kullanan belgesel. belgeselden etkilenenlere(aksi pek görülmüyor) kitabı mutlaka okumalarını öneririm. belgeselde anlatılmayan çok daha fazla ayrıntı içermektedir.
en vurucu, derin derin düşündürücü iki kısmı şunlardır:
1) hepimiz doğudaki savaşı, "çapulcuya karşı" yapılıyor zannediyoruz. halbuki türkiye güçlü fakat öyle amerika gibi, ingiltere gibi uçakla bombayla olayı bitirecek kapasitede de değil.. iş yine başa düşebilir, yine binlerce şehit verilebilir.
2) tüm hakkari yüksekova'nın askeri üssü taradığının anlatıldığı sahneler... belediye binaları, tüm sivil evlerden ateş yağmış.. paşamızın sözleriyle "tam bir silahlı kalkışma" yani bir şehrimiz türkiye'den kopmak istiyor...
gösterdi ki pkk'da çin rus abd yapımı silahlar, bizde çin rus abd yapımı silahlar. biz öldürüyoruz, onlar yeniden çıkıyor. bu kısır döngüden kar eden isimler belli, maddi ve manevi her şartta kaybeden ise türkiye. bu ülkede askerlik yan gelip yatma yeri değil diyen adamların oğulları abd'de 16lık şeylere binerken, bir taraf ölen oğlunun ardından "şehit anası oldum. bu kimseye nasip olmaz" diyor. adalet tam da bu olsa gerek.
osman pamukoğlu paşa'nın büyük eseri.tam izleyen biri olarak söyleyebilirim ki şovenizm amacı güdülmemiştir.türk ordusunun özel harekatlarını,taktiklerini,operasyonlarını sadece hakkarı bölgesinde olanlarını anlatmıştır.daha bunun ''şırnak,van,diyarbakır,tuncelisi'' var.sormak isterim dünyada kaç asker vardır ki yaralanan düşman askerini tedavi edecek sonra da ekmeğini onla paylaşacak üstelik yaralanan düşman senin az önce belki de arkadaşını şehit eden kişi olacak.ayrıca türk ordusunun sergilediği durumlar faşistleri anımsatacak şekilde değildir.belgesel de tarafsız olarak basından da yorumlar alınmış medya mensuplarının gözlemleri de açıklanmıştır.hangi faşist asker yaralı düşmanı tedavi eder?tam izlemeden ahkam kesmenin,yorum yapmanın maalesef kolay olduğu eserdir.
ibrettir.
kimine göre şovenizm kimine göre milli hassasiyet. ama göre'li işte. ne yaparsın; ''kime göre neye göre çıktı'' mertlik bozuldu.
asıl mide bulandırıcı olanlar, osman pamukoğlu'nun 2 yıl boyunca teröristi dağdan kazımak için verdiği mücadelenin belgeselini izleyip klavye başından atıp tutarken oradaki askerlerin neden savaştığını fark edememiş olabilirler, ''beni orduya çağırıyorlar anne adam öldür diyorlar'' diye coşup barışarock, pembe bulutlardan ''savaşsız bir dünya'' sağmaya çalışabilirler ama kimse keyfinden dağda terörist peşine düşmüyor.
bertrand russell'in dediği gibi ''savaşmak'' önüne geçemediğimiz ve ancak mesela alpinizm sporuyla adrenalimizi yükselterek bir nebze dizginleyebildiğimiz bir içgüdümüzse eğer o dağlar hala pek güvenli değil. ''yok ben uludağa gidip kayıyorum anam'' diye düşünülüyorsa da denilecek bir şey yok.
"ortalıkta postallı adamların dolaştığı, dağda adam öldürme raconlarının anlatıldığı, insanlara et kafalı asker saçmalıklarını gösteren ve yakında sırf bu yüzden ayağına postalı, sırtına yeşil gömleği geçirenin kendini asker sanıp ortalıkta şiddet içeren eylemler yapıp cinayetler işlemesine sebep olan asker filmidir" diye tepkilerin doğmasını beklediğimiz belgeseldir.
kurtlar vadisini şikayet eden zihniyetin izleyip kendinden utanması gereken belgesel-dizidir.bu ülke bunlarla mücadele etmiştir halen de etmektedir ama biz şikayet telefonları açıp ağlamayı biliriz ağlayın hadi pkkya yapılan operasyonu anlatan bir belgesel var şiddet aşılıyo bu da şikayet edelim de yayından kaldırsınlar.
konusu itibariyle yapılması geç bile kalınmış belgeseldir. neredeyse 30 senedir terör belası başınızda olacak, 40.000 evladınızı yitireceksiniz ve bunu anlatan bir belgeseli(dizi demiyorumm dikkat ki onu da kaldırdılar yayından enteresandır) ancak bugünlerde ortaya çıkarabileceksiniz. bu belgeselde beni en çok etkileyen bölüm, bir operasyon sırasında yakalanan bir pkklıya askerlerimizin gösterdiği davranış biçimidir.parçalanmış elini tedavi ederken ona karşı takınmış oldukları tavır ve ses tonlarındaki samimiyet bazılarının göstermek istediklerinin aksine bizim ne olursa olsun birbirimize o kadar da "uzak" ve "yabancı" olmadığımızı göstermiştir bana. iyi de yapmıştır, içime su serpilmiştir.
söyleyecek hiçbir şeyin olmadığı, kelimelerin yetersiz kaldığı her insan evladının "türklüğü" ile övünmesini gerektiren belgesel.kelimeler yetmiyor... ayrıca kurtlar vadisinden sonra cuk oturdu show tvnin bu belgeseli yayınlaması da.
belgeselde anlatılanların hepsinin gerçek olması, basın yayından belgeler eklenmesi, gerek ordu mensuplarından gerek şehit ailelerinden konuşmalara yer verilmesi izleyiciyi ekrana bağlıyor. azıcık vatan millet sevgisi olanlar gözyaşlarını tutamıyor. hiçbir şekilde belgeselin topluma ırkçılık aşılama gibi bir kaygısı yok. bugün o dağda dökülen kanlar sayesinde rahat uyuyan insanlar ise yine aynı söylemlerle atıp tutuyorlar. osman pamukoğlu gerçek bir paşadır ve yaptıklarıyla 90 lı yılların gerek siyasi ve gerekse ekonomik alanda felaketler içinde seyreden ülkemizde terörün daha fazla ilerlemesini engellemiştir. belgeselde de belirttiği gibi pkk güçlü bir yapıya bürünemeden, disiplinli birlikler oluşturamadan darbeler yemiş, sonraki yıllarda laçkalaşmış bir örgüt görünümü sergilemiştir. başta osman paşa ve her neferi olmak üzere bu insanların kanı canı sağlamıştır bu durumu. ve halk bunları yıllarca bilmemiştir, kimse bilmemiştir sınırın dağdan geçtiğini, pkknın rahatlıkla ülkeye sızdığını, askerin ve köylünün her daim baskın tehditiyle yaşadığını. yine kimse bilmiyordur yüksekovada kamu kurumlarından dahi orduya ateş açıldığını. bunları gözler önüne sermek ırkçılık olarak adlandırılamaz.
ahmet taner kışlalıya göre teröre hiçbir şekilde ödün verilemez, çünkü her zaman daha fazlasını isteyeceklerdir. fakat terörü de silahlı eylemle bitirmek mümkün değildir. eğer o harekatlar yapılmasaydı, şuan hiç olmadığı kadar güçlü bir pkk ile karşı karşıya kalacaktık. üstelik ab gibi abd gibi dış güçler böyle ayrılıkçı terör örgütleriyle flört etmeyi çok severken, güçlü bir pkk şüphesiz 21. yüzyılda ülkemizin başını daha fazla ağrıtacaktı. bu nedenle belgeselde yayımlanan harekatlar yapılması haklıdır, bunların da türk halkının gözleri önüne serilmesinde hiçbir sakınca olamaz.
esasında dizi değil bir belgeseldir, tek bölümdür. izlemeden yorum yapan, ahkam kesen, gözlerinden at gözlüğünü çıkartamamış özel eğitim mağduru kişilere hatırlatmak isterim. dizinin çekiminde amerikan askerleri yerine emekli türk askerleri görev almıştır. zaten orada da türk ordusunun profesyonel tarafları, düşmanı bile olsa tedavi etmesi, paylaşma anları gösterilmiştir. filmin sonunda da bu savaştan en çok karlı çıkan taraflarda üstü kapalı olarak gösterilmiştir.