|
|
- ülkemizdeki işşizlik ve yaşlı nüfus ile doğru orantılı olarak değişen orandır.
boş insanların çokluğunu temsil eder.
- kütüphanelerdeki doluluk oranıyla ters orantılıdır.dünyada emekliler hayatlarının son demlerini seyahatlerde yeni yerler görmeyle geçirir.türkiye'de ya emekli maaşı kuyruğunda ya da kahvehane köşesinde biçare dolanır halk..
- hiçbir şeyle alakalı, hiçbir kaideye bağlı değildir bu oran. bizim ülkemizde, yaşlıların erkeklerin tek hobisi kahvede oturmak, yaşlı kadınların da tek hobisi gezmektir.
amcamın evinde, bilgisayar vardır, kullanmaz, "bizden geçmiş" der, televizyon vardır, oturup izlemez, kitap vardır, okumaz, "bu yaştan sonra alim mi olacağız" der.
teyzem sabah evden çıkar. bir o komşusuna gider, bir bu komşusuna, dedikodu yapar. alışveriş yapar, eve binbir lüzumsuz gereç alır.
genlerimizden midir, bilmiyorum, biz hep oturmayı, yatmayı, bize dokunmayan yılanın bin yaşamasını severiz. o yüzden; tek hobimiz de "ot gibi yaşamak" olur yaşlanınca. "ben sizin yaşınızda" diye başlayınca şahlanan amca, teyze; elinizden mi tutuyoruz, bir uğraş bulsana sen de madem, "bizden geçmiş" lafının altında, bütün gün pinekleyeceğine. hani yine siz dersiniz, "çalış, işleyen demir paslanmaz" diye.
- türkiye'nin gelişmişlik oranıyla ters orantılıdır. ne zaman buralar boşalır, bilin ki bu ülke adam gibi yol katetmiştir.
- (bkz: kahvehanelerin sturbucks'a dönüşmesi)
|