her yaşanılan aşk sonucu aynı şeyi,kocaman bir sıfırı elinde görünce insanın yaptığı şey.sembolik olarak şunu yaptım ben: çenemin sol tarafındaki piercingim top şeklindeydi.onu halka yaptırdım.dudağımı kilitledim yani.aşk yok.öpüşmek yok.bir süreliğine tabi.
artık senden elektrik alamadım, şu anda ilişkiye hazır değilim bahanelerinin yaygınlaşıp, öğrenilmesiyle yeni bahane üretme işine girişen insanın ortaya çıkardığı, ilk duyuşta değişik gelip insanın aklını kurcalayacağından karşı taraftan kısa sürede kurtulmaya neden olacak bir sözdür de..
ee bulanlara helal olsun..
diğerleri için
(bkz: fantastik çıkma teklifi reddetme yöntemleri)
sadece aşk yüzünden olmayan eylem.. zaten bir aşktan bir aşka koşan kalp gerçekten aşık oluyor mudur ki? kalbini arkadaşınla çok gergin bir dönemin sonunda, dosttan kazık yiyince, istemeden birinin hayatından çıkıp gitmesini izleyince, hayallerine ulaşmaya ramak kalıp elinden kaçtığını görünce, sevip karşılık göremeyince, görüp elde edemeyince, edip ayrı kalınca, dostunu özleyince, annenle küsünce de nadasa bırakabilir insan. o da yorulur çünkü... o da sever insanları, aşık olur, inanır birşeyin olacağına. olmadığında ya da olanla sorun yaşandığındada kırılır bükülür kalp. ondan değil midir kalbi kırılmak, kalpten istemek gibi kalıplar üretilmiştir? yani yorulunca beden nası uyursa canı yanınca kalbide uykuya yatırmak gerekir zaman zaman. buna bazısı uyku der bazısı boşaltcam içini bazısı da nadasa bırakmak...
mantığa aykırı bir durum... çünkü kalbiniz birkaç tarlanızdan biri, aşk ise ne zaman ekeceğinize karar verebileceğiniz tohum değildir ve aralarında bir benzerlik kurulamaz...
nadas olayında tarlanın bir bölümüne mutlaka ekim yapılır,diğer kısımda nadasa bırakılır.yani kalbin bir tarla olduğu düşünülürse gönlümüz faaliyetlerine bir kısmıyla devam etmektedir,tümüyle bekleme moduna girdiği görülmemiştir.
nasıl ki üst üste bir tarlaya farklı bitkiler ekerseniz elde edeceğiniz verim düşüyorsa.(bkz: ne ekersen onu biçersin)_olmadı galiba_ insanın da sürekli farklı kişileri kalbinde ağırlaması bir o kadar zordur ki en güzeli arada kalbi nadasa bırakmaktır. (bkz: kalbi nadasa bırakmak yapılası hödödür)
artık isyana gelmiş, aşka tövbe etmiş, kaldırabileceğinden daha fazla acı çekmiş, bir türlü istediği gibi dikiş tutturamamış, yeter artık a.q. ne bu böyle hep tek tabanca diyen bünyenin isyan cümlesidir. aslında yapılmaması lazımdır ünlü bir yazarımızın dediği gibi aşk iyidir, insanı zinde tutar.
nasıl ki çiftçiler kıraç toprakları bir sonraki sene bağrına düşecek tohumları daha da güçlü sahiplensin diye o senenin hasatından mahrum kalıyorlarsa , biten bir ilişkiden sonra da insan kalbini nadasa bırakmalı bir süreliğine; aşka olan inancını yitirmemek adına. belki acı verecek ama madem ki kıraç topraklarda yaşamak zorundayız ,katlanacağız acılara....
beklenenin günlerce gelmemesi durumunda (yani günlerce aralıksız ekim*) yorulan bünyeyi ve kalbi dinlendirme çabasıdır. kalp nadasa bırakılır, böylece o karşı taraftaki çapayı indirmeden, kalp biraz soluklanacak vakit bulur. acıklıdır biraz.
toprağa nasıl zarar veriyorsa kalbede aynı zararı verecek durumdur. beklemektir.. yeniden ekin vereceği, yeşereceği günü beklemektir. zamana bırakmaktır yüreği. kalp yaralarının geçeceği günü beklemektir. yeniden sevebileceği güne kadar kapatmaktır kapıları...