kader 

 sayfa  / 5
adana çık aradan

  1. alın yazısı
    (prometheus, 17.04.2004 23:48)


  2. (bkz. kısmet)
    (esquire, 18.04.2004 20:18)
  3. kimse ondan daha hızlı gidemez
    (marooned, 27.04.2004 23:57)
  4. yapılan hatalardan kaçıştır bazen,suç hep ona atılır,herşey kadere bağlanır.ama yaşantımıza yön verirken kaderimizide etkilediğimizi,ona yön verdiğimizi unutmamamız gerekir.
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 12.10.2004 00:14 ~ 00:15)
  5. enteresan bir kız ismi.
    ilk kez duyan hocanın kadir anlayarak sınıfı kahkaya boğmasına da sebep olabilir**.
    (excalibur, 18.10.2004 20:42)
  6. biara ibrahim tatlısesin keşfettiği,ortadan kaybolan şarkıcı. *
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 25.10.2004 23:01)
  7. bu isme sahip kızlar genel de -en azından benim tanıdıklarım- sıcak kanlı, arkadaş canlısı, ve tabiri caizse kadersiz olurlar maalesef. yabancı bir ülke de üniversiteye girmeye hak kazanıp gerçekten akla sığmayan nedenlerden gidemeyen, aşkta sürekli acı çeken, sürekli omuzlarına sorumluluk bindirilen, kadından şoför olmaz diyenleri tabiri caizse g.t edecek derece de iyi sürücüler. herşeyden öte gerçek dostlardır, iyi gününüz de değil kötü gününüzde de sizi yalnız bırakmayan kendi dertlerini bırakıp sizle ilgilenen bir arkadaştır ama maalesef sahip olduğu arkadaşları onun gibi değiller pek....
    (zoe, 29.12.2004 01:21 ~ 01:23)
  8. alın yazısı denilen yazgıdır. inananlar için kader avuntudur. kaderde varmış denilir, karşı çıkılmaz.
    (gülümsün, 11.03.2005 22:39)
  9. islam dinindeki kader mantığını en iyi hegelden ve onun zannımca felsefesinin köklerini aldığı tasavvuftan anlarsınız.
    (sidar, 12.03.2005 00:37)
  10. (bkz: kahpe kader)
    (hansvoralberg, 15.03.2005 11:01)
  11. bence oldukça yanlış bilinen bir olgu kader meselesi. birçokları kaderimiz yazılmış ne yapsak önleyemeyiz bunu diye düşünür ve sonunda kahpe kader, kader utansın gibi salak saçma laflar ederler. hepimizin bildiği gibi insan iradeli bir varlık nihayetinde ve irade en basit tanımıyla iki şeyden birini seçebilme kabiliyetine sahip olduğuna göre ve başımıza gelen herşey seçimlerimizin sonucu ise insan kendi kaderini kendi yazar düşüncesinin doğru olduğuna inanıyorum ben. kafası basmayanlar için örnek verelim. bir adamı öldürürsen hapse gireceğini bilirsin ama yinede öldürür ve hapse girersen * ve kaderimizde varmış napalım dememelisin çünkü bu senin seçiminin sonucudur.

    bir de olayın dini boyutu var... buraya biryerlerde okuduğum ve aklımda kaldığı kadarıyla yazıyorum.

    allah insanı yaratır ve ona irade verir ki istediği şeyi özgürce seçebilsin diye. ve ona doğru yoluda gösterir ama insan yine de istediğini seçer kötüyüde seçebilir. iradesi vardır bunun için. allah yaratmaya gücü yettiği varlığa verdiği iradeyi yarattığının nasıl kullanacağını bilmeye de kadirdir. ve işte bu kaderdir.
    (gblack, 28.03.2005 15:06)
  12. insanlar kabul etmek istemese de vardır. sonuçta tercihlerimizi karakterimiz, olaylar çerçevesinde yaparız. başlangıca kadar gidersek aslında hiç bir şeye hükmedemediğimizi görürüz. bu durumdan hoşlanmayan kişiler herşey bizim elimizde deyip çıkarlar işin içinden.
    (siradisi, 16.04.2005 18:58)
  13. kadercilik yapmadan kaderi tanımlamak istersek şunu söyleyebiliriz: kader, yaşadığımız ve yaşayacağımız her şeydir.yaşadıklarımızda ve yaşayacaklarımızda kısaca hayatımızda başımıza gelen olaylarda ve içinde bulunduğumuz durumlarda her şey bizim elimizde olmayabilir ama en azından bize bağlı olan bazı kısımları ,doğal olarak, bizim elimizdedir.örneğin başımıza kötü bir şey geldiğinde her zaman bunu önceden engelleme, buna karşı tedbir alma olasılığımız olmasa da bu olayı nasıl karşılayacağımız her şekilde bizim elimizdedir.işte bu aşamada kaderi ikiye ayırmak mümkündür.yaşadıklarımız ve yaşadıklarımıza verdiğimiz karşılıklar.hayatımız da zaten bu ikisinin sonucunda belli bir şekil alır.

    (bkz: cüz i irade)
    (bkz: külli irade)

    genelde derler ki yaşadıklarımız ne olursa olsun önemli olan bizim kendi irademizle yaptıklarımızdır.yani kaderinizin nasıl ilerlediği önemli değildir.önemli olan iyi ya da kötü bir şekilde kaderinizin sizin tarafınızdan çizilip çizilmediğidir.bir insan eninde sonunda kendi seçimlerinden sonuçlanan hatalarını affedebilir ama kaderini kendi akışına ya da çevresindekilere bırakacak olursa bu çok kötü durumlar doğurabilir * *.sonuçta siz elinizden geleni, doğru bildiğinizi kendi iradenizle yaptıktan sonra gidişatın ne olduğu pek de önemli değildir çünkü siz karşınıza çıkan her aşamada kendi istediğiniz seçimi yapmışsınızıdır ve ortada pişmanlık duyulacak bir şey yoktur.işte tam böyle durumlarda işler iyi gitmiyorsa kader utansın lafı ortaya cuk oturur. bu şekilde düşündüğümüz zaman aslında neticeye değil haticeye bakmış oluyoruz.

    dikkat edilmesi gerekli olan bir diğer husus ise kader kelimesinin daha çok kötü durumlarla karşılaşıldığında vurgulanarak kullanıldığıdır.bu bir çeşit avuntudur.kişi iyi şeyleri çoğunlukla kendisine mal etmeyi bilir ya da bu iyi şeyin kendinden bağımsız bir şekilde vuku bulduğu aşikar ise kaderde bunu görmek de nasipmiş diyerek yine kader kelimesine başvurabilir.

    neyse efendim.şahsi fikrim kader kelimesini sık kullanmanın pek doğru olmadığıdır.hatta bu kelimeyi ağzından düşürmeyen insanlara acıdığımı da itiraf etmeden geçemeyeceğim. kullanırken bile insanı kaderciliğe itebilecek bir sözcüktür bu kader.
    (culdesac, 21.06.2005 01:21 ~ 02:26)
  14. kimileri inanır, kimileri inanmaz, karşı çıkar ama öyle ya da böyle yaşanılan hayatta sürüp giden bir çizginin varlığı apaçık ortada. şöyle ki;

    çoğu zaman başımıza gelir; keşke oraya gitmeseydim, keşke onu görmeseydim diye keşkelerle başlayan cümleler kurulur. seçim bizim, karar vermek bizim elimizde yani hakim olan biz ama bize de hakim olan var.
    (gülümsün, 17.08.2005 14:43 ~ 14:44)
  15. kaderimizi biz çizeriz ve aynı zamanda biz çizmeyiz. öyle ince bir ayrım vardır ki arada, ama herşey elimizdedir. sonuçlar seçimlerle oluşur. anlamaya yardımcı olacağına inandığım bir filmdir "butterfly effect".
    (la fee, 14.09.2005 01:12)
  16. aslında son derece basit bir olaydır. elbette bir insanın başina gelen iyi, güzel, kötü, çirkin herşey, işlediği sevap ve günahlar allah tarafından yaratılır ve bilinir. göz önüne alınması gereken nokta bu şeylerin insanların seçimleri sonucunda yaratıldığıdır. gözden kaçan nokta ise allah için zaman ve mekan kavramlarının geçerli olmamasıdır. yani kişinin kaderi kişi seçimlerini yaptığı anda belli olur. fakat allah bunun için o kişinin kaderini kişi doğmadan önce yazmak ya da olayların meydana gelmesini beklemek zorunda değildir. gözden kaçan bu nokta dikkate alınırsa daha kolay analşılabilecek bir kavramdır.
    (teşbihte hata olmaz inşallah) nasıl ki bir sinema makinisti filmin bütün karelerine aynı anda bakarsa filmin başını ve sonunu aynı anda görür ve bilir fakat bu filmin gidişatını etkilemezse, allah'ın da olmuş, olan ve olacak olan herşeyi bilmesi kişiyi sorumluluktan kurtarmaz.
    (easy company, 09.10.2005 16:07)
  17. olasılıklardan birinin daha geçmişe dönüşmemiş halidir.

    "bir kente girer marco; bir meydanda, birinin, geçmişte kendisinin olabilecek bir yaşamı ya da bir anı yaşadığını görür; çok zaman önce, zamanın içinde durmuş olsaydı, ya da çok zaman önce, bir yol sapağında, saptığı yola değil de onun tam karşısındakine sapsaydı ve uzun zaman dolaştıktan sonra dönüp o meydandaki o adamın yerinde durmuş olsaydı, orada, o meydanda, o adam değil, kendisi olabilirdi şimdi. marco, bu gerçek ya da kuramsal geçmişinin dışındadır artık; duramaz; kendisini bir başka geçmişinin, ya da bir olasılık, geçmişte onun olası bir geleceği olmuş ve şu anda bir başkasının şimdisi olan bir şeyin beklediği bir başka kente kadar devam etmelidir yoluna. yaşanmamış gelecekler geçmişin dallarıdır yalnızca: kuru dalları." (italo calvino, "görünmez kentler")
    (artemisia, 02.01.2006 15:14)
  18. üstünde 150 km hızla gittiğin bir motosiklettir. gaz ve fren kontrolü sende olsa da altta dönen iki yuvarlak tekerlektir.
    (perdue, 02.01.2006 16:50)
  19. "ya ama neden ben?!.." sorusuna verilebilecek mantıklı bir cevap
    (smg, 15.01.2006 18:37)
  20. kader dediğimiz şey aslında hayatımız boyunca yapacaklarımızın tek tek yazılmış olması ve onları yaşıyor olmamız değildir. elinizde olmayan şeyler yani nerede doğacağımız, nerede öleceğimiz gibi önemli olarak varsaydığımız olaylar daha önceden yazılmıştır. bunun dışında yapılanlar ise tamamiyle insan iradesine bağlıdır. ki allah-u teala dünyaya geldiğimiz günden beri neyi, nasıl ve nerede yapacağımızı bilir. mümkün müdür seni, dünyayı yarattığına inandığın o büyük varlığın senin olaylar karşısında ne yapacağını bilememesi.... ki bu yapılanların sonucunda nereye varacağımızı -madem biliyor neden bizi dünya denilen sınav yerine gönderdi?- veya -ben cehennemlik/cennetliksem eğer neden direkt oraya gönderilmedim de bunları yaşıyorum?- diyebilirsiniz. eğer allah-u teala direkt olarak bizleri ebedi mekanımız olan yere (cennet/cehennem) göndermiş olsaydı bu seferde -belki ben iyi/kötü bir insan olacaktım, belki cennete girecektim. neden bunu bana reva gördü?- dememiz kaçınılmaz olurdu. bu nedenledir ki bu gibi şeylere mahal vermemek ve nereyi hakettiğimizi kendimiz de görelim diye bizleri sınava tabi tutmuş ve sonuçlarına katlanacağımızı bildirmiştir.
    kaderi dalları bol bir ağaca benzetirsek ve aklımızı kullanmaya başladıktan sonra verdiğimiz kararlar doğrultusunda gittiğimiz yolları da dallar olarak varsayarsak seçtiğimiz dal doğrultusunda ilerlememiz seçimlerimize bağlıdır diyebiliriz. hayatımızın her evresinde bir şeyler arasında seçim yapmak zorunda kalırız. tekrar tekrar karşılaştığımız yol ayrımlarında hangi yöne gideceğinize karar vermek sizin elinizdedir. yoksa bir malı çalmanız, bir adamı öldürmeniz, yalan söylemeniz veya dedikodu yapmanız kaderde daha önce yazıldığı için yaşamanızdan kaynaklanmaz. çünkü isteseniz ne öldürür, ne yalan söyler, ne de kötü söz sölersiniz...
    kısaca kaderiniz sizin seçtiğiniz seçimlere bağlı olarak yazılmıştır.
    (spoiled, 15.03.2006 01:22 ~ 01:31)
  21. bence kader olgusu tamamen insanları beceriksiz, işe yaramayan bir hale getirmek için vardır, bu amaçla ortaya atıldıgını söyleyemeyiz belki ama bu amaça hizmet ettigini rahatlıkla söyleyebiliriz. yani insan kaderin olduguna inanarak nası olsa benim seçme ya da birşeyleri degiştirme şansım yoksa, o zaman ugraşmanın ne mantıgı var diye pekala düşünebilir. bunun sonucunda insanların hayatı amaçsızlaşır, dayatılan hiç birşeye karşı gelmemeye başlarlar ve sonuç olarak ta aslında gücün ellerinde oldugunu farketmeden belki de ölürler. eger hayatının başka bir güç tarafından yönlendirilmedigine inandırılabilseler belki topluma ya da en azından kendisine çok daha faydalı bireyler olabilirler.
    (partikel, 15.03.2006 01:35)
  22. (bkz: fate)
    (flavius, 27.05.2006 00:04 ~ 28.05.2006 12:47)
  23. kader kabullenmek değildir.
    (hepgülserçe, 20.08.2006 17:43)
  24. kader çok değişik sebep ve aracılarla yazılabilir. hayatta ilerlenen yolun sebebi geçmişteki çok küçük bir olayın zincirleme etkisi olabilir.

    yaşanmış örnek şudur:
    benimle ay ve gün olarak aynı doğum gününe sahip iki yaş küçük bir çocukluk arkadaşım vardı. halen de yan apartmanda komşudur.

    16 yaşıma geldiğimiz zamana kadar her şey yolundadır. mahalledeki diğer arkadaşlarla işte 7-8 kişilik bir grubuz. ama bir gün sütü bozuk birisininin gayet salak bir şakasıyla bu bahsettiğim aynı günde doğmuş bulunduğum arkadaş ve mahallenin diğer çocukları arasında müthiş bir kavga kopar. haklı olan bu arkadaştır ama kime anlatırsın. ben hariç herkes kavga etmişti.

    bu kavga işte o çocuk için bir dönüm noktası oldu. daha doğrusu o an sinirine hakim olup olmama ve o eşşek şakası yapan kişiye saldırıp saldırmama dönümü.

    bu arkadaş gelecek vadeden biriydi. dersleri harikaydı. son derece kibar ve iyi huylu bir çocuktu, nezih yetişmekteydi. bir takım mesleki hedefleri ve sahip olduğu karakterli zevkleri vardı. örneğin şu anda güzide bir üniversitede okuyup, gitar çalan bir kişi olması ihtimali neredeyse %100'dü.

    ama o kavgadan sonra bir gün bana artık kendini tutmayacağını ve her şeyin boş olduğunu söyledi. o kavga güya onun gözünü açmış. insanlara güvenmemek ve dünya için hiç bir şey yapmamak gerekirmiş..
    bu sözlerin ardından okul birinciliğine daha 2 yıl olmasına rağmen kendini bırakınca liseyi güç bela kurullarla itekleyerek bitirdi. ardından öss'ye girmedi. hiç kitap okumadı, hiç insanlarla konuşmadı. hiç bir şeyle ilgilenmedi. şu anda hiç bir şeyin takipçisi değil. sokakta serserilik yapıyor. gönlünün düştüğü bir kız varmış buralarda ama mümkün değil.. yazık oldu hayatına.

    peki şimdi kader diye her şeyi teslimiyetçi mantıkla oluruna bırakmalı diyen insanlar buna ne der? bu çocuk bu hale kader yüzünden mi geldi yoksa kaderini aslında kendisi mi çizmekte?
    (hell guardian, 06.09.2006 00:31)
  25. zeki demirkubuz un otoritelere göre altın portakalda bi hayli şanslı görünen son filmi.haberlere göre masumiyet 'teki bekir ve uğur karakterlerinin öncesi anlatılmaktaymış

    flaş edit: evet 43. antalya altın portakal film festivalinde en iyi film ödülünü almıştır..olsa da yesek gelse de izlesek artıkın
    (breath, 23.09.2006 02:29 ~ 24.09.2006 02:03)
 sayfa  / 5