futboldaki en lanet pozisyondur. nedeni de çok açıktır. kaleci kötü oynayıp hatalı goller yerse ölümüne suçlanır. halbuki bu gollerin yenmesinde onun hataları kadar,rakip oyuncunun şut atmasına
izin veren diğer takım elemanları da suçludur. iyi oynaması halinde de "takımı kaleci kurtardı" denir sanki kaleci o takımın bir bireyi değilmiş gibi. kaleci resmen takımının aldığı galibiyeti lekeleyen bir duruma düşürülür,her ne kadar takımın galibiyetinde en önemli rolü oynamış olsa da.
kalecilik nankör bir mevkidir ve şahsi kanaatimce kaleciler en idealist futbolculardır. çünkü onlar kaleciliğin tüm bu kötü yönlerine rağmen küçük yaşta kaleci olmayı kafaya koyar ve bunun için,arkada kalan kahraman olmak için çalışırlar.
maçtaki başarıları daha çok önünde oynayan defans oyuncularına bağlı futbol oyuncusu. ellerine sert toplar acıtmasın diye eldiven giyer, millet kısa kollu formayla oynarken devamlı yerde süründüklerinden kazak giyerler. tekniği yüksek kaleci az bulunur, bulunanlar da maymun olur.
(bkz: oscar cordoba)
hatasını telafi edecek kimse olmadığı bilinci ve stresi içerisinde bir oyun çıkarmaya çalışan takım oyuncusu.
en başarılı, en kendine güvenen kalecide bile mutlaka bulunur hata yapma stresi, bir anlık dalgınlığı herşeyi berbat etmeye yetecektir çünkü.
bütün maçlarını önündeki arkadaşlarının iyi oynaması için dua ederek ve onları yönlendirerek geçirir.
iyi bir kaleci tüm oyunu ve oyuncu yerleşimini en arkadan görebildiği için yeri geldiğinde forvet oyuncularına bile talimat verebilmelidir.
bu nedenledir ki maçtan sonra arkadaşlarına bağırmaktan sesi kısılan kaleci iyi bir kalecidir.
futbolun üvey evlatları.5 tane gollük şutu kurtarıp bir tane gol yerlerse günah keçisi seçilirler.maç boyunca yatıp doksanda önüne gelen topu kaleye tepen adamsa maçın yıldızı seçilir.zor meslektir sonuçta.
ne kadar iyi olursa olsun özellikle ülkemizde kaleci sınıfından bir vatandaşa bir kulp takılmak istenirse söylenecek ilk söz "yan toplarda iyi olmadığıdır". ben şu ömrü hayatımda, yan toplarda süper olan bir kaleci görmüş değilim. bir kaleci kariyerinin bir yerinde muhakkak yan top zaafı nedeniyle elieştirilmiş ve tukaka edilmiştir. bu kaçınılmaz bir gerçektir. mondragon ve taffarel türkiye'ye geldiklerinde onlar için ilk söylenen olumsuz şey "yan toplarda yetersiz" olduklarıydı. bunları söyleyen insanların hayatında hiç yan topa çıkmamış ve roberto carlos ile recep çetinin ortaları arasındaki farkı pek kavrayamamış bünyelere sahip olmaları pek muhtemeldir. benim bir futbolsever ve eski bir mahalle takımı kalecisi olarak tek arzum, artık bu haksızlığa bir son verilmesidir. yan topa çıkmak bir kaleci için öyle kolay birşey değildir. hadi çıktın, zamanlamayı ayarlayıp herkesten önce topa ulaşmak daha da zordur. hadi ulaştın, yumruklayayım mı tutayım mı diye karar vermek daha da zordur. hadi karar verdin, o sırada alttan yersin şarzı düşersin göt üstü, al sana yan top. bence en iyi kaleci efendi gibi altı pas misak-ı milli sınırları dışına çıkmayan kalecidir.
belki de 'foot'ball da topu elleriyle oynayabilen tek oyuncu olduğu için 'foot'ball camiasında pek sevilmeyen kimsedir.
formasyonda yer almazlar mesela 4-4-2 , 3-5-2 falan hep 10 kişi üzerinden söylenir.
adama bunu tanımıyoruz bizim takımdan değil dercesine farklı renk bi forma giydirirler.
takımda en az maaşı alır. transferi en az ses getiren oyuncudur.
balon d'or u hiç kazanamazlar yada yılın futbolcusu seçilmezler.
işlevsizliklerine o kadar inanılmıştır ki o meşhur 'penaltı kurtarılmaz, kaçırılır' sözü çok rahat ve büyük bir laf edercesine söylenir.
kornerde yanlış topa çıkarsa yerin dibine sokulur ama o topa kafayı vurdurtan defans oyuncusuna laf gelmez genelde.
durum böyle olunca kaleci milletinin de kafası biraz bulanır, gözü döner.
halı sahadan bilinir, standard bir insan o top o hızla üzerine gelirken ya arkasını döner ya da kaçar ama kaleci milleti bulanık kafayla topun üstüne üstüne gider. geneli asabidir, oyun içinde defans oyuncuları teknik direktörden daha çok kaleciden fırça yerler.
el kol hareketleri oyunlara bile girmiştir (burada penaltıdan yediği gol sonrası defansa söven pes kalecilerini ayrı bir köşeye koyuyorum).
peki hiç mi iyi yönleri yoktur.
yani benim düşündüğüm kadarıyla bir takımın birinci kalecisi her mac oynar.
en az tekmeyi yer, sakatlık riski en azdır.
takım maç kazanamayınca en az baskı hisseder.