bazı şarkılar vardır.. ne dediğini anlamadığınız halde alır götürür sizi.. bazı kişiler vardır.. sesini beğendiğiniz halde tek bir şarkıyı, daha önce hiçbir şarkıyı söylemediği gibi güzel söylediğini farkedersiniz... ve bazı kadınlar vardır, sesinin buğusu hiç bir şarkıya , o şarkıya gittiği gibi gitmez.. öyle bir şarkıdır bu da.,
"bigün yolda yürüyodum, bir şarkı duydum.. kalbim acıdı" der. kalbiniz acır..
umay umay&kazım koyuncu düeti "gyuli çkimi" adlı parçanın adı&son sözüdür..
insanın genelde sevdiğinden duyduğu sevmediği sözler karşısında sarfettiği söz öbeğidir.
camdan kapılarım var benim kıracağınızdan değil zarar görmeyin ;
ellerim var benim ;boyumdan uzun söze inanırım göze de gelirim
umudum var benim; kıracağınızdan değil zarar görmeyin diye...
yok bir şey yalnızca bakanlardanım
ruh muydu dinlediğimiz işte ondan arıyorum
biraz huzur buldum ama geçiçi biliyorum korkularım var
benim ben onlara aşığım bakma yüzüme göremezsin korkuyorum gözlerime bakmaktan nasıldı umayyy
kırılmış bilek gibi bakar gözlerin
yutmuş gibi uykusuzlukları
bir insan gözü kaybettim haberiniz ola inanırım ben umudum var ama kıracağınızdan değil
bulacağınızdan değil
yukarıda bir yerlerde büyüdüm ben
sema dedikleri
geçtim üzerinden
dünya yuvarlak değil
sadece sisli
sise mi aşıksın yoksa
diyeceksin
sislerim var bozacağınızdan değil kaybolursunuz diye
yaralarım bu yüzden
kaybolmaktan
bütün dünyalar sislidir
dünyalarım var benim içinde fasulyeden ağaçlar
pamukların arasında pamuklarım var benim
korkularıma aşığım
aşığım alacağınızdan değil
ölürsünüz diye
bir gün yolda yürüyordum
bir şarkı duydum kalbim acıdı ...
kazım koyuncu ve umay umay'ın harika düeti, kalp acıtan, iç sızlatan, bravo dedirten türden.
awi şüule goulu daği daği
dido miğun guis derdi meraği
oüomdğulat si şekeri ma yaği
si domövi do domxali gyuli çkimi
ağne odas perde kogevoüidi
izmocesti alis dologaüidi
gomüuwxişi mgarinis yevuüidi
si domövi do domxali gyuli çkimi
bazi bazi gelaiûi noğaşa
vixosarûi baba süaniş ûüobaşa
gyuli çkimi si var ida başkaşa
çkimire do giçkitas gyuli çkimi
gerçekleşmiş en süper düetlerden biri
bir hissiyatı kalbe yükleyip, somulaştırabilen şahane eserdir.
her gün gibiyidi,yine aynı saatte uyanmış,aynı radyoyu açmıştı...
koyu bi kahve için mutfağa dalmış,bir yandan da onun ne kadar kızdığını bilerek ve bundan hınzır bir haz alarak o lanet cigarayı yakmıştı
aç karnına içmek olmazdı pek tabi ama nerden bilecektiki,aslında sırf sinirlensin diye bile söyleyebilirdi,her neyse o zaman düşünürdü.
kafasını bozdular mı çaaaat diye laf sokan kadınlardandı o.
taş yürekli tabir edilen,rakı içen,maça giden,ağzı bozuk
ama her kadın gibi kadın...
usul usul giyindi bir merasime hazırlanır gibi...
saçlarını taradı,ruhu örselenmiş yüzüne baktı ama o bu boktan çizgilere takılanlardan değildi.
hem çizgiler hep ona,sınırları hatırlatır o ise sınırlardan çok uzaktaydı.
soguktu ,lanetliği üzerindeydi yine istanbulun. belli bu gün muhhabeti çakilmeyecekti...
şemsiye almayacaktı yanına,inatsa inat,ona boyun eğmek yoktu,kafasını gömen kaplumbağalardan olmayacaktı en azından bu gün yağmur yüzüne değmeliydi ruhuna...
ağır ağır yürüdü, beklenilen olmayı sevdiğinden değil,ağırlaşmıştı yüreği bir felaketi erteler gibi..
hep orda olduğu köşeden bir uğultudur yükseliyordu.
bi şarkıydı duyduğu.
derinden uğultulu gelen...
acı kapladı kalbini.
gitmişti,biliyordu ,anlamadığıysa nasıl bu kadar kolay söyleyebildikleriydi.
oysa sadece yoldan geçen biri olmayı dilerdi...
başkasının acısına
"bi gün yolda yürüyordum bir şarkı duydum kalbim acıdı."
demek sanki daha kolay olurmuşcasına...
gerçekten insanın içini burkan bir parça. üzgün zamanlarda acıyı ikiye katlayanlarından. türkçesini merak edenler için:
bundan böyle dağ dağ dolaşırım
yüreğim çok yaralı derdim var
karışalım birbirimize sen şeker ben yağ
yaktın kül ettin sen beni gülüm
yeni odaya perde astım
rüyamda boynuna sarılmıştım
ağlıyordum uyandığımda
yaktın kül ettin sen beni gülüm
çarşıya inerdiniz bazı bazı
babandan habersiz gözlerdim seni
gülüm sen başkasına gitmeyesin
bilki benimsin e gülüm
not: yardımları için volkan a teşekkürler.
(dna, 02.03.2007 22:05 ~ 22:07)
şarkı değil ağlama duvarı.
bilmem ben gülmeyi. bu; geceden sabaha dönen gökyüzü bilir ne çektiğimi. saçlarımda kirli bir elin şefkati, dudaklarımda paslanmış bir serzeniş, kulaklarımda gyuli çkimi. ah ulan bu gülmeyi bilmeyen halim, gül koklamasını ne bilsin. ateş midir bundan böyle seni yuyup yıkayacak olan? söyle. çiçek adlarını ismine ikame etsem uzar mı ömrün? gyuli çkimi. kalpte çakan şimşeğin akibeti kırış kırış olmuş bir ruh mudur? cevap ver. gyuli çkimi. aynalardan yüz çevirdim. ağzından çıkan tahrip edici lafzlardır ömrümün tahriş sebebi. gyuli çkimi. bilmem ben gülmeyi. iklim akdeniz olurdu bir gün elbet ama sen çoktan kuraklığımda solmuşsun.
gyuli çkimi. gyuli çkimi. gyuli çkimi.
tam yazmayı düşünürken tuhaf bir şekilde radyoda çalmaya başlayan "kalbi acıtan" şarkı...
gözlerimden süzülen 2 damla yaşa sebeb, ne dediklerini anlamadığım, dokunaklı umay umay & kazım koyuncu düeti.
kazım koyuncu'nun
gyuli çkimi(gülüm benim) adlı parçasının üzerine
umay umay tarafından eklemeler yapılarak oluşturulmuş parça.
apranax, yara bandı, voltarenin kesmeyeceği acılı durum sözü. geçer deyiniz geçiniz, hem erkek adamın bi tarafı acımaz.
(heidi, 19.02.2008 23:12)
tekrar tekrar çalmayın.
dinleyeceğiniz varsa, bir kere dinleyin. kapatın sonra, tekrar çalmasına izin vermeyin. sonra örtün üzerini aslında örtemediğiniz hayallerle.
zaten sonra yine birgün o gelip yine sizi bulacaktır.
o zamana kadar 'gülüyormuş gibi', 'iyiymiş gibi' yapmaya çalışarak 'mış gibi yapmak oyunları' oynamaya devam edin.
ve sonra;
bir şarkı dinleyin...
kalbiniz acısın.
umay umayın demesine göre bir gün istiklal caddesinde yürürken kazım koyuncunun gyuli çkimi şarkısını duyması ve bundan çok etkilenip kazım koyuncuya ulaşıp bu düeti daha doğrusu bu muhteşem karışımı yaptıklarını belirtiyor.
alkollü esnada dinlenilmemesi gereken şarkılar arasında yerini alan bir parçadır. zira bu kazım koyuncu denen yüce müzisyen sesiyle resmen adam yıkıyor, deviriyor.
(bkz:
harikulade)
terk edildikten sonra dinlenilirse.
''lütfen geri dön'' dememek için tek bir sebebiniz olmaz.
can yakar.
gecelerce dinlediğim.
tek besinimin çay ve kahve olduğu zamanlardan kalan bir şarkı.
hayata henüz başlamışken kalbimin acımasıyla irkilmiştim.
büyümüştüm.
kalbim acımıştı.
ellerim kanamıştı.
yapacak hiç bir şeyim yoktu.
kahveye ve makale okumaya devam ettim.
sonra mı...
kalbim acımaya devam etti.
o kadar.
sen gittin
ve ben sensiz kaldım birden
ne bira köpüklü şimdi ,
nede martılar canlı.
seni özledim desemde boş bilirim
bak yine aynı acı bağrımda sevgili
sen gittin ve ben
sadece ben olarak kaldım bu şehirde
sen gittin ve bana kalan tek şey şu cümle.
kalbim acıdı sevgili sensiz çok.
bu şarkının (şarkı demek eksik olur belki de) çoksesliliğini herkeste farklı yansımasından anlayabilirsiniz. notaların evrenselliği bütünüyle kendini hissettirir bu şarkıda. ansızın başlar. bir telin ansızın kopuşu gibi. siz daha bir şey anlamamışken, midenizden boynunuza ulaşan bir acı hissedersiniz. aşk olabilir sebebi, yalnızlık olabilir, delilik olabilir, ayrılık olabilir, gurbetlik olabilir, insanlık olabilir, gece olabilir, meyvesiz kalmış bir erik ağacı olabilir. öyle güçlü bir histir ki bu, birden delirtebilir insanı. çünkü alışık değiliz bizi birdenbire iç organlarımızdan kavrayan ve dünyanın orta yerine çırılçıplak savuran bir duyguyu hissetmeye. rutinin paslı nefeslerine alışmışız çünkü. o hissi erteleyip, görmezden gelip, koşarak kaçıp gitsek de oradan, sızısı bu şarkıyı çalan her gitar telinde hissettirir kendini.
bir gün ansızın,
misal siz yürüyorsunuzdur istiklal caddesinde.
sonra bir şarkı duyarsınız
kalbiniz acır,
sadece bu kadar.
gerisi boş laf.
...
"
*bazen elinden tutar insanın. nehrin ötesine geçirir. farklı diyarlar gösterir. arkasına sığındığın ağaç kütüğüdür bazen. korkudan ileri bakmaya cesaret edemediğin. dünyayı göremediğin bir yerdir, olanı biteni umursamadığın.
rüzgarları, kasırgaları paylaşmaktır çoğu kez. ruhunu karşındakinin içine üflerken şeytanın ayartmalarını göze almaktır.
basit bir kelime için pembe gözlükler takmaktır hayata. 3 notadır kalbinin gümbürtüyle çaldığı. nefesinin tükenmesidir. ölmek rüyasıdır kimi zaman, bitirmenin söylemek kadar kolay olmadığı bir yerlerdedir.
saklambaç oynar seninle. her seferinde sobeler seni her seferinde ebe olmaya can attığı oyunda. önü arkası sağı solu sobedir işte. saklanamayanın vurulup derdine düştüğü, tutulduğu.
mırıl mırıl
şarkılar söyletir. uçurum kenarlarında bir gözbağıyla dans ettirir. gökyüzüne doğru çığlık çığlığa bağırma isteği uyandırır insanda.
bazen elini bırakır insanın. nehrin ötesine geçer. farklı diyarlar keşfetmeye gider. birlikte bıraktığınız ekmek kırıntılarını takip etmek için arkanızı döndüğünüzde artık çok geçtir. çivit mavisi bir kuş neşeyle cıvıldayarak teşekkür eder, olanlardan habersiz.
geri dönüşü olmayan, azgın nehrin kıyısında uyuyakalırsın bir anda içine sıkışıverdiğin masalda."
...
bir sabaha uyanırsın kalbinin dayanılmaz acısıyla. sorulara boğarsın acılarını. tek bir tanesi zar zor dile gelme fırsatı bulur, senin sınırlarını aşıp da.
"beni hiç sevdi mi acaba?"
ve bir gün yolda yürürken bir
şarkı duyarsın. kalbin acır. bu kadar.
insan tek kelimesini bile anlamadığı bir şarkıya nasıl ağlar? işte öyle bir şarkı bu. kazım abinin sesi öyle dokunur ki yüreğinize sözleri anlamasanızda dağıtır sizi. ey
kazım koyuncu sen nasıl bir insansın böyle? sen ne güzel bir armağandın bizlere... ama bir yerden tanıdık bu şarkı bana.
dido'dan tanıdık... onun da tek bir kelimesini anlamadan sevdim anlamadan ağladım. bu şarkı da öyle işte...
umay umay ve kazım koyuncunun birlikte söylediği şarkı...'bildiğim kadarıyla türkçesi şöyle
sustun kayboldun
yeniden...
beklettin beni yine
unuttuğum sokak köşelerinde....
yalnız bıraktın beni
yağmurla...
ağlattın yine!!!
susuyorum...
sonra en çok ben konuşuyorum.
kalabalıkta dolaşıyorum.
resimleri yırtıyorum.
sonra ağlayıp tekrar birleştiriyorum.
sewdiğim şarkıları dinliyorum.
sonra hiç sewmediklerimi...
seni çıkaramıyorum içimden...
bigün yolda gidiyordum b,i şarkı duydum kalbimacıdı...
seni sewiyorum diyordu şarkı
yüreğimde saklı
kudretimle hem ömürde hem ölümde
ben seni sewiyorum
sen sewsende
sewmesende
gönlüme gelmesende
ben
seni
sewiyorum!!!
yeter artık
yüreğimm!
yapma bunu
kendine.
geçmişi göm artık
birdaha bulamayacağın
yerlere...
çok zor değil
mi???
şarkılar,şiirler,resimler,bir
ömür verebileceğin
ufacık
cümleler,
beraber aldığın her nefes,
yaşadığın her an,
özlemler,tebessümler
ayrılıp sonra dayanamayıp tekrar birleşmeler...hangi kalp alır saklar bunca yaşamışlığı
acı vermeden???
dedim ya bigün yolda gidiyordum..... kalbim acıdı..,
hepsi bukadar...
kalbimdeki bütün fayları kıran an itibariyle yine bedenimde bir deprem oluşturan muhteşem kazım koyuncu & umay umay düeti. böyle bi şarkı nasıl olabiliyor efendim ..? hüzün kendini nasıl bu kadar güzel hissettirilebilir..dinleyin.. o kadar..