ilahiler söyleniyor. hepimiz çıplağız, kendimizden geçmişiz.
o'nu görüyorum bir tek. sanki
the doorstan
my wild love var kulaklarımızda. öyle uçuğuz. kulağımızda değil aslında müzik yüreğimizde. nefes alıyorum, veriyorum o'nu görüyorum bir tek. ilahiler değişti. ruha akıveriyor. çok garip bir yerdeyim. ben böyle olmazdım ki hiç. herkesin gözlerini kapatıp sallandığını biliyorum. büyülü anı bozacak kadar kendimden nefret ediyorum belki bilmem ama gözümü açıyorum insanlara bakıyorum.
o'nu görüyorum yine. nefes alışımda ondan bir şeyler var artık. başka bir büyülü andayım şimdi. gözlerimi kapatıp sallanmaya devam ediyorum yine. herkesin olduğu yerde değilim artık. fark ediyorlar bunu. yavaş yavaş daireden çıkıyor gibi oluyorum sanki. farkında değilim o'nda kalmışım ki ben. benim büyülü anıma katılsalar anlayacaklar nerede olduğumu. resmi olarak da çıkıverdim oradan. giderken o'nun kulağına fısıldıyorum benimle gel diye. öyle bir haldeyim ki ilah oldum düşlerimde, hissediyor o da bunu. o da geliyor benimle.
gidiyoruz, ilahiler duyulmuyor bile. bir nefes daha alıyorum o'ndan. nasıl nefes alınır bilmezdim ki bir insandan. tamamen değiştim. ağaç seçiyoruz bir tane. dibinde bir de bıçak var. alıyor bıçağı eline, saplıyor ağaca. taşa saplanmış, hiç çekilemeyen kılıçlar gibi oldu bıçak. öyle büyülü oldu o bıçak. ağaç da hissediyor bunu, açıyor kollarını bize. nefes al, ver. içine gir. girdikçe bir nefes daha, çığlıklarımızı örtüyor ağaç, ilahileri yeniden duymaya başladık.
neredeyiz biz?uyuyor gibi yanımda. bakıyorum. bir kez daha kokluyorum onu.ağaçtan bıçağı çıkartıyorum, vücudunda dolaştırıyorum. şimdi de hisset beni diyor. bıçağı alıyorum, baştan aşağı kesiyorum o'nu. her yerini.tek tek. lime lime. bir şey akıyor vücudundan, o ne onu da anlamıyorum. bir koku var ama burnumda. bir büyülü ana daha giriyorum. nefes al, ver. kalbini çıkartıyorum, ağacın dibine koyuyorum. bıçağı ağaca saplıyorum.
ilahiler duyuluyor yine. çıplağım. havada
kan kokusu.