özellikle itü maslak kampüsündeki bazı öğrencilerin yaptığı ve yoldan araba geldiğinde sanki yol kendisininmişcesine istifini bozmadan yürümeye devam ederek şöföre tip tip bakan, kaldırımların insanlar için yolların ise arabalar için olduğundan haberi olmayan insanların yaptığı eylemdir.
kaldırımların delik deşik, engebeli ve ancak 1 kişinin tek yönde yürüyebileceği genişlikte olduğu, hatta çoğu zaman asla büyümeyen ağaçların bu dar yolların ortasına 2şer metre arayla dizildiği durumlarda sıkça karşılaşılan bir davranış biçimi.
yayalar da haklı tabi..
arbaların kaldırımlara park etmesi gibi dumur edici vakalar karşısında yayaların mecburen başvurmak zorunda kaldığı eylem. aynı eylem nişantaşı gibi trendy muhitlerde kaldırımların kafelerin masa, sandalye gibi eşyalarıyla işgal edilmesi nedeniyle de vuku bulmaktadır.
özellikle gümüşhacıköy'lülerin yaptığı ve arabada giden birinin korna çalması durumunda;
- öte taraftan gitsene.ne korna çalıyon?
tarzı tepkilere yol açabilecek eylem."öte tarafta" ise bir arabanın geçeceği kadar yolun olmaması apayrı bir olaydır.
jack ve tyler yürümektedirler. jack kaldırımlarda biraz ezik büzük yürümekte, tyler ise yolun kenarındaki su birikintilerin tam içinde, çok rahat bir şekilde yürümektedirler. sadece bu sahne bile iki karakterin farklarını oldukça iyi açıklar.
istanbul'da sık sık yapmak zorunda olduğumuz, arabalarını millet kaldırımın üstüne, yayalara yer bırakmayacak şekilde park ettikçe de mecburen yapacağımız eylem.
çocukluktan kalma alışkanlıklarımızdandır çünkü kaldırım bizim için asla yürüme yolu anlamı taşımaz. meşe oynamak için toprak bir saha arayan minikler, gazoz kapakları ile oynayacakları zaman düz bir kaldırımın onlara sunabileceği göreceli sürtünmesiz zeminin ardında koştururlar. sek sek oynanacağında ise, yoldan geçen arabalarla keyifinizin yarıda kesilmesine razı olmadığınızdan, kaldırıma atıverirsiniz kendinizi yine. ip atlanacağı zamanda kaldırımdadır çocuklar, dinlenmek için oturacak bir yer aradıklarında da.
buna karşılık koşturmak istendiğinde, direk yola çıkılır be kardeşim. yakalanmamak için en güvenli mekan yoldur. siz istediğiniz kadar arabalardan bahsedin; kaldırım bizim için oyun, yol ise güven demektir her zaman.
nüfus sayımı günlerinde sokağa çıkma yasağı varken şahane olan eylem. bizim nüfusumuz sayılır sayılmaz ben kendimi yollara atardım valla. ne bir araba ne bir yaya. şehir bana aitmiş gibi gelirdi. yine olsa da yine yapsak...
(bkz: çocuk kalmak)
(bkz: çocuk kalmak isteyen bir yetişkin)
(bkz: çocuk olmak)
(bkz: çocuk olmayı özlemek)
bazen özel durumlardaki acil çıkış kapısı gibidir. sevgiliyle sıcağı sıcağına yaşanılan tartışmanın ardından onun yanından yürümek istememe sebebiyle, tribal enfeksiyon mağdurunun gerçekleştirmek zorunda kaldığı hadise.
niğde'nin kemerhisar beldesinde bu durum sık sık görülür. hatta insanlar o kadar ilginçlerdir ki, yolun ortasına sandalye atıp otururlar. beldenin ortasındaki yoldan arabayla geçerken çok ilginç sahnelere şahit olursunuz. şaka değil bu dediklerim, bilen bilir...