bünyeden bünyeye farklı etki gösterebilen bir beslenme çeşididir. bir müddet her sabah yedim, kilo almadım aksine bir müddet sonra sağlıksız beslenmeden kilo vermeye başladım.ne zamanki bir poğaça kokusu duysam üstüste her sabah yediğim günler aklıma gelir, midem bulanır.
her gün yapılan monoton hale gelmiş üniversite hayatının bir parçası. yıllara bağlı olarak değişen toplum, yemek tercihlerinde de değişiliklere gitmiştir. öğün olarak adlandırılan yemekler yerlerini hambırgır tod most ekmekarası gibi atıştırımlık yiyeceklere bırakmıştır. e insanınımız zamanla tembelleştiğinden dolayı sabah kahvaltı edecek bir kaç on dadikayı uyuyarak geçirmektedir. buda poğaça-çay ikilisinin sahaya sürülmesine vesile olmuştur. kilo alımı ile ilgili şçyle bir şey önerebilirim: haftanın her bir günü için farklı adet ve çeşitte poğaça yiyimi.
şöle ki:
pazartesileri => 3 adet peynirli
salıları => 1 adet sucuklu 2 adet peynirli
çarşambaları => 2 adet sucuklu 1 adet peynirli
perşembeleri => 3 adet sucuklu
cumaları => yemesenizde olur
cumartesileri => poğaça yenmez*
pazarları => poğaça yenmez* **
endipnot: *neden poğaça yenilmediğine gelince biz genelde cumartesi ve pazarları uyuruz. kalktığımızda zaten öğle olmuştur. onçün normal öğün yenir.
** illede ben yemeden yapamıyorum diyorsanız kalkın yiyin yani ben uyumayı tercih ediyorum. ohhh öle yumuşacık yatakta gerin gerin uyumak ohhh.
okulların açılmasıyla birlikte gerçekleştirilen eylem. eğer dersiniz 11 de başlıyorsa muhtamelen poğaçalar bitmiş olacaktır. 9 da başlıyor ise, 9 a 10 kala gelmeyi beceren bünyeleri bekleyen nefis sıcak poğaçalar ve yanında filtre kahve/sıcak çikolata sizi beklemektedir. makina fakültesindeki susamlılar da pek güzeldir, taşkışlaya da bekliyoruz bu poğaçaları.
televizyon & sinema sektöründe çalışan insanların bağlı oldukları prodüksyon şirketlerinin bonkörlüğü(!!) sayesinde her sabah maruz kaldıkları iç kurutucu-bağırsak düğümletici hadise
evinde yada yurdunda kahvaltı hazırlama lüksü olmayan yada hazırlama eziyetine giremeyen insan yemek eylemi. aslında başta herşey güzel gider çayla beraber; ama yakın zaman içersinde yan etki olarak türlü unlu mamulün görüntüsü bile kişide nefret duygusu uyandırır.
bir sömestr boyunca yaptığım, dönemin sonlarına doğru beni hasta eden olay. bu süreç sonunda iştahım tamamen kapandı, midem hiçbir şeyi kabul etmemeye başladı, zorla içeri yolladığım besinleri geri çıkarma refleksi oluştu. 2 hafta boyunca bu böyle devam etti, eve gidip midemin adam gibi yemek görmesi sonucu yavaş yavaş geçti. diyeceğim odur ki sabah poğaça-çay ritüeli çok güzeldir (hele poğaçalar taze ise), fakat hergün yapmak bazı bünyelere (mesela ben) zarar verebiliyor, imkanınız varsa adam gibi kahvaltı edin, sizin de sağlığınız bozulmasın.
öğrenciliğin şanındandır.ismi peynirli cismi peynirsiz poğaça ve çayla aranızda çok özel bağlar oluşur.sabah somurtkanlığınızı çeken tek dostlardır .bazen sadece poğaça alınır yolda hızlı hızlı derse yetişmeye çalışırken yenilir.cumartesi ve pazar ,akşam yatarken kendinizde bir eksiklik hissedersiniz."ben birşey unuttum ama ne"hissi dolar içinize.
sabah 8 buçuk dersine geç kalmamak adına,poğaçanın taşınabilirliği kolay olduğundan,yine aynı sebepten çay yerine meyve suyu ile birlikte yolda yürürken yapılan eylem...
memnun muyum sanıyorsunuz,ben istemezmiyim sıcak evimde,kahvaltı masasında çayımı yudumlarken gazetemi okumayı*
kabız olmak için birebir olan eylemdir. dikkat olunması lazım gelir zira kabızlık uzun sürer ise sonunda anal fissur gibi illet bir hastalığa yakalanabilirsiniz.
üniversite öğrencisi için her sabah saat:8 de dersi varsa gerçekleşecek olan hadisedir.derse ucu ucuna yetişildiğinden tost beklemektense poğaça kolay ve ucuz yoldur.