okul zamanındaki çocukların en çok kaybettikleri araç. bunların plastik olanları 3 kere kullandıktan sonra ya açmazdı yada kırılırdı.. demir olanları ise kaliteli olurdu..
babaların maket bıçağı kullanarak olmaya çalıştığı eşya. kalemtraş önünde durur ama babalar maket bıçağı ile kaleme bir girer ortasından kalemin kömürü görünür
demir olanları son derece kaliteli olmasına rağmen,asıl kalite ölçütünün alman malı olup olmaması olan,öğrenci güruhu için belli bir yaştan sonrasına hitap etmese de,7h,4b gibi kalınlıklara sahip kalemleri sıkça kullanan çizer-ressam camiası için vazgeçilmez olan kırtasiye malzemesidir.
yaş ilerledikçe kullanım alanı değişen, 7h kalemler yerine göz kalemlerimiz için kullandığımız; eskiden yazmak için, şimdi ise güzelleşmek için kullandığımız araç.
manisalılar tarafından çinti denmesinin sebebi, çinti kelimesinin "çintmek" yani "yontmak" fiilinden türetilmiş kalemtıraşa göre çok daha kısa, pratik bir sözcük olmasıdır.
hatırladığım kadarıyla ilkokulda yapılan ilk geyik muhabbetlerine bu araç vesile oluyordu. 3-5 kişi kalemtıraş alır sınıf çöpünün oraya gider kalem açacağız diye 10-15 dakika muhabbet eder, dersten yırtmaya çalışırdık. bi çayımız, sigaramız eksik o derece zevk alırdık.. tabi o yaşlarda bir şeylerin bokunu çıkarmak pek sevilen bir trend olduğu için ipini koparan elinde kalemtıraşla çöpün oraya gelirdi. birçoğunun eli boş. muhabbeti duyan gelmiş. öğretmenden bir güzel sopa yer otururduk yerimize. kıpkırmızı ufak ellerimizle yine de gülümser, "yarın yine yapalım." derdik.
bana hiç lazım olmadığı halde her zaman göreyim izleyeyim bende yapayım dediğim alet. süperdir bu kadar basir bir aletin bu denli bir iş yaptığını her gördüğümde izlemekten kendimi alamam kendimden geçerim bide bunların kalitelileri metal olur, yedek jileti falan vardır harika