kafkaesk 

adana çık aradan

  1. franz kafka'nın ölümü sonrasında çekoslovakya ve diğer avrupa ülkeleri entellerinin kafka'nın üzerine yamamaya çalıştığı, grotesque kelimesini çağrıştırdığı gibi zaten yapay anlamı içerisinde bunu da barındıran p.ç sıfat.

    kafka kendisinin de belirttiği gibi yapıtlarını yönlendirecek derecede keskin bir dünya görüşü ve yapıtlarına yansıttığı bir felsefeye sahip değildi, olmak istememesindendir sanırım bu da.

    ancak fahişelikten sonra dünyanın en eski ikinci mesleği olan "entel ayakları mühendisliği" -ki kimi edebiyatçılar bunları kafka'nın en büyük korkusu olan babasının mesleğine de atıfta bulunarak modernizmin domuz kasapları diye tanımlar- kafka'nın öykülerindeki o getto karanlığını, karamsarlığı ve çiğ bilinçaltının korkutucu halini illa da sıfat olarak kullanma gereği görmüşlerdir.

    kafka genelde öykülerinde başrol karakterinin acizce ve vahşice ölümünü yazmış, küçülüp küçülüp kaybolmak istemiştir. ancak şimdinin grunge sorunlu akımından değil gerçek bir korku, endişe, gizem, samimiyet ve karamsarlıktan bahsettiğimiz için, kafkaesk diye uydurulan bu sıfat da tüm bunları tanımlamada kullanılır.

    ceza sömürgesinde'deki vahşi ama mağrur ölüm, oradaki çözümsüzlük, dava'daki* umutsuzluk ve kaderine müdahele edememe, dönüşüm'deki* son ve yabancılaşma, in'deki karanlık öğeler ve korku hepsi kafka'nın yazdığından fazlasıdır, hissettiğidir, çoğu zaman da eksikliğidir.

    kafka bir gün yapıtlarından, atmosferinden bir sıfat çıkarılacağını öngörseydi acaba bundan ne kadar çekinip korkacaktı bilmek isterdim. milena jesenska'ya yazdığı mektuplarda dahi* yazdıkları ile kendisinin ne kadar aynı olduğunu kanıtlarken bu adamcağızı türlü hokkabazlıkla mezarında dürtmek niyedir bilinmez.

    kafka kafkadır, eserleri de kafkadır. kimse bir başka insan, hele ki kafka olamayacağı için hiçbir eser de kafka veya kafkaesk olamayacaktır.
    (palanthaser, 09.09.2005 13:49 ~ 23.02.2007 12:52)


  2. mehmet öztürk'ün yazdığı "kafka ve sinema" adlı kitabın bir yerlerinde güzel bir tarifi vardır aslında;

    "almanca kökenli olan kafkaesk sıfatı, kafka'dan türetilmiş olup bir mekanı, bir atmosferi ifade eder. daktilo, masa, büro, dosya, loş bir ışık, labirent sokaklar, merdivenler, mahkeme salonu ve koridorları, yoksul kesimin barındığı bir avlu, kentin harap bir köşesi, kirli bir saray, tren garı, disiplinli ve hep uysal bir biçimde birbirinden farksız tekdüze çalışma düzeni, grotesk, tuhaf ve aptalca tipler, acımasız, çirkin ve iri adamlar, boş, terkedilmiş alanlar bu atmosferin ve ortamın tanımlayıcı öğeleridir, kafkaesk bir dünyayı, onun nesne ve ilişkilerini temsil ederler."

    "kafkaesk ne özel alanla ne de kamusal alanla sınırlıdır; o her ikisini kapsar. kamu, özelin aynısıdır, özel de kamuyu yansıtır..." (milan kundera'dan alıntı,aynı kitap)
    (joussaince, 13.08.2008 15:41)
  3. adamların adları bile edebiyat terimi üretmeye uygun.
    bir de bize bak. hani bir sıfat da biz uyarlamaya çalışsak en tanınmışına.

    buyurun: "pamuksu".

    oldu mu yani şimdi bu?
    (muzevir, 13.08.2008 15:51)
  4. pam: sex with you is really a kafka-esque experience.
    alvy singer: oh. thank you.
    pam: i mean that as a compliment.

    pam: seninle seks yapmak çok kafkaesk bir deneyimdi.
    alvy singer: şey, teşekkür ederim.
    pam: yani bunu bir iltifat olarak söyledim.

    (bkz: annie hall)
    (kadın giyinmiş zaman, 13.08.2008 15:58 ~ 16:02)