asabi öğretmen modeli olarak bilinir. sinirlendiği taktirde eline geçen ilk cismi öğrencinin surat nahiyesine atabilir. genelde bu cisim tebeşir, silgi, kalem, anahtarlık olabilir...
bir ileriki versiyonu "kafaya tebeşir atıp sonra geri isteyen öğretmen" olan insan tipidir. her ikisi de tehlikelidir, baltaya sap olamamıştır ya da olsa olsa sap olmuştur.
genelde "evladım dinlesene" uyarılarını duyamayacak kadar meşgul (uyumakla*, muhabbetle, müzik dinlemekle, kitap okumakla, test çözmekle vb.) öğrencilere kendi varlığını hatırlatmak isteyen öğretmendir. tabi kafayı yarmak istercesine füzeler gönderenlerde art niyet aranabilir, o ayrı.
lisede matematik dersinde en ön sırada oturulmasına rağmen bir gün önce sevgilisiyle buluşmuş heyecanlı ve olayları anlatmaya meraklı arkadaşı hayal kırıklığına uğratmamak adına dinlenmeye başlanır. arada yapılan kendi aranızda konuşmayın size diyorum uyarıları hiç sallanmaz ama tek gözle hoca sık sık kontrol edilir. ancak bir anlık dikkat dağılması sonucu göze giren tebeşirle kendine gelinir. tebeşirin hızlı bir o kadar da sivri ucuyla gözde kanlanma oluşunca hoca yusuf yusuf nidalarıyla ''evladım iyisin di mi yok birşeyin'' diye ekstra şefkat göstermek ve özür dilemek zorunda kalır. ama öğrencinin tribiyle daha da morali bozulur ve ders boyunca vicdan azabıyla ''geçti mi gözün'' diye sormaktan kendini alamaz.
(bkz: son pişmanlık neye yarar)
bu tebeşiri en arka sıradan rüştü rençber tarzı tutmuşluğum vardır ortaokul ikinci sınıfta ki, silgiyi kafama yemem iki saniyeyi almamıştı ardından. oysa bu tutuşdan sonra timsah yürüyüşü yapacaktık daha sınıfça.
tevfik açıktepe de bu gruba dahildir ve bu hareketi yaptığı anlarda haklıdır. haksız olduğu tek şey ise istediği kişiye isabet ettiremeyip yanlışlıkla olayla hiçbir alakası olmayan bir kızcağıza isabet ettirmesidir...
derste yumulduğu dergiyi* en ön sırada inanılmaz bir dalgınlıkla okuyan(okumak da değil tam olarak aslında) kazım'ın içler acısı durumunu farkeden matematik hocası, öğretmen masasından seslendi:
-kazım??
+....
-kazım napıyosun evladım?
+....
kazım çoktan kopmuş.. hoca gizli silahını kullanmak zorunda kaldı ve kazım'a doğru yarısı kullanılmış bir tebeşir fırlattı. tebeşir kazım'ı tam kafasından vurdu. kazım yerinden sıçradı ve çevresine aranır gözlerde bakarak bağırdı:
-hangi ipne attı lan onu!!
gülmüştük o zaman*, şimdi komik olmadı. kazım da mühendis olcak yakında.
tebeşirin fırlatılması ile eş zamanlı olarak iki kulağın arkasındaki rampalardan fırlatılan tebeşire duyarlı toma-tebeşir-hawk füzelerinin tebeşir ile havada buluşması ve tuzla buz olan tebeşir tozlarının sınıfın güzel kızlarının kafası üzerinde adeta havai fişek gibi süzülmesi akabinde hırçın-gamsız sınıf hocasına hakettiği cevabı veren karizmanın tavan yapması gibi bir hayale kapılmaya sebep gudik öğretmen modelidir.