kalbim   

adana çık aradan

  1. bir şebnem ferah şarkısı. sözleri gerçekten çok hoş olmakla birlikte insana dinlerken dinlenme hissi verir
    kalbim ellerim kadar küçük değil der durur nakaratında ama girişteki
    siyah beyaz bir film gibiydin
    tatil yerlerinde izlediğim sevgilimdin, çok özledim der
    (agust bocuu muittin, 16.08.2004 12:36)
  2. (bkz. kalbim egede kaldı)
    (illusion, 16.08.2004 13:27)
  3. bir şebo şarkısıdır

    siyah beyaz bir film gibiydin herkes uyurken izlediğim
    sevgilim benim çok özledim
    her zaman gitmek istediğim tatil yerleri gibiydin
    dergi sayfalarında hiç gidemediğim
    bu bir masal başı iyi mutsuz sonlu
    senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak
    kalbim ellerim kadar küçük değil
    kalbim ellerim kadar küçük değil
    en çok sevdiğim şarkıydın herkesten çok sevildin
    sevgilim benim çok özledim
    ben küçük bir kız heyecanlı oyuncaklarım tahtadandı
    hepsi kırıldı yapıştırdım
    bu bir masal başı iyi mutsuz sonlu
    senle ben batı doğu ama dünya yuvarlak
    kalbim ellerim kadar küçük değil
    kalbim ellerim kadar küçük değil
    ben küçük bir kız heyecanlı oyuncaklarım tahtadandı
    hepsi kırıldı yapıştırdım...
    (sizofrenkedi, 14.01.2005 22:25)
  4. bir fikret kızılok şarkısı, yadigar albümünden

    kalbim, neden hep olmazlarda
    neden hep cikmaz sokaklarda
    kalbim...kalbim...kalbim...
    dayanmak artık kolay değil
    bırakacak gibisin yarı yolda kalbim
    sevdin olmadı
    bir dünya istedin kardeşce, olamadı
    dayanmak artık kolay değil
    bırakacak gibisin yarıyolda kalbim
    (sizofrenkedi, 14.01.2005 22:26 ~ 22:27)
  5. kalp krizi geçirmekte olan şahısın ağzından gökülen ünlem.*
    (uniquemathematician, 09.01.2006 16:59)
  6. kalp krizzinden ölen fikret kızılok'un şu sözleriyle beni bitiren şarkısı: "dayanmak artık kolay değil / bırakacak gibisin yarıyolda kalbim."
    zaten bildiğim kadarıyla fikrte kızılok'un son eseri, sertab erenerin seslendirdiği ve sözlerinin "oysa yaşanacak yıllarım vardı, söylenecek bir şarkım vardı" (gibi) olan bir şarkıydı. garip, daha çok üzücü.
    (betty blue, 09.01.2006 17:21)
  7. içimde biyerlerde acıyan şey..
    (bambuk, 08.05.2006 15:23)
  8. aslolan işi vücuda kan pompalamak olsa da bazılarının duygulara alet ettiği organ halbuki duyguların kaynağı öd kesesidir. aşk mesela öd suyu gibi ağızda acı bir tat bırakır. bu da kanıtlıyor tezimi.
    (chixculub, 08.05.2006 15:53 ~ 14.05.2006 13:09)
  9. benim yumruğum büyüklüğünde olduğunu söylüyolar hep. inanmıyorum ama ben onlara. sen daha büyüksün. ne korkular, ne üzüntüler, ne acılar , ne sevinçler barındırdın sen içinde. neleri sakladın, neler sızım sızım sızlattı senide benide. ama hiç yılmadın, beni yarı yolda bırakmadın hiç, belki de aklından bile geçirmedin beni yarı yolda bırakmayı. senin için pis kanı temizler diyorlar. bak bu doğrudur işte. o kadar temizsinki, her zaman başkalarının mutlu olması için o kadar çok çabalıyorsunki...bazen diyorum yapma, zaten sen acı çekiyorsun onun için, neden ona yardım etmek için uğraşıyorsun hem de sevgilisi ile arası düzelsin diye...ama sen beni dinlemiyorsun kalbim...sen o kadar safsınki...sen o kadar mutluluk dolusun ki....bazen seni çekip çıkarasım geliyor olduğun yerden diyorum bitsin artık....ama sen engel oluyorsun bana yine....dur diyorsun yapma deymez....sen benim en iyi dostumsun kalbim...
    (troke, 11.05.2006 18:26 ~ 18:28)
  10. bakışlarım öyle boş ki, artık hissetmiyorum hiçbir şeyi...

    sanki tüm duygularım, gözlerimdeki tüm ışık yok olmuş ve bir daha hiç
    çıkarılamayacak kadar derinlere gömülmüş gibi. nerede hata yaptım bilmiyorum.
    zaten kurumuş olan hangi dala nasıl da bastım?

    daha önce beni mutlu ettiğini düşündüğüm her şey yok oldu sanki. neydiler ya da
    kimdiler bilmiyorum ama artık yoklar...

    ümitlenme her telefon çalışında
    koşma kapılara her adım sesinde
    senin sandığın yıldız artık yok yerinde
    kabul et kalbim, kabul et kalbim
    ah kalbim biz ayrıldık

    "aşk"... tarifini bile yapamazken öyle olabildiğimizi ya da olabileceğimizi
    iddia ediyoruz, ne garip değil mi? kocaman bir soru işaretinden ibaret olan
    hayatımızı bu ne idüğü belirsiz şeyin ardından koşmakla geçiriyoruz hep.
    yakalayınca ne oluyor peki? bir anlık bir huzura kavuşuyoruz ve yine bir anda o
    huzuru kaybediyoruz...

    kovalamaca; o basit ve bizi hayatın ne kadar kötü yanı olursa olsun yinede
    yaşamaya değer olduğunu düşündüren yakalamaca oyunu en baştan ve yine yeniden
    başlıyor...

    içimde bir şeyler kopuyor, paramparça oluyorum. aynı parçalar yeniden kopup bir
    daha parçalanıyor, sonu yokmuş gibi, garip bir yap-boz oyunu bu...

    gitti giden dönmeyecek,
    kabul et kalbim
    asla seni sevmeyecek,
    hayat ne zalim...

    bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve
    susuyorum... susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... aslında
    ummadığım bir yerde, ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum... düşünüyorum
    da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha
    eklemekten ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında...

    o yanmadı senin kadar
    feryat etsen neye yarar
    ya sen dur sonsuza kadar ya kabul et...
    kabul et kalbim, kabul et kalbim...
    ah kalbim biz ayrıldık...

    diğer yandan da; hayat kısa, bağır çağır, boşalt içini diyorum kendi kendime.
    sonra da bu kısacık hayatı daha da çekilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum.
    çelişkiye düşüp yine susuyorum. kendi içime haykırmaya devam ediyorum kimsenin
    duymadığından emin bir halde.

    gözyaşlarımı içime akıtıyorum ve biliyorum ki kimse görmüyor, göremiyor... ve
    "sessiz çığlığıma" ses vereceğin "o" günü bekliyorum...*
    (te5ir, 17.07.2007 01:10)
  11. dünya'nın şerrine en dayanıksız organımız. en kırılgan.
    (burcumsu, 21.09.2007 22:34)
  12. dayanılmaz kalp ağrılarımın yaşamama engel olacak kadar arttığı anlardan birinde keşfettiğim, bu durumda olmamın nedenlerini en güzel şekilde özetleyen, "benimle aynı şeyleri yaşamış,hissetmiş" insanlar olduğunu göstererek yalnızlığımı bi nebze götüren, fikret kızılok harikasıdır.
    (paula schultz, 17.01.2008 20:43)
  13. göğsümde 15 yara var
    saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak
    kalbim yine çarpıyor
    kalbim yine çarpacak

    göğsümde 15 yara var
    sarıldı 15 yarama
    kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular
    karadeniz boğmak istiyor beni
    boğmak istiyor beni
    kanlı karanlık sular

    saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak
    kalbim yine çarpıyor
    kalbim yine çarpacak

    göğsümde 15 yara var
    deldiler göğsümü 15 yerinden
    sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden
    kalbim yine çarpıyor
    kalbim yine çarpacak

    yandı 15 yaramdam 15 alev
    kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak
    kalbim
    kanlı bir bayrak gibi çarpıyor,
    çarpacak

    (bkz: nazım hikmet ran)
    (ameliepoulain, 12.02.2008 23:47)
  14. kalbim bakır bir mangır gibi boynuma asılmış
    ondan kurtulmak için sürgünlere gitmeye razıyım

    kaptan
    attila ilhan
    (izmirli, 11.04.2008 09:39)
  15. kaan ince ..


    yok
    gitti yeraltına umudum
    kalbim
    fırtınada uçuşan kurum
    gibi durmadan dolar
    gözlerine birilerinin
    ağlatır kanatır
    huysuzum

    tok
    bir çocuk benim sevgim
    kalbim
    kırılan oyuncaklarım
    gibi hep
    özletir bana
    güzeli
    yorgunum
    (god, 11.10.2008 18:37)